"O Çingene 'ye aşık değilsin ya!"
"Eh, bilmem ki. Bana -başka şeyler hissettiren tek kişi o! Gerçekten o!"
"Ama nasıl? Nasıl olur? Size hiçbir şey söyledi mi ?"
"Hayır! Hayır!"
"Öyleyse nasıl? Ne yaptı?"
"Oh, yalnızca baktı."
"Nasıl?"
"Eh, doğrusunu isterseniz bilmiyorum ama başka türlü! Evet, başka türlü! Şimdiye kadar bana bakan erkeklerin tümünden farklı, çok farklı baktı."
"İyi ama nasıl baktı?" diye üsteledi kadın.
Yvette, "Beni gerçekten -ama gerçekten istiyormuşçasına baktı." Düşünceli yüzü bir çiçeğin tomurcuğunu andırıyordu.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"Aman, bilmiyorum!" diye bağırdı Lucille. "Adamın birine çılgın gibi aşık olmak isterdim sanıyorum."
Yvette yine burnunu kıvırarak, "Öyle sanıyorsun," dedi, "ama olsaydı istemezdin."
"Nereden biliyorsun?" dedi Lucille.
"Aslına bakarsan bilmiyorum ama tahmin edebiliyorum. Evet! Tahmin edebiliyorum."
"Evet, doğru olabilir," dedi Lucille tiksintiyle. "İnsan bir gün aşkın biteceğini bildiğinde de iyice iğrençleşir."
"Şimdiye kadar hiçbir zaman bir evde yaşamamış esmer bir adam var. Seni seviyor. Öbür insanlarsa senin yüreğini çiğniyorlar. Yüreğinin öldüğünü sanıncaya kadar da çiğneyecekler, ama esmer adam tek bir kıvılcımı üfleyip ateşe dönüştürecek, hem de ne ateş... Nasıl bir ateş olduğunu göreceksin."