Son Aldanış
8/10
·144 syf.··
2026 161. kitabı
·
18 saatte okudu
·
Okunma: 30 Mayıs 2026 13:18
"Adını bile hatırlayamadığım insanların cehenneminde defalarca sil baştan yanıyorum." Herkese merhaba bugün harika bir ekiple okuyup çok beğendiğim son aldanış kitabının yorumuyla geldim sizlere Yorumuma geçmeden önce yazarın yazım üslubu hakkında biraz konuşmak istiyorum Yazarın betimlemeleri ve ruh hali yansıtması oldukça kuvvetliydi. Olay akışını bugünden geçmişe şekilde kurgulamak özellikle ilk kitap için zor olsa da Sevda hanım büyük bir başarı sergilemişti. Biraz da kitaptan bahsetmek istiyorum sizlere Kitabımız otobüs yolculuğu ile başlıyor ancak bizlere sadece otobüs yolcuğu değil zaman yolculuğu da yaptırıyor. Eski İstanbul'u yaşatıyor bize, 1980'li yılların İstanbul'unu. Karakterimiz ile birlikte insanın en derin yolculuğu olan iç dünya yolculuğuna da girişiyoruz. Karakter kendi yabancılaşmasını hayret içinde keşfederken bu kısımları okuduğumda bende kendi yabancılığımı keşfettim. Okurken farklı bir hissiyat isteyenlerin özellikle bu kitabı beğeneceğini düşünüyorum. Okumayı düşünenlere şimdiden keyifli okumalar diliyorum
Son AldanışSevda Poyraz · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık · 202417 okunma
Puan vermedi·144 syf.··
Beğendi
·
2026 85. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 00:00
#fundaokuyupyorumluyor @kdysosyal yayınlarından çıkan Sevda Poyraz'ın kaleme aldığı #sonaldanış, insanın hayatındaki en büyük yolculuğun aslında kendi içine yaptığı yolculuk olduğunun resmidir. Geçmiş ne kadar geride bırakılmış gibi görünse de insanın kimliğini şekillendirmeye devam eder. Gerçek özgürlük ise geçmişten kaçmakta değil, onu kabul edip anlamlandırabilmektedir. 2000' li yılların Anadolu'sundan çıktığı şehirlerarası otobüs yolculuğuyla başlayan beklenmedik bir şekilde 1890'ların İstanbul'unda buluyor kendini okur. Galata, Beyoğlu, Kadıköy ve Üsküdar'ın tarih kokan sokaklarında dolaşırken yalnızca farklı bir dönemi değil, kendi yaşamının gizli kalmış parçalarını da keşfettiriyor. Bu yolculukta, ruhsal bir arayış, zamanın ve mekânın sınırlarını aşarak insanın kendi geçmişine, köklerine ve iç dünyasına da yol aldırıyor. Tarihî atmosferi, psikolojik derinliği ve duygusal anlatımıyla Son Aldanış; geçmiş ve bugün arasında köprü kuran, okuru hem İstanbul'un eski sokaklarında hem de insan ruhunun karmaşık koridorlarında gezdiren etkileyici bir roman olma özelliğine sahip. Özellikle tarihî kurgu, psikolojik çözümlemeler ve içsel yolculuk hikâyelerini seven okurlar için düşündürücü ve sürükleyici bir eser niteliğinde. Aşk, aidiyet, yalnızlık, özlem ve kimlik arayışı hikâyenin her bölümünde hissediliyor. Karakterler yalnızca dış dünyadan değil, kendi içlerinde de uzun bir yolculuğa çıkıyor. Bu nedenle eser, olay romanından çok karakterlerin ruhsal değişimlerine ve iç hesaplaşmalarına odaklanmış. Geçmişle yüzleşme, aidiyet duygusu ve içsel yolculuk temalarını sevenlerin beğeniyle okuyabileceği bir kitap. Kitapla ve sağlıkla kalın #okudumbitti #haziranayıokuduklarım
Son AldanışSevda Poyraz · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık · 202417 okunma
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Puan vermedi
Şu güzel kitabımı da şöyle paylaşayım. Çok fazla güncel okuma yapamayan bir öğretmen olarak güzel bir serüvene başlamışım. Geçmiş, gelecek anlatısı beni her zaman büyülemiştir. Bu güzel kitapta da aradığımızı bulduk diyebiliriz. Tavsiye ederim.
Son AldanışSevda Poyraz · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık · 202417 okunma
Puan vermedi·256 syf.··
2026 5. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 14:49
Halide Edip Adıvar’ın Tatarcık romanını okurken insanın aklında yalnızca bir kadın karakter kalmıyor. Aynı zamanda bir toplum düşü ve bir insan modeli beliriyor. Roman, ilk bakışta güçlü bir genç kadının öyküsü gibi görünse de, aslında bundan çok daha fazlası var. Halide Edip, Lale yani Tatarcık üzerinden yalnızca bir karakter kurmuyor. Cumhuriyet döneminin “nasıl bir kadın, nasıl bir aydın, nasıl bir toplum” sorularına da kendi cevabını veriyor. Bu yüzden Tatarcık, yalnızca bir roman değil, aynı zamanda bir zihniyeti de temsil ediyor. Romanın merkezinde yer alan Lale, sıradan bir kadın kahraman değildir. O, babasının ölümüyle birlikte yalnızca aile içinde bir boşluğu doldurmaz. Nerdeyse onun yerini alır. Evin yükünü sırtlanır, sorumluluk üstlenir, geçim derdiyle yüzleşir. Fakat Halide Edip’in başarısı, Lale’yi yalnızca fedakar bir "ev kızı" olarak çizmemesinde yatar. Çünkü Lale’nin öyküsü yalnızca “ailesi için kendini feda eden iyi kız” öyküsü değildir. O aynı zamanda kendini yetiştiren, eğitimini sürdüren, yabancı dil öğrenen, ders veren, düşünen, araştıran, hareket eden, balığa çıkan, bisiklet süren, hayatın içine karışan bir kadındır. Yani Halide Edip, Lale’de yalnızca güçlü bir kadın değil, kendi ayakları üzerinde duran, zihinsel ve bedensel olarak özgürleşmiş bir kadın yaratır. Tam da bu noktada Tatarcık’ın kadın sorununa nasıl baktığı belirginleşir. Halide Edip için kadın, korunması gereken kırılgan bir varlık değil; kendini kurması, geliştirmesi, çalışması ve toplum içinde yerini alması gereken bir öznedir. Kadınlık, romanda edilgenlik ile değil; emekle, bilgiyle, iradeyle ve sorumlulukla tanımlanır. Lale’nin güçlü oluşu yalnızca başına buyruk olmasından değil, kendi emeğiyle var olmasından gelir. Onun kişiliği dış görünüşten ya da evlilikten değil,
Edebiyat
TatarcıkHalide Edib Adıvar · Can Yayınları · 2019688 okunma
9/10
·504 syf.··
2026 20. kitabı
·
154 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 00:00
Aşkın Sırrı  //  Öykü Odabaşı //  Gitane Yayınevi Serinin son kitabı Aşkın Sırrı kitabı ile geldim.Bu kitapta olaylar çok daha hızlı akıp gelişiyorken aksiyon ilk sayfadan başlıyor. İpek'in hayatlarına girmesiyle iyice olaylar iç içe girerken,beraberinde yeni veeski düşmanlarda ortaya çıkıyor.Hatta düşman gördükleri bazıları dost olmasa da düşmanları olmadıkları da ortaya çıkıyor.Rüzgar'ın İpek'in onun bunu neden yaptığını öğrendikleri,bir daha bırakma bırakmayacaklarını söylerler.Fakat İpek'i  tutanlar,ondan istenileni yapmasını yoksa kızını ve kardeşini göremeyeceğini söylerler.Tabii bunu öğrendikleri an,onları kurtarmak için tüm aile ve dostlar birleşir.Kurtardıkları kızları eve getirirler.Poyraz İpek'in kız kardeşi Masal ile ilgilenmeye başlar.Onu ilk gördüğü an tutulur.Bu olayların sonunda İpek'in de  bizimkilerle ortak düşmanları olduğunu öğrenirler.İpek'in geçmişte işkenceler yaşamış olduğunu,yaşadıklarını aile daha önce yapılan gizli araştırmalar sonunda öğrenirler.Bu arada eve dahil olan küçük çocuklara bakıcı olarak Adile Sultan sayesinde henüz çok küçük yaşta zarar gören Elif'i kurtarırlar.Bu küçük kızın bir sırrı vardır.Kendi küçük olmasına rağmen minik bir bebeği vardır.Bunu duyunca kurtarmak için Elif'e yardım ederler Bu arada yeni evlenen Demir Dilara ile Batı ve Şule balayına Teksas'ta daha önce kaldıkları çiftlik evine gelmişlerdir.Ama bela orada da bırakmıyor.Onların bu defa karşılarına Peri,sevgilisi,sevgilisinin kardeşleri,babası ve dedesi ile tanışır.Bu gruba yeni balayına çıkan Işık ve Uzay dahil olur.Bu defada Uzay'ın işinden dolayı,Pelin'in ailesinin onu tanımasıyla başlar.Bizimkilerle yeni evli çifti Bodrum'a kapatırlar.Peri'nin ailesi de başka bir tuzağa düşer ve hepsi birlikte Bodrum'da kapatılırlar. Türkiye'de de olaylar karışmaya
1000Kitap
Aşkın SırrıÖykü Odabaş · Gitane Kitap · 2016129 okunma
Bir Mimoza Masalı
Puan vermedi·640 syf.··
2026 13. kitabı
Herkese merhabaa Nabersinizzz? Kitap yorumuma başlamadan önce bu kitabın ikinci kitap olduğunu ve bundan dolayı spoiler olabileceğini belirtmek isterim. İlk kitapta aileleri yüzünden yarım kalmak zorunda olan Liza ve Poyraz’ın lise aşkına şahit olmuştuk. On yıldır değişmeyen tek şeyleri belki de aşklarıdır. İnsan ne kadar da geçmişini geride bırakmak istese de geçmiş her daim peşindedir. Tıpkı karakterlerimiz gibi. Liza ne kadar iyileşmek istese de ailesi sınırlarını bir o kadar aşmakta. Ama Liza artık ne güçsüz genç bir kız ne de yalnız. Yanında Poyraz’ı vardır. Birlikte kaybolan yıllarının intikamını almak için savaşmaya hazırlardır. Ama bu intikam arzusu mutluluklarına engel olabilir mi? Poyraz aşkının intikamı için uğraşırken bir yandan da babalık duygusunu karakterine işliyordur. Talya, onun biriciği, biricik kızı. Doğdukları ailede göremediği sıcacık sevgiyi oluştukları ailede görmekteler Liza ve Poyraz. Aile demişken Liza’nın annesinin o dipsiz bucaksız nefreti, o dondurucu soğukluktaki sevgisizliğini de öğreniyoruz bu kitabı okurken. Yağız ve Leyla… Onların sevgi dili “atışmak” olsa gerek. Okurken onları yüzümde hep bir tebessüm. Leyla ve Yağız’ın o tatlı hallerine şahit olmak, kitabı okurken bana çok iyi geldi. Yazarımız 640 sayfalık kitabı öyle bir kurgulanmış ki su gibi akıyor yani sayfa sayısı asla sizi korkutmasın. Kaleminin akıcı olması özellikle reading slump sürecindeyken çok iyi geliyor şahsen bende öyleydi. Finalini de mükemmel yapmış tıpkı ilk kitaptaki gibi. Tavsiye ederim ve bu arada dipnot olarak şunu demeliyim ki Poyraz karakteri kitap karakteridir gerçek hayatta aramayınız.(bu kendime bir hatırlatma daha çok.)
Bir Mimoza Masalı - Kuzey RüzgârıAlmina · Parola Yayınları · 202571 okunma