Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Hatta, bir kafes olduğunu fark edemedikleri kafeslerinin sınırlarına o kadar aşıklardı ki bu kırmızı çizgileri korumak için ölür, dirilir, sonra da yeniden ölebilirlerdi.Vatandaşlık bağıyla kendilerinin boyunlarından demirlerine astıkları o kafesi korumak, bir onur meselesiydi.Belki de haklılardı.Ne de olsa, insanoğlunun onur meselesi haline getirebileceği pek bir şeyi de kalmamıştı.Örneğin dürüstlüğü onur meselesi haline getirmesi için artık çok geçti.Hele çocuklarla ilgili hiçbir şeyi onur meselesi yapamazdı."Baktım, çocuk çalıştırıyor, bende çektim vurdum patronu, hakim bey! Bizim oralarda namus meselesidir!" demiş ya da diyebilecek herhangi biri var mıydı bu dünyada?
... Dolayısıyla onur meselelerinin bile gerçekçi bir tarafı olması gerekiyordu.Örneğin, kadınlar ve bekaretleriyle ilgili olması çok daha mantıklıydı! İşte bu gerçekçi bir onur meselesiydi! Ya da bir kan davası! Ya da inandığı dinin tartışılması! Ya da ahlakının eleştirilmesi! ..."