Aslında istediğim tek şey gizlenmek, güvende olmak, korunmaktı; ana rahmi gibi sıcak bir yere sinmek, gökyüzünün kayıtsız bakışından ve sert ikliminin hışmından saklanarak oraya çömelmekti. O yüzden geçmiş benim için tam bu tanıma uyan bir sığınak, ellerimi ovuşturarak ve şimdiki zamanın soğuğunu, geleceğin ayazını üstümden atarak hevesle döndüğüm bir yuva. Oysa geçmişin varlığı ne kadar gerçek olabilir? Sonuçta o, şimdiki zamanın eskide kalmış halinden ibaret, geçmişte kalan şimdi, hepsi bu. Ama gel de anlat.