( Cumartesi gece arkadaşımdan gelen mail, etkileyici.)
Ne safmışım ben !
Lise ikinci sınıfın başlarıydı; sıgara tüttürmeye başlamıştım; sonlarına doğru ise paket vardı artık cebimde. Büyümüş, kocaman olmuştum. Çakmakla o sigarayı bir yakışım, o dumanı çekip sonrasında bir çıkarışım var dı hey ki ne hey. Dünyanın yükü ciğerlerimde.
Ama hakkım yensin istemem, çevreciydim. Bazıları gibi dudak tiryakisi hiç olmadım. Filitre olarak hep ciğerlerimi kullandım ben. Ne ulan öyle! çek dumanı ciğere, filitre et az karbon sal çevrene. Bilinçsiz tüketim işte. Sonra delindi ozon tabakası !
Ne zorlu günlerdi! Sigara bir şekilde saklanıyordu, ya koku ? Domates bir de hıyar bulsan, salata malzemesi için cebimdekiler yeter de artar. Üstümde nane, maydonoz, roka taşıyor velakin hafifletemiyordum kokuyu. Eee evdekiler kokuyu duymamalı. Kardeşim onlar da anlamıyor ki büyüdüğümüzü. Anne, babalar ya hep çocuk görüyorlar bizi.
Küçük yerde yaşıyoruz bir sigara tüttürecez kilometrelerce yürü; bildiğin eziyet çekmişiz be kardeşim. Ama seviyoruz, değer cigaraya, Sevmesek çekermiyiz be !
Ama dirayetli bir şekilde bugünlere kadar hiç aksatmadım içmeyi; anlayacağın irade sağlam yani. Sevdiklerimden, boşver onlarıda kendimden çaldım zamanı ona verdim.
Düşünsene ? Cumartesi sabahı ailenle lebi derya kahvaltı masasında oturmuşun. Ama hızlı olmak gerek ha! Çünkü mideye girmeli bir kaç lokma, amaç sevdiklerinle zaman geçirmek değil, aç karnını doyurmak ise hiç değil. Tek bir maç var aslında ortada; sigaraya alt yapı. Ya bazıları uzun uzun oturuyor o kahvaltı başında, ailesiyle zaman geçiriyor; la ne komik ;)
Yazamadığım bir çok örneği de yazdıklarıma eklensen, üst alt hiç fark etmez, arkadaşının ne kadar sağlam bir iradeye sahip olduğu sonucuna varabilirsin, ben vardım.
Aklıma gelmiyor