ebru özyıldırım

ebru özyıldırım
@pptyaa
ay. would like to die ......
öğrenci
lise
istanbul, 4 Haziran
49 okur puanı
Mayıs 2017 tarihinde katıldı
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Kitap kokusu
university college london‘da yapılan bir araştırmayla eski kitapların ne koktuğu hakkında oldukça bilimsel bir kanı elde edildi. bizim eski kitaplarımız toz, tahta gibi kokadursun, daha eski kitaplar aslında çikolata ve kahve kokuyormuş. yeni çıkan kitapların kokusuna hepimiz aşinayız, kağıt ve mürekkep kokusu. ancak eski kitaplar, kitapseverlerin burunlarına dalan tatlı ve misk gibi bir kokuya sahipmiş. ve görünüşe göre bu koku çoğu insana çikolatayı hatırlatıyormuş. heritage science‘da yayınlanan bir çalışmada araştırmacılar eski kitapların kokusunu karakterize etmek ve geçmiş hakkında bir şema çıkartmak adına kitap ve kütüphane kokuları ile ilgili bir çalışmanın sonuçlarını yayınlamış. her şey kimyager matija strlic‘in arşivcilerin çalıştıkları kitapları kokladıklarını fark etmesiyle başlamış. neden kokladıklarını sorduğundaysa arşivciler, “koku, kitapta kullanılan materyalle ilgili çok şey söyleyebilir,” demişler. kendisi de bir arşivci olarak yetişmiş olan strlic buna oldukça şaşırarak bu kokuları ölçmek adına bir yol bulmaya çalışmış. kitap gibi materyaller havaya uçucu organik bileşikler yayar. burnumuz bu kendine has bileşiği alarak beyne iletir. beyin de bunu belli bir koku olarak yorumlar. bu bileşikler günümüzde bazı sensörler aracılığıyla da algılanabiliyor. aslında güvenlik yetkililerinin uyuşturucu ve bomba aramada kullandığı cihazlar da tam olarak bu sensörlerin mantığıyla çalışmakta. ancak bu cihazlar yapılan bu çalışmada uyuşturucu yerine eski kitaplardaki kimyasal bileşikleri saptamakta kullanıldı. örnekler alınıp gaz kromotografisi-kütle spektrometresi kombinasyonunda işlendikten sonra strlic ve iş arkadaşları eski kitaplardaki kokuları birbirinden ayırmayı başarmış. strlic ve arkadaşları bu kokuları ayırmakla kalmayarak bir sosyal deney de
Herkes biliyor
Herkes biliyor, zarların hileli oldugunu herkes parmaklarını çapraz yapar yuvarlarken herkes biliyor, savaşın bittiğini herkes biliyor, iyi adamların kaybettiğini herkes biliyor, dövüşün hileli oldugunu fakirler fakir kalır, zenginler zenginleşir hep böyle gider herkes biliyor herkes biliyor, geminin su aldıgını herkes biliyor, kaptanın yalan söylediğini herkeste bu buruk duygular sanki babaları ya da köpekleri ölmüş gibi herkes ceplerine konuşur herkes bir kutu çikolata ve uzun bir gül ister herkes biliyor Leonard Cohen
Sigarayı Bırakmak...
( Cumartesi gece arkadaşımdan gelen mail, etkileyici.) Ne safmışım ben ! Lise ikinci sınıfın başlarıydı; sıgara tüttürmeye başlamıştım; sonlarına doğru ise paket vardı artık cebimde. Büyümüş, kocaman olmuştum. Çakmakla o sigarayı bir yakışım, o dumanı çekip sonrasında bir çıkarışım var dı hey ki ne hey. Dünyanın yükü ciğerlerimde. Ama hakkım yensin istemem, çevreciydim. Bazıları gibi dudak tiryakisi hiç olmadım. Filitre olarak hep ciğerlerimi kullandım ben. Ne ulan öyle! çek dumanı ciğere, filitre et az karbon sal çevrene. Bilinçsiz tüketim işte. Sonra delindi ozon tabakası ! Ne zorlu günlerdi! Sigara bir şekilde saklanıyordu, ya koku ? Domates bir de hıyar bulsan, salata malzemesi için cebimdekiler yeter de artar. Üstümde nane, maydonoz, roka taşıyor velakin hafifletemiyordum kokuyu. Eee evdekiler kokuyu duymamalı. Kardeşim onlar da anlamıyor ki büyüdüğümüzü. Anne, babalar ya hep çocuk görüyorlar bizi. Küçük yerde yaşıyoruz bir sigara tüttürecez kilometrelerce yürü; bildiğin eziyet çekmişiz be kardeşim. Ama seviyoruz, değer cigaraya, Sevmesek çekermiyiz be ! Ama dirayetli bir şekilde bugünlere kadar hiç aksatmadım içmeyi; anlayacağın irade sağlam yani. Sevdiklerimden, boşver onlarıda kendimden çaldım zamanı ona verdim. Düşünsene ? Cumartesi sabahı ailenle lebi derya kahvaltı masasında oturmuşun. Ama hızlı olmak gerek ha! Çünkü mideye girmeli bir kaç lokma, amaç sevdiklerinle zaman geçirmek değil, aç karnını doyurmak ise hiç değil. Tek bir maç var aslında ortada; sigaraya alt yapı. Ya bazıları uzun uzun oturuyor o kahvaltı başında, ailesiyle zaman geçiriyor; la ne komik ;) Yazamadığım bir çok örneği de yazdıklarıma eklensen, üst alt hiç fark etmez, arkadaşının ne kadar sağlam bir iradeye sahip olduğu sonucuna varabilirsin, ben vardım. Aklıma gelmiyor
Hadi Gelsene
Uyku terki firardayken Gece karanlıkta tirtir titrerken Ayaz poyrazda üşümüşken Hadi gelsene bu Sabah içim geçmişken,, Hadi gelsene,, Kuş cıvıltıları Ruhumu okşamadan Çiçekler sofrayı süslemeden, Çay karası gözlerinin posası çökmeden Yüreğimin demi kan kırmızı çıkmaden Hadi gelsene bu Sabah ağır ağır geçmeden,, Hadi gelsene bu Sabah,Gel Bir bardak Çayın bugusunda Bir fincan kahvenin hatırına Hadi öp beni dudağımdan Bir dilim çikolata tadında Hadi gelsene bu Sabah Gel,,