Herkese merhabaaa Bugün herkes tarafından çok sevilen bir kitap olan Biri Sizi Düşünüyor’un yorumu ile geldim. Ama maalesef ki ben bu kitabı sevmedim. Fazla abartılan kitaplardan sadece biriydi.
Neden sevmediğimi olabilecek en uygun dille anlatmak istiyorum sizlere. Bunun için de öncelikle yazarın dili ile başlamak istiyorum.
Kitapta sürekli birbirini tekrar eden paragraflar vardı. Buna örnek olarak Nazlı’nın her olayda “İnsanları sevmiyorum!” demesiydi. Tamam anladık sevmiyorsun ama okuyucular zaten bir kere dendi mi anlayabiliyor. Devamında davranışları ile belli edilse bu gereksiz paragraf yığınından kurtulurduk. Bu sadece bir örnekti tabii ki. Ayrıca kitapta sayfa sayısını arttırmak için yazılmış gereksiz olaylardan bahsetmek dahi istemiyorum fakat buna da bir örnek verecek olursam Uğur karakteriydi. Büyük bir ihtimalle popüler kültüre hizmet etmek için yazılmış olaylardan da sadece biriydi. İki tane yakışıklı erkek, çatı katı, sıcak çikolata, motor yarışları, Tumblr... Ee biz zaten bu saydıklarıma kendi aramızda klişe olaylar/durumlar deriz. Kitap bu unsurlardan dolayı edebi zevk vermiyordu -ki ben de öyle bir beklentiye girmemiştim- fakat tamamen popüler kültüre odaklanarak, yeni yeni kitap okuma alışkanlığı kazanan ve edebi kitaptan haberi olmayan kitleye hitaben yazılmış bir eserdi.
Yazar bu kitaba psikolojik kitap demişti ama üzgünüm bu psikolojik bir kitap değildi. Sadece kahraman bakış açısı ile yazılmış bir kitaptı ve zaten kahraman bakış açısında olaylar karşısında ana karakterin duyguları, düşünceleri aktarılır. Gerçekten psikolojik roman görmek isteyenler Stefan Zweig, Peyami Safa ve adı şu anda aklıma gelmeyen daha nicesi gibi bu konuda üstatlara baksınlar.
Bakış açışınızda etkisinden dolayı dili çok akıcıydı ve sanırım kitapta sevdiğim kitabın