Kitabı duymayan veya okumayan yoktur zannımca. Bu sebepten konusu nedir, üslup nasıldırdan ziyade üstünde durmak istediğim nokta başkalaşıyor. Kaç sene geçerse geçsin ve kaç defa okumuş olursam olayım beni hâlâ diken üstünde otururmuşçasına hissettirir. Raskolnikov okuduğum karakterler arasında en benimsediğim, içinde benden parçaların en çok bulunduğu kurgusal karakter lakin tüm muhteşem ve hayran bırakası yanlarından ziyade parmak basmak istediğim yer kitabın finali çünkü kaçıncı defa okuduğumun önemi olmaksızın beni hayal kırıklığına uğratan kısmı tek orası. Raskolnikov kitabın başından beri yaptığının etik olduğunu düşündü ve kendinde asla zerre suç aramadı. Buna rağmen sonda Sonya'nın etkisiyle teslim olması kitabın genel havasına oldukça uzak ve tersti. Kitap boyunca yaşadığı tüm vicdan azabı ve telaşlar yakalanma korkusundan ileri geliyordu. Teslim olurken bile suçlu olanın kendisi olduğu fikrinde de değildi esasında ki kanaatimce yaptığının kendi etik anlayışı çerçevesinde ahlaka uygun olduğunu söylemek doğrudur. Ben de onun yerinde olsam onun gibi müdahale ederdim olaylara.