Düşlerini dinlemeyen, ruhunu dinlemiyor demektir. Bu da korkunç olur. Çünkü ruh üzülür, öylesine üzülür ki, bir gün bizden ayrılmaya karar verir. İşte İnsan bu yüzden ölür. Çok üzülen bir ruh yüzünden ölünür. Öyleyse, kendin için biraz ölümsüzlük istiyorsan, düşlerini dinle.
Akıl evrenin her parçasını görebilir. Oysa, insanların büyük bir çoğunluğu kör. Kimi kendini beğenmişlikten, kimi hırsından, kimi de günlük hayatın boş gereklerinden.
Aynı yolda yürümekten başka çaresi olmayan tuhaf birer yaratıktı insanlar; tekrarın tekrarlananın örtüsü olduğunu anlayamadan, aynı el sallayışların, aynı gülüşlerin, aynı yürüyüşlerin ya da aynı oturuşların içinden geçe geçe damaklarına bulaşan uzak bir serüven tadıyla dönüp dolaşıp aynı noktada yaşıyorlardı.
Göz göre göre yok olmuştu o; kendi görünürlüğünün derinliklerine çekilmişti. Her gün her yerde karşılaşılacaktı eskisi gibi, sesi işitilip kokusu duyulacak, ama asla ona ulaşılamayacaktı. Herhâlde kendi varlığına karışarak yok olmak en akıllıca yöntemdi.