İnsanın düşüncesi kadar değişken bir şey yoktur şu dünyada. Tam bir fikir edindim diye rahatlarsın, kaybolup gider. Yokken kafam rahat dersin, aklına bir şey takılır. Var mı yok mu diye elimize alıp bakamadığımız için bir fikirin varlığından emin olamayız.
Çocuk olsun olmasın herhangi bir insanı dinlerken "Aman, benim yaşadıklarım yanında bu ne ki!" diye düşünmeniz, kendi acınıza kendinizden bir başkasını anlayamayacak, duyamayacak, göremeyecek kadar gark olduğunuzu ve önce o acının nedenlerini çözümlemeniz gerektiğini gösterir.
"Dünyevi kaygılarımıza öyle batıyoruz ki bazen, her şeyin burda, Dünya da olup bittiğini zannediyoruz. Tüm çabamız burası için oluyor. Yıldız tozuyuz evet ve bunu anlamıyor, ilâhi yanımızı gözardı ediyoruz. Büyük çaresizlikler, yetersizlikler, acılar yaşıyoruz. 'İnsanız ne de olsa' deyip tanrı parçacığımızı inkâr ediyoruz."
Yaşamı kendi doğrularımız üzerinden ele almamız doğaldır.Lakin bu doğruların başkalarının yaşamında da aynı şekilde çalışmasını beklemek, yaşamın yönlerini idrak edememektendir.