Bir dağınıklık var, faili meçhul.
Bazı uçurumlar var, kıyılarında yürünen.
Bir derya var, haddinden devasa. koskoca bir boşluk var, uçsuz bucaksız. mahşer kalabalığı var, en içre yalnızlıkları barındıran..
Binlerce kelime var, hikayenin yazılmasını bekleyen. sonu görünmeyen yollar var, yürünmesi gereken.
Bunca varların içinde, her yer her yerde..
Kalakalmışlığı bilir misin?
Hani "Araf" dedikleri o yer var ya...
Şimdi imtihanımın arafındayım.
Ne ileri gidebiliyorum, ne geri dönebiliyorum.
Şükrü Erbaş'ın "Bir kapı önündeyim; girsem suç, gitsem ayaz." dediği yerdeyim.
Bugün şöyle bir cümleye
denk geldim;
"Mücadele ediyorum, çırpınıyorum, deniyorum ama böyle kelebeğin ayağına
taş bağlayıp uç demişler gibiyim..
Kanat var ama
Yük çok fazla.."