Erkek Beyni
Puan vermedi·336 syf.··
2026 5. kitabı
Okuduğum en nefis kitaplardan biriydi... Açıkçası bir yığın akademik ve bilimsel kavrama maruz kalacağım, sıkıcı bir kitap olduğu intibaı oluşmuştu bende. Ancak beklediğimin aksine, benim yazılarımdaki üslubumu yansıtan ve fevkalade halka hitap eden bir eser olmuş. Yazar da bir o kadar eksantrik bir profil sunuyor. İkinci dalga feminist kuşaktan olduğunu belirten Amerikalı nöropsikiyatrist Prof. Louann Brizendine, nöroloji alanındaki çalışmalarda kadınların hormonal dalgalanmaları sebebiyle "sağlıklı veri sunamayacağı" düşüncesinden hareketle sürekli erkek beyninin incelenmesinden rahatsızlık duyarak, kadın beyni üzerinde çalışıyor ve "Kadın Beyni" kitabını kaleme alıyor. Bu eserin gördüğü yoğun ilgi üzerine de daha sonra "Erkek Beyni" kitabını gündemine alıyor. Kitabın en ilgi çekici kısımlarından biri, yazarın oğluna oynaması için bebek aldığını ancak onun bebeği ayaklarından tutarak kılıç gibi salladığını görmesiyle alakalı şu değerlendirmesidir: “İkinci dalga feminist kuşaktan gelen birisi olarak, silahlara ve rekabete takıntılı olmayan, sakin, duygusal olarak hassas erkek çocukları yetiştireceğimize karar vermiş olmamızdan olsa gerek, biraz afallamıştım. Çocuklarımızı iki cinsiyet için de hazırlanmış olan oyuncaklarla oynatmak çocuk yetiştirme planımızın bir parçasıydı. Müstakbel gelinlerimizin yetiştirdiğimiz hassas adam için bize ne kadar müteşekkir olacaklarını düşünerek kendimizle gurur duyardık. Kendi oğullarımız olana kadar, bu bize kusursuz şekilde akla yatkın gelmişti.” Kitabı değerli kılan en önemli husus, feminist bir kadın tarafından kaleme alınmış olması ve bu gibi özeleştirilere yer vermesidir. Malumunuz, erkek ve kadın arasındaki farklar feministler tarafından çoğunlukla sosyokültürel şartlara bağlanır ve bunlarla savaşılır. Onlara göre erkek ve
Erkek BeyniLouann Brizendine · Say Yayınları · 2011552 okunma
Kuantum Şifa Şarlatanlığı Değil, Müspet Bilim & Felsefe
10/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
Bu kitap, popüler kültürde sıkça rastlanan ve bilimsel kavramları istismar eden "kuantum şifa" veya benzeri sözdebilimsel yaklaşımların tam aksine, modern fizik, nörobilim ve sistem teorisi üzerine kurulu Post-Metafizik bir Ontoloji denemesidir. Eserin temel amacı, okura hazır reçeteler sunmak değil, evrenin ve bilincin doğasına dair yeni bakış açıları kazandırarak zihinde bir "bağlantısal bütünlük sıçraması" yaratmaktır. Kitabın bir "şifa şarlatanlığı" değil, ciddi bir bilim ve felsefe eseri olduğunu gösteren temel dayanaklar şunlardır: Akademik ve Operasyonel Temel: Yazar Dr. Ali Kul, endüstri mühendisi olup işletme alanında doktora yapmış, NATO ve Milli Savunma Bakanlığı gibi kurumlarda karmaşık sistemlerin yönetimi ve stratejik planlama üzerine yıllarca çalışmış bir uzmandır. Teoriyi yalnızca masa başında değil, 06 Şubat depremi gibi somut kriz anlarında "zaman, karar ve anlamın" çarpıştığı sahalarda deneyimlemiştir. Bilimsel Referanslar: Kitap; Ed Witten’ın M-Teorisi, Max Tegmark’ın matematiksel evren modeli, Roger Penrose’un kuantum bilinç yaklaşımları ve Karl Friston ile Andy Clark’ın “Öngörüsel İşleme" (Predictive Processing) gibi modern bilimin en üst düzey kuramlarını referans alıyor. Burada "kuantum" kelimesi, mucizeler vaat etmek için değil; gecikmiş seçim deneyleri ve olasılık uzayları üzerinden gerçekliğin ilişkisel doğasını açıklamak için bir fiziksel temel olarak kullanılıyor. İnanç Değil, Model Önerisi: Eser, anlatılanların bir dogma veya inanç sistemi olmadığını açıkça belirtiyor. Prof.Dr.Türker Kılıç’ın "Bağlantısal Bütünsellik" ve "Yaşamdaşlık" vizyonuyla paralel olarak, varlığı "nesneler" yerine "ilişkiler ve olaylar" üzerinden okuyan rasyonel bir model sunuyor. Soru Sorma Becerisi: Kitabın iddiası, okura "doğruları ezberletmek" değil, onun
1000Kitap
Post‑Metafizik Bir OntolojiAli Kul · Ceylan Reklam Basım · 20252 okunma
Reklam
10/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
·
29 saatte okudu
·
Okunma: 04 Ocak 2026 21:06
Kitap şahane. İçinde bulunduğumuz kriz hâli ve krizin kökenleri birinci kısımda; krizden çıkışa dair rota ve hamle önerileri ikinci kısımda inceleniyor. Prof Dr Şaban Ali Düzgün bütün entellektüel birikimini önümüze seriyor. Evrensel ve modern bilim diliyle krize dair tespit ve çıkış önerilerini, Kur'an'ın tespitleri, kavramsallaştırmaları ve teklifleriyle karşılaştırıyor. Okurken beynim yandı, balyoz yemiş gibi oldum. Çok derin, yoğun, vurucu bir eser. Zira durum vahim, durum ciddi, Şaban Ali Düzgün hoca da şimdi ve burada insan olmanın, aklı ve vicdanı olmanın hakkını vermiş, sorumluluğunu taşımış. Üstelik bunu gerçek bir aydın standardında yapmış. Eğip büktüğü, kıvırdığı yok. Yanlışın ve doğrunun ne olduğu, nerede ve kimde olduğundan bağımsız net bir şekilde önümüzde. İnsan onurunu korumanın ve taşımanın, bir arada yaşamanın formülü kimden gelirse gelsin hoca o sese kulak vermiş, analiz etmiş, değerlendirmiş. Dil ve içerik akademik seviyede ve titizlikte, ortalama bir okuyucuyu zorlayacaktır. Ama çok dolu bir kitap. Bireyi özgürleşmeye, özgünlüğe ve eylemselliğe, toplumu değişime, dönüşüme, yenilenmeye cesaretlendiriyor. Ben 21. yy'da Türkiye'sinde Şaban Ali Düzgün kalitesiyle soluklanıyorum. Zor kitap ama vereceğiniz zaman, göz nurunu, zihin işçiliğini sonuna kadar hak ediyor. 21. Yüzyıl İçin Din Şaban Ali Düzgün
21. Yüzyıl İçin DinŞaban Ali Düzgün · Otto Yayınları · 202511 okunma
Vali Bey
7/10
·288 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
·
21 saatte okudu
·
Okunma: 03 Ocak 2026 10:47
“O, devlet valiliğinin, Cumhuriyet valiliğinin son örneklerindendi” Vali Refik Arslan Öztürk kimdir? Refik Arslan Öztürk (d. 1949, Yozgat, Türkiye - 14 Kasım 2020, Ankara), Türk bürokrat. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesini bitirdi. Lice, Ömerli ve Demirci kaymakam vekillikleri; Reşadiye, Silopi, Finike ve Söğüt kaymakamlıkları; Sivas vali yardımcılığı ve Bilecik, Niğde, Erzincan, Manisa valilikleri yaptı. Vali Refik Arslan Öztürk'ün Kaymakamlık ve Valilik görevini ifa ettiği yerlerde ki, çalışmaları, bu faaliyetleri esnasında hiç bir ayrım yapmadan bölge insanına karşı mütevazı ve hoşgörü ile davrandığına dair anekdotlar kitapta yerini almakta. Devlet malını kullanırken, devletin her kuruş parasını harcanır iken savurganlıktan kaçınması kamu yararını daima önde tutması onu tanıyanların anlatımı ile kitapta yerini alıyor. Buna dair örneklerden biri makama gelirken Araç kullanmayıp yürüyerek gelmesi, il dışı seyahatlerine şehirler arası otobüsle gitmesi, zorunlu olduğu hallerde ise lüks makam aracı yerine klasik aracını seçmesi gibi alçak gönüllü mütevazı davranışlarına dair bilgiler var kitapta. Kitabın bir diğer bölümünde ise, vefatından sonra Kardeşi, Gazeteci Saygı Öztürk'e iletilen kendisi ile olan anılar ve düşüncelerden oluşuyor. İşinin ehli liyakat sahibi insanlar ne yazık ki, günden güne sayıları azalmada buda insanın içinde bir burukluk oluşturmakta. Bu topraklar da, Recep Yazıcıoğlu ve Refik Arslan Öztürk gibi Kamu yöneticilerimizin çoğalması temennisiyle... Hakkında ki değerlendirmelerden... __Dürüst ve mütevazı yönetici, çevreci, sanatçı, değerleri savurmayan, vatandaşı kapısında bekletmeyen, ayrım yapmayan, işleri sonuçlandıran, başkalarının parasını, geleceği düşünen yani tasarruf yapan, insan olmanın erdemlerini
Siyaset
Vali BeySaygı Öztürk · Doğan Kitap · 202168 okunma
8/10
·136 syf.··
Beğendi
·
2025 330. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 14 Kasım 2025 18:25
Merhaba dostlar Orta direk tabiri uzun süredir kullanılmış bizim ülkemizde. Genelde bir çok memur ailesi ,esnaf ailesi ortadirek olarak tabir edilir .Ancak son yıllarda herkes ya iyice zenginleşiyor,ya da gitgide fakirleşiyor. Pek orta sınıf kalmadı sanki artık. Kitap, gazetecilik gözlemleri ile siyaset bilimi arka planını birleştirerek, orta sınıfın yaşadığı derin dönüşümü ve bunun hem ekonomik hem de siyasal/kültürel sonuçlarını gözler önüne seriyor . Kitap, orta sınıfın düşüşünün sadece Türkiye'ye özgü olmadığını, dünya genelinde refah devleti çözülürken neoliberal politikaların ve borç ekonomisinin etkisiyle oluşan küresel bir kriz olduğunu vurgulamış. Orta sınıfı sadece gelir ve tüketim üzerinden değil; liyakat, kişilerarası güven, kamusal ahlak, siyasal temsil ve demokrasi gibi çok daha geniş boyutlarla ele alıyorlar. Kitabın bahsedilen önemli bir noktada eski dönemlerin ahlaki direncini, kültürel faaliyetlerini ve geleceğe yönelik güvencesini kaybetmiş, tüketimle borçlandırılarak zincirlenmiş yeni bir orta sınıf profili çizilmesi. ​Gazeteci İpek Özbey'in Siyaset Bilimci Onur Alp Yılmaz ile yaptığı söyleşinin yanı sıra, farklı alanlarda uzman isimlerden Prof. Dr. Hakan Yılmaz, Prof. Dr. Ayşe Öncü, Prof. Dr. Ümit Özlale ile yaptığı söyleşilerde var . Özellikle gelecegin mimarları olacak olan gençlerin okuması gerekir bu kitabı bence ... Kitapla kalın dostlar... Orta Sınıfın Düşüşü İpek Özbey
Orta Sınıfın Düşüşüİpek Özbey · İnkılap Yayınevi · 202522 okunma
10/10
·402 syf.··
2025 138. kitabı
Yönetimin PUK Kodu: Eğitimin Kalbine Dokunan Bir Başyapıt Eğitimin Pin Kodu ile bir kıvılcım yakan, Yönetimin Pin Kodu ile bu ateşi harlayan Prof. Dr. Necati Cemaloğlu, şimdi Yönetimin PUK Kodu ile eğitimin kalbine dokunan bir başyapıt sunuyor. Akademinin üretken kalemi, bir eğitim sevdalısı olarak, yılların birikimini ve tutkusunu bu eserde bir araya getiriyor. Her satırında, bir çocuğun gözlerindeki merakı ateşleyen öğretmenin coşkusu, bir okulun ruhunu inşa eden yöneticinin azmi ve bir milletin geleceğini şekillendiren eğitimcinin umudu yankılanıyor. Bu kitap, sadece bir rehber değil; her öğrencinin hayatına iz bırakma, her okulu bir umut yuvasına dönüştürme hayalini taşıyanların kalbine seslenen bir manifesto. Cemaloğlu’nun içten kalemi, eğitimi bir meslekten öte, bir yaşam amacı olarak gören herkesi kucaklıyor ve onlara “Sen de fark yaratabilirsin!” diye fısıldıyor. Yönetimin PUK Kodu, eğitimde dönüşüm hayali kuran yöneticilere, program yapıcılara ve öğretmenlere bir yol haritası sunuyor. Yöneticiler, “Başarılı Okul Yöneticilerinin Kodları” ve “Beşinci Düzey Liderlik” gibi bölümlerle liyakatin ve vizyonun gücünü keşfederken, “Korona Günlerinde Okul Yöneticiliği” ile kriz anlarında bile umudu yeşerten liderlik sırlarını öğreniyor. Program yapıcılar, “Maarif ile Müfredat” ve “Eğitimde Mor İnek Yaklaşımı” ile yenilikçi, kapsayıcı müfredatların kapılarını aralıyor; “Eğitimde Fırsat ve İmkân Eşitliği” ile her öğrencinin potansiyeline dokunma sorumluluğunu hissediyor. Öğretmenler ise “Öğretmen Etkisi” ve “Öğretmek Bir Sanattır” ile sınıfta birer sanatçı olduklarını hatırlıyor; “Eğitimde Mizah” ve “Türküler ve Yönetim Bilimi” ile öğrencilerinin yüreğine neşe ve ilham katmanın yollarını buluyor. Bu kitap, her eğitimciye kendi gücünü fark ettiriyor ve onları birer
Yönetimin Puk KoduNecati Cemaloğlu · Pegem Akademi Yayıncılık · 20251 okunma
Reklam
Reklam