Çaresiz bir anne kaçırılan biricik çocuğunu aramak için bir oraya bir buraya koşturur, her yeri delice bir telaşla arar. Ararken bir kirazçiçeği ağacının gölgesinde çocuğunun hayaletini görür ve o an aklını kaçırarak ağaçların arasında can verir (bu kısmı ben biraz abarttım). Bu hikâyeden de anlayacağınız gibi, kiraz çiçeklerinin altındaki alanı dolduran insanlar olmayınca geriye kalan yalnızca insanın içini ürperten bir manzaradır.
Meleklerin, göklerinde başlayan döngülerini bırakıp bize geldiklerini gören biri,
Soğuk bir buluttan inen, görülür ya da görülmez çok hızlı bir rüzgâra bile ağır aksak derdi
Alacakaranlık çökerken çağırdım onu, benimle geri dönsün diye! Akanuma sazlıklarının gölgesinde uyumak, tek başına şimdi oysa! Ah! Ne anlatılmaz bir acı!