Şimdiden geleceğe gitmeyi en azından deneyelim
İleriden geriye bakmak kolaydır ama şimdiden ileriyi düşünmek biraz daha zor kalıyor. Geçmişe bakınca "Şu an ki versiyonumu/-a sağladılar./neden oldular." diyoruz. Şimdi, yarın için bir geçmiş sayılırken seçimleri ya da durumları görmek, iyiye gitmiyorsa değiştirmek önemli. Bu en kolay şekilde: bir insanın gözlerine baktığında ya da birlikte gülümsediğinde bir şeylerin başlangıcı oluyor. Başlangıçlardan devamı okuyabiliyor muyuz ya da başlangıç olduğunun ne kadar farkındayız onu diyorum aslında. Şimdiden nasıl geçmişe dönüyorsak ileri ki zamanlarda yani gelecekten geçmişe bakıyor olacağız: şimdi' yi ne kadar verimli kullandığımıza bakıyor. Ve o gelecek de geçmişe dönüşüp geçmiş, gitmiş ve hem zaman olarak hem de o zamandaki kendimiz olarak bir daha gelmemesi daha çok olası bir hâle dönüşecek. O yüzden pek düşünmeden yaşanmamalı, gerekli yerlerde kendimiz yerine başkalarına göre düşünerek de yaşanmamalı... Şimdi, bizim kalemimiz gibi. O yüzden değeri bilinmeli. Kötülük yapayım, intikam peşinde koşayım, insanlar beni sevsin, çevre toplayayım vs. değersiz ve boş şeylerin hesabını yapmaya benziyor. Niyesi: belki de bugün son kez gözünü açmamak üzere kapatacaksın ve yaşamak varken, elinde mutlu olmak, yeni şanslar vs. varken onları itip aptalca seçimler mi yapardın? Hadi yaptın diyelim, bu seni mi yoksa içindeki öfkeyi ya da nefreti mi tatmin edecekti? Konu içinde sen varsın ama senin içinde sen yok: geçici ve değişken duygular var. (: Hayatın tadını gerçekten almak ya da bilmek bizim en değerli hayat amacımız olmalı. Ve gerekirse bunun için sonu ve başı bile olumsuz olan gereksizlerden ödün vermek önde gelmeli. İçindeki kötülüğün, nefretin, kıskançlığın vs. kurbanı olan insanları basit buluyorum: oyalayıcıkara takılmaktan ne hayatın tadını biliyorlar ne de insanın özü
Hayata Dair
Kadir gecemiz mübarek olsun
Bugün ilçedeki camide kıldığım teravih namazının ardından Kadir Gecesi için çok güzel bir program düzenlenecek. Atmosfer şimdiden öyle samimi ve huzurlu ki insanın içi ısınıyor. 🌙 Teravih namazından sonra tesbih namazı, ardından zikir programı yapılacak. Sonrasında cami avlusunda toplu sahur olacak ve gece sabah namazıyla tamamlanacak. Böyle güzel ve samimi bir programın hazırlanmış olması gerçekten çok kıymetli. Emeği geçen herkesten Allah razı olsun. Bu güzel gecenin herkes için hayırlara vesile olmasını diliyorum. 🤲
1000k
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Geçen salona gideyim dedim, insan yüzü görmek amacı ile - insanlık için küçük benim icin büyük bi' adım - gitmez olaydım.Annem ve arkadaşı örgü örerek - klasik türk kadını:) - Esra Erol izliyorlar.Hadi dedim gidip bi' oturam lakırtı ediyim.İster istemez Esra Erol izledim.Adamı kanser eder bu program.Hayır kanser ediyor ama kalkamıyorsunda başından sishjshsjs.Müge Anlı'mız bitti, Esra Erol'umuz başladı. (:
Hastalık algısını ve başka olumsuz algıları da bırakıyorum
Dünkü halsizliğim ve bazı ağrılar gece başka bir şeye dönüşmüştü. Etkisi katlanarak gelmişti. Öğlen zar zor atıştırıp geri uyumuştum. Öylesine yorgun ve halsizdim ki göz açmak zordu. Bir yerde bitmeyen şekilde birden patlamış gibiydi. Akşam üstü kuzenim geldi az çok konuştuk. Ben 5-10 dk sonra salondan odama geldim ama "Annen söyledi hastaymışsın. Merak ettim seni. Gel biraz oturalım, az sonra annemde gelecek." demişti. Ben uykulu değildim ama ayıklığım tam yoktu "Biliyor musun aslında hastalık diye bir şey yok. Hastalık da sağlığın farklı bir seviyesi sadece. Yani şöyle düşün enfeksiyon kaptığında ateş ve boğaz ağrısı vs. oluyor ya. Bunlar da sağlıktan ötürü. Vücudun kendini savunma mekanizması, hastalık olarak adlandırılması saçma değil mi, insanın modu düşükken daha da düşürülmesi gibi. O yüzden ben kendime hasta demiyorum, gayet sağlıklıyım ama bazı zamanlar sağlığımın seviyesi düşüyor. Hastalığı değil, sağlığı kabullenmek istiyorum. Belki aynı şey gibi duracak ama söyleniş çok önemli." gibi bir şeyler dediğimde biraz şok olup en son kahkaha atmıştı "Düz halinde bile zikzak çizip kıvrılırken acaba şu moddayken biraz salar mısın? IQ dengesizliğinden dengem şaşıyor Asra. Hastayken söylediklerini şu an bile tam anlamadım. Pardon, sağlığının seviyesi düşmüşken mi diyeceğim?" "Algıdan bahsediyorum ya, sağlık kaybı hissettiriyor, hoş değil. Psikoloji üzerinde de etkisi vardır, her şeyin. O kadar önemli. Öbür türlü insan hastalıktan korkmaz ya da kötü bir şeymiş gibi davranmazdı. Vücuda teşekkür edilmesi gerek. Bu dönemde en çok buna ihtiyacı var. Ben mesela zaman algımı yitirecek şekilde uyumadığımda ya da bu düşük seviyeden ötürü mayışmış kalınca kendime "Savaşıyorsan umut var, geçecek. Sen sağlıklısın. Hasta değilsin, senin semptomlar sağlıklı olmaktan geliyor. Şu an
Hayata Dair
Şu son iki gündür yanlışlıkla abdest alıyorum. İlk geçenlerde nöbete gidecektim, sakal tıraşı olacakken abdest aldım. Dünde iftara camiye gittik. Özür dilerim namazdan sonra sıkıştım diye tuvalete gittim. Namazdan sonra program yapılıyordur düşüncesiyle tekrar abdest aldım ama camide herkes evine gitmiş. Dalgınlıkla cennete gideceğim bu gidişte.
Mekanın cennet olsun koca çınar…
”Hayat çok kısa. Bütün mühim olan şey, tayin edemeyeceğimiz bir ömrü verimli hâle getirmek. Huzursuz insanlar verimli olamazlar. Hem kendini yer bitirir, hem de etrafını. Bunu unutmayın. Ona göre program yapın.” İLBER ORTAYLI (1947-2026)
İlber Ortaylı