9/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2025 37. kitabı
"Hakikat kime aittir?" 1918'in karanlık sokaklarından 2000'lerin televizyon stüdyolarına uzanan sarsıcı bir yolculuğa çıkmaya ne dersiniz? Okuma serüvenimize ilk sayfadan sonra 2001 yılıyla İstanbul'da bir TV programında buluşan, tarih alanında dünyaca ünlü bir bilim insanı, bir akademisyen yazar , duayen bir gazeteci ve program sunucusu Selin hanımın söyleşisine eşlik ediyoruz. İçeriğin Milli Mücadele dönemi olan bu tartışma programına eşlik ederken tarihe daire bir çok bilgiye de eşlik ediyoruz. İşte o ilk sayfada kısaca bahsedilen biri var! Başka topraklara sürgün edilen, yıllarca sessiz çığlıkları içinde barındıran, gençliğinin acılı dönemlerini yaşayan"hocaların hocası" lakabıyla Prof.Dr. Selim Şifaveren. Milli Mücadele döneminde yaşayan bu genç neler yaşadı? O bir kahraman mı, yoksa gizli bir ihanetin parçasımı? Programda sunulan, İngiliz kraliyet arşivinden bir belge hangi gerçekleri gün yüzüne çıkaracak? Bu sorunların cevabı da, Selim'in yıllar sonra bu programla ortaya çıkan torunu Cevdet Şifaveren'in elinde bulunan, dedesinden kalan sır gibi sakladığı ses kaydı oluyor. Programda sunulan bu ses kaydıyla, 1918'li yollara giderek tüm gerçekleri öğreniyoruz. Okumaya başlarken beklentinin azaldığı, okudukça taşların yerine oturmaya başlamasıyla okuma heyecanını kat ve kat artıran, okuyucuya yüklenen aşırı merak duygusuyla kitabı bitirmeden bırakmak neredeyse mümkün değil. Özellikle o yılları okuyup, bazı gerçeklerle yüzleşmek ve birde yazarın kaleminin etkisiyle bir klasik okuyormuşçasına iyiki okudum dedirten bir roman. Mutlaka okuyun derim. #fadiktavsiyesi
Esir Şehrin İki YakasıCem Şanver · Kanon Kitap · 202516 okunma
10/10
·200 syf.··
2025 96. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 20 Aralık 2025 18:12
Merhaba, bugün sizlere 𝕰𝖘𝖎𝖗 Ş𝖊𝖍𝖗𝖎𝖓 İ𝖐𝖎 𝖄𝖆𝖐𝖆𝖘ı kitabının yorumu ile geldim Dönem kitapları okumayı seviyor musunuz? Genç bir adamın hüzünlü hikayesini okumaya hazır mısınız? 𝘏𝘰𝘤𝘢𝘭𝘢𝘳ı𝘯 𝘏𝘰𝘤𝘢𝘴ı " 𝘗𝘳𝘰𝘧. 𝘋𝘳. 𝘚𝘦𝘭𝘪𝘮 Ş𝘪𝘧𝘢𝘷𝘦𝘳𝘦𝘯'in hikayesi.. 2000 yılının Mayıs ayı.. Televizyonda tarihle ilgili yapılan bir porgrama konuk olanlarla Milli Mücadele Dönemi ve o yıllarda yaşanan olaylar anlatılıyordu. Mustafa Kemal'in mücadelesi konuşulmaya devam ediyor, anlatmakla bitmeyecek mücadele yılları.. Tarhan Soydemir, belgeleri ile hazırlıklı gelmişti. Program devam ederken, o yıllara ait kaynaklarda bulduğu bilgiler insanlığı sarsacak türdendi. İngiliz kayıtlarında buldukları gün yüzüne çıkıyordu. Torunu Cevdet, programda dedesi hakkında konuşulanları duymuş ve bunun için elinde kanıtlayıcı belgeler ile ertesi gün konuk olmuştu ve dedesi kendi ağzı ile olan bitenleri anlatmaya başlıyordu. Selim Şifaveren, o yıllarda Fransa'nın başkenti Paris'te Sorbonne Üniversitesi'de tıp eğitimini tamamlamış ve ülkesine geri dönmüştü. Hekim olarak görevlendirildiği yerde, hemşire Süreyya ve yanındai küçük kız Feride ile bu görevini sürdürecekti. Süreyya'ya olan aşkını itiraf edememiş olsada minnetliği eksik olmamıştı. Buna, görevi devam ederken dahil olan Eleni de dahil.. Bakalım, Selim Şifaveren Kahraman mıydı yoksa hain miydi? Okurken, gururla minnetle ve sevgiyle okuduğum bir eser oldu O yıllarda verilen mücadeleyi iliklerinde hissetmek farklı bir duyguydu Selim Şifaveren, iki ayrı kadına esir olmuş bir ömür boyu da unutmamıştı.. Tarih, türünde eserler okumayı seviyorsanız, mutlaka okuyun, okutturun diyorum Kitapla ve sevgiyle kalın ‍
Esir Şehrin İki YakasıCem Şanver · Kanon Kitap · 202516 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
10/10
·528 syf.·
2025 25. kitabı
Selamün aleyküm herkese, Ne zamandır (yıllardır..) elimde tuttuğum ama kalın oluşundan mütevellit bir türlü okumaya cesaret edemediğim ve en nihayetinde başına oturduğumda elimden bırakamadığım, bitirmek uğrunda uykumdan ödün verdiğim bir eser... Abum Rabum.. Yani Hz. İbrahim'in Akad dilindeki adı bu. Sümerce dilinde ise "Yüce Baba" demek.. "Abraham" veya "Avram" olarak da tarihte karşımıza çıkabilir. Kitaba adını veren konu aslında M.Ö. yıllardan günümüze kadar ulaşmış tarihi eserler üzerinde resmedilen yıldız, ay ve güneş sembolleri. Yani "Sin, Şamas ve İştar"... Bu bize Hz. İbrahim (a.s.)'ın yıldıza, aya ve güneşe bakarak "Bunlar benim Rabbim değildir." yani âyette buyurulduğu üzere, "Ben batıp gidenleri sevmem." dediği yıldız, ay ve güneş.. Sümerler ve Babil zamanında insanlar bunları tanrı kılığında resmetmiş. Ve bu resmettikleri sembolleri neredeyse tarihin her köşesine neşretmiş. Tüm bu putların gölgesinde tanrılık iddiâsında bulunanlar ile Hz. İbrahim gibi Hanif inancında olanlar karşı karşıya gelerek tarihin seyrini değiştirmiş. Kitaba adını veren Hz. İbrahim (a.s.) hakkında o kadar çok şey öğrendim ki kimi zaman ağzım açık kalıp hayretler içerisinde kaldım. Aslında kısım kısım ve yarım yarım bildiğim hayatını bir bütün olarak okumak ve tefekkür etmek çok istifadeli oldu. İskender Pala bu kitabı yazmak için ciddi bir emek sarf etmiş. Faydalandığı kitapların arasında beni kendine mest eden o müthiş eseri de burada paylaşmadan edemeyeceğim: #k:425035. Nitekim Kara Davudzade Mehmet Efendi'nin şerh ettiği ve Süleyman Cezûli Hz.'ne ait olan bu eserin bir kısmında Hz. İbrahim'in baştan sona hayatı anlatılmış. Hakikaten kendisine hayret ettiren bir Peygamber.. Ferah Yayınları 853. sf "Şeytanın Dokunmadıkları" başlığı altında anlatılmakta. Merak edenler mutlaka
Abum Rabumİskender Pala · Kapı Yayınları · 201812,3bin okunma
SİNEKLERİN TANRISI ‘GRAFİK ROMAN’
7/10
·352 syf.··
2025 30. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 13 Aralık 2025 21:51
Bu yılın ocak ayında romanın kendisini okudum. Fakat çok yavaş aktı ve pek sarmamıştı. Şimdiyse arkadaşım Eslem Nur Yavuz sayesinde bu grafik romanı okuma fırsatım oldu. İyi ki okumuşum çok keyifliydi , resimlemeler çok başarılıydı ve ‘Sineklerin Tanrısı’ gibi oldukça bilinen bir roman hafızamda daha iyi kalacak artık. Sineklerin Tanrısı
Duygu ve Düşünce
Sineklerin TanrısıWilliam Golding · Domingo Yayınevi · 2024245 okunma
7/10
·176 syf.·
2024 28. kitabı
EYLEMSİZ SÖYLEMDE HAYIR YOKTUR... Yavuz Yörükoğlu’nu youtube.com/watch?v=kF83RLb... videosu ile tanıdım. Sonrasında biraz daha araştırınca kitapları ile de karşılaştım. Bu kitap ilk dikkatimi çeken kitap oldu. Kitap 10 bölümden oluşuyor. Yavuz Yörükoğlu toplum olarak yeme biçimimizi ele alarak neleri hayatımıza almalı nelerden vazgeçmeliyizi delilleri ile ele almış. En son ki bölümde de uygulanabilir 30 günlük bir program vermiş. Kendisi de bu program için şunları söylemektedir; "Anlattıklarımın hepsini bizzat uyguladım. Bu 30 günlük programın sonunda 9 kg verdim, 'vücut kitle indeksim' azaldı, kas kitlem arttı, kan şekerim 24 puan düştü, tansiyonum kontrol altına girdi, artık tansiyon ilacı kullanmıyorum. Kolesterol değerlerim de kardiyolog arkadaşlarımı memnun edecek seviyelere geldi. Bu arada belki de en önemlisi; enerji düzeyim tahmin edemeyeceğim kadar arttı. Bu kazanımlar hiçbir ilaç tedavisi veya zayıflama diyeti ile elde edilemeyecek faydalar..." Bu kitap Yavuz Yörükoğlu'nun geliştirdiği ve bizzat uygulayıp denediği beslenme programını aşamaları ile bizlere sunmaktadır. Vaadi çok net: 30 gün boyunca uygulayın 10 yıl gençleşinl Bu, basit bir zayıflama veya fitness programı değil! Tıbbi kanıtlara dayandırılmış komple bir 'iyileştirme' ve 'yaşlanmayı geciktirme' programı. Açıkçası kişinin kendi başına bir doktorun eşliği olmadan bu tarz programlar yapması ne kadar doğru tartışılır. Bu alanda bir uzmanlığım olmadığı için kitabın içerisinde sunulan önerilerin ne denli işe yaracağı hususunda kesin ve net bir fikrim yok. Ama bu kitap yemek yeme isteğinize karşı farklı bir pencere açacaktır. Ondan emin olabilirsiniz. Yine de Yavuz Yörükoğlu'nun youtube videolarını izleyerek bu kitabın içerisinde beslenme programı hariç bütün bilgilere ulaşmanız mümkün...
30 Günde 10 YılYavuz Yörükoğlu · Hayy Kitap · 20221,559 okunma
9/10
·360 syf.··
Beğendi
·
2025 97. kitabı
Cara Hunter yine kendine has o sürükleyici anlatımıyla, merak duygusunu her bölümde diri tutan bir polisiye sunmuş. Hikâye iki ayrı soruşturmanın paralel ilerlemesiyle başlıyor. Bir yanda genç bir delikanlının, akademisyen bir kadın tarafından taciz edildiğini iddia etmesi; diğer yanda Dedektif Adam Fawler’ın beklenmedik bir cinayet suçlamasıyla karşı karşıya kalması. Bu iki konu öylesine ustaca birbirine örülmüş ki, sayfalar arasında nefesinizi tutarken buluyorsunuz kendinizi. Ayrıca on beş yıl önce tecavüz ve cinayet suçundan hüküm giyen bir adamın masum olabileceğine dair ortaya çıkan iddialar, kurgunun gerilimini daha da tırmandırdı. Podcast yayınlarını okurken, hapis yatıp serbest kalan biri hakkında yapılan “boşuna hapis yattı” tarzı yayınlar, okuru sürekli olarak “Gerçek ne? Kim doğru söylüyor?” sorularına ittiğini belirtmeliyim. Adam Fawler’ın gerçekten suçlu olup olmadığını merak ederek çevirdim sayfaları. Üzerine atılan suçlamalar o kadar ağır ki, masumiyetini nasıl kanıtlayacağını düşündükçe heyecanım katlanarak arttı. Hunter’ın araya eklediği podcast notları, program içerikleri ve medya paylaşımları bazı okurlara karmaşık gelebilir fakat ben bunu kurguya ayrı bir dinamizm kattığını düşünenlerdenim. Olayları çok yönlü görmeyi sağlayan bu bölümler, gerçek bir soruşturma atmosferini güçlü şekilde hissettiriyor. Sonuç olarak Marina Fisher Ne Saklıyor? hem çok katmanlı kurgusu hem de tempoyu hiç düşürmeyen anlatımıyla soluksuz okunan bir polisiye. Şüphe, gerilim ve merak duygusunu bir arada yaşamak isteyenlere gönül rahatlığıyla önerebileceğim harika bir kitaptı. Elbette tavsiyemdir
Marina Fisher Ne Saklıyor?Cara Hunter · Olimpos Yayınları · 202588 okunma