İnsanoğlu yücedir, çünkü ecel saatine değin yaşamdan kopmaz, kendini ölmüş saymaz. Ama ölüm öyle midir? İnsanın neler çektiği, düşünceleriyle nerelere yükseldiği, hangi düşler kurduğu, zekasının nerelere, ne derece eriştiği vız gelir ölüme. Neden böyledir bu? Evren neden böyle kurulmuş?...
Kahraman bakış açısı ile yazılmış bu kitabın bence en dikkat çeken yanı kim olduğu fark etmeksizin kahramanları yazarın bize ayrıntısı ile aktarması idi. Özellikle ana kahramanlarımız Gülsarı ve Tanabayın yaşamının tamamıyla aktarılması okurun kahramanları tam olarak algılaması ve empati kurabilmesi için önem arz eden bir faktördü bence. Dolayısıyla bu ayrıntılarda sadece romanı okumaya devam etmiyordum;hüznü,sevinci, utancı, heyecanı da yaşıyordum. Bir yaşamın duygularını da vermişti Aytmatov. Bu duyguları yaşarken sebepsiz olmadığını ve her duygunun da bir önemi olduğunu hissettiriyordu.Burada güzelliği aynı zamanda sadakati ile dikkat çeken bir at olan Gülsarı ve hayatının tüm ayrıntısını Aytmatovun etkileyici yazısı ile yaşadığımız Tanabayın birbirlerine olan sevgisi çok saf bir dil ile aktarılmıştı. Adeta bir sevginin tutkuya dönüşümünü okuyor gibiydim.
Mutlu, sağlıklı ve huzurlu bir yaşam sürdürmeyi amaçlayan ve toprakla dost olan bir milletin yaşamını görüyoruz ilk başta. Peki sonra ne oluyor? Savaş patlak veriyor. Toprağa karşı fıtratımızdan gelen sevgi bir anda sadece onun verimliliğine bağlı olarak değişiyor. Savaşla Kırgız halkının gözleri hasretle etrafa bakıyor. O gözler ilk olarak toprağa bakıyor çaresizlikle. O ne çaresizliktir ki anayı da, kardeşi de, hanımı da içten içe mahvediyor. "Cepheden gelmesi beklenen bir mektubun yollarını gözlemek nasıl bir duygudur? Her gün o aziz askerin hasretiyle tutuşmak ne demektir? Bir ananın çocuklarından ve eşinden ayrılması ne büyük zulümdür! Yalnızlık korkusuyla yaşamak nasıl bir şeydir?" gibi tüm soruları cevap olarak sunuyor Aytmatov. Kendisi savaşın en başında şu cümlelerle soruyor savaşın nasıl bir şey olduğunu :"Kimbilir kaç kişi dumanlar içinde çığlık atarak yaşamını yitirmişti! Kimlerin kolu bacağı kopmuş, gözleri kör, kulakları sağır olmuştu! Bu bombardıman savaşın cılız bir yankısıydı sadece. Savaşın kendisi nasıl bir şeydi acaba?" diyerek içten içe sitem ediyor. Savaşın nasıl bir şey olduğunu etkileyici yazısı eşliğinde okuru ortaya koyarak hissettiriyor. Toprak Ana eşliğinde hem iç savaşınızı hem de toprak savaşınızı yaşıyorsunuz.
Toprak AnaCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 202277,9bin okunma