protestomnia

Neden Tanrı'ya erdemler yüklüyoruz ki. Tanrı; adaletli, merhametli, kusursuz ve mükemmel olmak zorunda mı ki? Tanrı'nın Tanrı'sı yok. Tanrı için kural da yok, engelleyen de yok. Tanrı' nın kimseye ihtiyacı da yok. Peki bizler neden burdayız. Tanrı varoluşunun bir noktasında neden bizi yaratmak gibi bir fikre kapıldı ki? Peki her şey bittiğinde, biz insanların cennet ve cehennem olan geleceği açığa kuvuştuğunda; Tanrı' nın işi bitecek mi? Tanrı neden böyle bir seçimde bulundu ki? ' Tanrı yok her şeyi biz uydurduk' cümlesi de çok fazla tutarsızlık içermiyor mu? Peki bu sorulara gerçekten tatmin edici cevaplar var mı? Tanrı neden sonsuz bir cennet veya sonsuz bir cehennemde kalacak insanlar yararsın ki? Tanrı şanslı doğurduğu insanları cennete, şansı olmayan insanları cehenneme sokarsa bu ne kadar adaletli olur ki. Bana göre Müslüman doğmak şanslı doğmaktır. Hristiyanlara da acıyorum. Veya başka dine mensup olanlara. Onlar için de aynısı bizim için geçerli. Peki bu kadar belirsizlik içinde ömrü doğru yolu bulmaya yetmeyen insanlar sonsuza kadar cehennemde mi yanacak. Bu ne kadar adaletli ki. Ben hiçbir insanın sonsuza kadar cehennemde kalmasını istemiyorum. Tanrı benden daha merhametliyse -ki öyle olması gerekir- bütün bu -bana göre- saçmalıklar da neyin nesi? Gerçekten burda olmayı ben seçmediysem neden böyle bir sınava tutuldum ki? Peki bu kadar soru karşısında Tanrı'nın varlığına şüphesiz inanmak ne kadar olağan ki? Konfüçyus' un da dediği gibi; karanlık bir odada siyah bir kedi arıyoruz. Ya odada kedi yoksa..? (kimsenin kafasını karıştırmak istemem ama bu sorular sorulmalı ve cevaplar bulunmalı...)

Emre Şenkal

@Badeemre
·
"Hiçbir şey geçmeyecek baba. Kimse kurtulmayacak. Çünkü Tanrı'nın Tanrısı yok. Biz ona inanıyoruz, ama o hiçbir şeye inanmıyor. Belki de tek gerçek tanrısız, Tanrı'nın kendisi. Tanrısızlık, Tanrı'ya mahsus."
Sayfa 72·Kitabı okudu
Reklam
Ne; melekler yazmış bana, seni. Ne; kader, bizim için. Bu yollar ayrılığa çıkar. Ayrılıklar bizim...
Şiir
Ben böyleyim... Beğenmedim bedenlerin çoğunun içi umrumda değil! Bu sözün hitap etmediği kitleyi de tebrik ediyorum! Muhtemelen onların da çoğu beğenilecek bir bedene sahip olmadığı için "iç güzelliği" gibi bir kavramın saç teli kalınlığında bir ipine sarılılar...
Gönderi kullanım dışı
Daha küçücük bir çocukken fedakarlıklar yapmak zorunda kalmıştı. İstemek hakkını sonraya bırakmıştı. Yalnız bunu kendisi unutsa da içindeki mükemmelist bedelini ağır ödetecekti. Ki yıllar sonra hiçbir şey istemeyen ama içindeki bükük boyunlu mükemmelist tarafından sürekli kırbaçlanan birisi olup çıkacaktı. Bir istememek almıştı onu V!
Bu kötü dünya, bir başkasının 'distopya'sı sanırım V!
Felsefe
Reklam