Kitabın çarpıcı kısmı oldukça güzeldi; ancak ben kitaba çok büyük bir hevesle başlamıştım ve karakterlere karşı hiçbir bağ kuramadım. Bağ kuramayınca da yaşanan olaylara ne sevinebildim ne de üzülebildim.
Örneğin ana karakterimiz 35 yaşında bir kadın; fakat kitap boyunca kişiliğini göremiyoruz. Sanki tek özelliği sürekli date’lere çıkmakmış gibi yansıtılıyor ve yazar bize karakteristik hiçbir özelliğini aktarmıyor. Bir yakını öldüğünde iki hafta yas tutup ardından “Neyse, date’lere devam edeyim.” diyerek hayatına kaldığı yerden devam etmesi de bana çok yüzeysel geldi. Her ana karakter derin olmak zorunda değil elbette; ancak bu karakterin hiçbir derinliğini göremedim. Bu yüzden kitap beni hiç sarmadı.
— Spoiler —
Ana karakter ile Tom arasındaki ilişki de bana hiç geçmedi. Zaten aralarında romantik bir bağ hissedilmiyordu. Tom’un ikinci telefonunu öğrendiğinde bunu sineye çekmesi de bana oldukça saçma geldi. Kitabın sonu ise aşırı garipti.
Yazar ters köşeyi güzel yapmış lafım yok ama dediğim gibi karakterlere bağlanamadığım için beni etkilemedi.
Uzun lafı kısası kitap güzel ama karakterler daha iyi yazılabilirdi kesinlikle.