missprufrock

missprufrock
@prufrock
400 kütüphaneci puanı
364 okur puanı
Temmuz 2013 tarihinde katıldı
Puan vermedi·352 syf.·
2026 67. kitabı
İngiliz edebiyatı ve evler üzerine bir tez ya da kitap var mı bilmiyorum. Ama yoksa kesinlikle yazılmalı. Wuthering Heights, Manderlay, Bleak House bir çırpıda aklıma gelenler. Waugh da bu kategoriye şahane bir ekleme yapmış. Brideshead adına roman yazılacak kadar önemli bir yapı. Birkaç sene önce çıkan Saltburn kesinlikle bu kitaptan uyarlanmış. Tıpkı filmdeki gibi karakterimizin bu evdeki anılarını hatırlamasıyla ilerliyor roman. Bunun yanı sıra savaşın yıkımı ile aristokrasinin çöküşü üzerine yazılmış ağıt gibi. Çok melankolik bir anlatı olmasına karşın -üslubundan dolayı galiba- okuru boğmuyor. Geçmişe duyulan özlem pozitif hisler de bırakabiliyormuş. İngiliz klasiklerini hatırlatsa da modernizmin ürünü olduğunu belli eden bir roman. Modası geçmiş görünmeden geleneğe uygun roman nasıl yazılır görmek isteyenler mutlaka bakmalı.
Edebiyat & Roman
Brideshead RevisitedEvelyn Waugh · Penguin Classics · 0102 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Önce postmodernizmle ilgili en şaşırtıcı görünen gerçeği ele alayım: Postmodernizm, Baudelaire’in modernite anlayışının yarısını oluşturan gelip geçicilik, parçalanma, süreksizlik ve kargaşayı bütünüyle benimser. Ama bu gerçekliği çok özgül bir biçimde karşılar. Ne onu aşmaya ne ona karşı durmaya, hatta ne de içinde bulunabilecek olan “sonsuz ve değişmez” unsurları tanımlamaya çaba gösterir. Postmodernizm, sanki dünyada başka hiçbir şey yokmuşçasına, değişimin parçalanmış ve kaotik akıntıları içinde yüzer, hayır, daha da ötede, çamur içinde debelenir.
Alıntı
But I was in search of love in those days, and I went full of curiosity and the faint, unrecognized apprehension that here, at last, I should find that low door in the wall, which others, I knew, had found before me, which opened on an enclosed and enchanted garden, which was somewhere, not overlooked by any window, in the heart of that grey city.
Perhaps all our loves are merely hints and symbols; vagabond-language scrawled on gate posts and paving-stones along the weary road that others have tramped before us; perhaps you and I are types and this sadness which sometimes falls between us springs from disappointment in our search, each straining through and beyond the other, snatching a glimpse now and then of the shadow which turns the corner always a pace or two ahead of us.