Germanofil (Almanseverlik)
Alman kültürüne, diline, tarihine ve özellikle Alman disiplini ile devlet yapısına duyulan derin ilgidir. Karakteristik özellikleri, ciddiyet, dakiklik, metodoloji ve "Sturm und Drang" (Fırtına ve Coşku) akımından gelen o derin romantizm ile rasyonalizmin harmanlanmasıdır. İlgi alanları, Klasik müzik (Beethoven, Wagner), felsefe (Kant, Hegel, Nietzsche), teknik bilimler ve askeri stratejidir. Bizdeki karşılığı, İttihat ve Terakkî döneminde en üst seviyeye ulaşmıştır. Prusya tipi askerî eğitim ve devlet disiplini, o dönemin Türk aydınları ve subayları için bir "modernleşme modeli" olmuştur.
Frankofil (Fransızseverlik)
Fransız kültürüne, yaşam tarzına ve özellikle Fransız entelektüel geleneğine duyulan tutkudur.
Karakteristik özellikleri, zarafet, diplomasi, mutfak kültürü, sanat ve "aydınlanma" felsefesi. Frankofiller için Fransızca, dünyanın asıl kültür ve diplomasi dilidir. İlgi alanları:, edebiyat (Balzac, Flaubert, Proust), sinema, moda ve devrimci siyasi fikirlerdir. Bizdeki karşılığı, Tanzimat’tan itibaren "Batılılaşma" denilince akla ilk gelen akımdır. Galatasaray Lisesi (Mekteb-i Sultânî) bu kültürün en önemli kalesi olmuş; Türk edebiyatı ve siyasi düşünce yapısı uzun süre Paris merkezli gelişmiştir.
Anglofil (İngilizseverlik)
İngiliz geleneklerine, kurumlarına ve Anglosakson pragmatizmine duyulan hayranlıktır.
Karakteristik özellikleri, "Common sense" (sağduyu), gelenekçilik ile modernizmin uyumu, soğukkanlılık (stiff upper lip) ve kurumsal sürekliliktir.
İlgi alanları, İngiliz edebiyatı (Shakespeare, Dickens), parlamenter sistem, monarşi estetiği, spor (özellikle futbol ve tenis) ve denizcilik kültürüdür. Bizdeki karşılığı, daha çok hariciye (dışişleri) çevrelerinde ve ticaret burjuvazisinde görülür. Daha önce bahsettiğimiz o "eski