Özendik :)
Tarihe Büyük Friedrich diye geçmiş olan Prusya kralı II. Friedrich öldüğünde Berlin'deki on binlerce evde sevinçten mumlar yakılmış ve kral dünyadan ayrıldığı için Tanrı'ya şükredilmiştir.
Sayfa 71 - Şule Yayınları·Kitabı okuyor
Alıntı
Arthur Schopenhauer
Rudolstadt, doktorasını tamamladıktan kısa bir süre sonra genç Dr. Schopenhauer için cazibesini kaybetti. 16 ve 18 Ekim tarihleri arasında Prusya, Rusya ve Avusturya ordularından oluşan bir koalisyon Napoleon'un ordusuyla karşılaştı. Leipzig'deki kanlı muharebe, 100.000'den fazla kişinin ölmesine ve yaralanmasına sebep olmuş; Napoleon'un ordusu yenilgiye uğratılmıştı. Dağılan askerler Rudolstadt civarına gitmeye başlamış bu da Schopenhauer'ın sığınağından uzaklaşması için yeterli bir sebep olmuştu. Bir kez daha Weimar'a geri döndü ve 5 Kasım'da kendisine bir handa oda tuttu. Johanna'nın anlattığına göre ailesi ile birlikte yaşaması için Schopenhauer'a yalvarmıştı. Annenin gözyaşları o sihirli etkisini göstermiş ve Gerstenbergk'in, Johanna ve Adele ile birlikte bu evde yaşamaya devam etmesine rağmen, Schopenhauer bavullarını toplayıp ailesinin yanına yerleşmişti. Ancak Johanna'nın oğlunu tekrar ailesinin yanına yerleştirme amaçları karışıktı -bu isteği, kısmen bir anne olmasından, kısmen de doğası itibariyle korumacılığından kaynaklanıyordu. Çünkü Schopenhauer'ın dönmesi için yalvardığı aynı mektupta Schopenhauer'a "ailenle yaşaman senin için iyi olur" diyor ve kendisinin nasıl yaşadığını gözlemleyerek "yanlış fikirlere de kapılmazsın" diye ekliyordu. Johanna bu "yanlış fikirler"in neler olduğunu açıkça söylememişti. Bunu yapmak zorunda da değildi. Schopenhauer'ın annesinin yeniden evlenmesinden korktuğunu ve kendisinin defalarca bir daha kendisini bir erkeğe bağlamayacağını açıkça söylemesine rağmen oğlunun yanlış bir biçimde bu kaygıyı taşıdığını biliyordu. Doğrusu, Johanna'nın böyle bir şey yapacağına inanmak gerçekten de zordu. Daha önceden yaptığı hatayı bir kez daha yapmayacak derecede bağımsızlığına değer veriyordu. Dekan Eichstadt'ın, Jena'daki felsefe
Biyografi
Reklam
«Marx, Almanya'dan geliyor. Eğitimini Berlin'de tamamladı, Hegel'i çok okudu. Prusya devletinin sansürleri onu sürgüne sürükledi, makalelerini yayımladığı gazeteler yasaklanmıştı. Paris'te, Brüksel'de yaşadı; şimdiyse Londra'da, hâlâ otoritelerce tehlikeli addediliyor çünkü mevcut ekonomik ve toplumsal rejimin devrilmesi gerektiğini savunuyor. Marx üzerinde silah taşımıyor, bodrumunda da saklamıyor. Herhangi bir birliğin başında değil ama fikirleri silah sayılıyor.»
Sayfa 362
Edebiyat
Bougainville, Tahiti'ye bolluk döneminde uğramıştır. Tahitililer savaşta değildirler ve henüz çok sayıda Avrupa gemisinin gıda gereksinimini karşılamış olmaktan uzaktırlar. J. Cook 1773 Ağustosu'nda yeniden Tahiti'ye uğradığında durum çok farklıdır, çünkü adalılar savaşa tutuşmuşlardır ve Cook, reislerin bütün vaatlerine rağmen ancak bir iki domuz bulabilir. Daha sonra, XIX. yüzyıl boyunca Tahiti'den tedarik gittikçe güçleşecektir, çünkü hem bilimsel açınsama seferlerinin hem de balina avcılarının sayısı çok artacaktır. Yerli nüfus gelen geçen gemilere taze yiyecek vermek için kendisi aç kalacaktır. Sadece 1825-1830 yılları arasında yedi Fransız, altı Rus, üç İngiliz ve Amerikan, bir de Prusya açınsama seferi yapılacaktır.
Dipnotlardan·Kitabı okuyor
Fransız Devrimi ve Osmanlı
Fransa'daki devrime karşın, eski Osmanlı-Fransız dostluğu devam ediyordu. Fransa'daki yeni rejimi, Prusya'dan sonra ikinci tanıyan Osmanlı devleti olmuştur.
Sayfa 121·Kitabı okuyor
Tarih
Yirmi yaşına geldiğimde Prusya ordusunun en cesur, en yakışıklı ve itiraf etmeliyim ki en "günahkar" askeriydim. Esmerliğim yüzünden bana "Schwartzer Englander" (Siyah İngiliz) veya İngiliz Şeytanı derlerdi. Avusturyalı bir albayı teke tekte öldürdüğüm gün General Bülow bana tüm alayın önünde iki altın vererek şöyle dedi: "Şimdi seni ödüllendiriyorum; ama korkarım bir gün seni asmak zorunda kalacağım" O gece bu parayı neşeyle harcadım; savaş sürdüğü müddetçe kesem asla boş kalmadı.
Reklam
Reklam