Her sayfasını keyifle okuduğum derginin siyasî eleştirilerine, gezi ve berkin elvan adına yapılan güzellemelerine denk gelince elimden bıraktım. Propangadanızı keşke başka mecralarda dile getirseydiniz Çiğdem Anad hanım.
Psikeart - Sayı 33 (Mayıs - Haziran 2014)Psikeart Dergisi · Art Yayın · 201422 okunma
Puan vermedi·111 syf.··
2018 17. kitabı
kitabın ilk cümlesi, daha kitabı okumadan evvel duyduğum bir cümleydi lisedeyken. artık nerede duyup gördüysem, heralde bir bilinç kaybına uğramış yaslı birinin cümlesi gibi gelmişti bu yüzden inanılmaz etkilenmiştim. asıl etkileyiciliğini ise okudukça anlayabildim. kitabın başındaki o telegrafik ifade, mersault'ya gelen bir telgrafın nihayeti. gayet sakin, belki kayıtsız denecek bir hal ile bu haberi aldığında patronuna durumu anlatıyor ve özür dileyerek cenazeye gitmek için izin istiyor. bu hikaye cezayir'de geçtiği için kapitalizmin, insan emeğinin, insan yaşamının, bir insanın ölümünün iş saatlerinden daha değerli görüldüğü bir toplumsal gözlem olduğunu da göz önünde bulundurarak sürdürdüm okumamı. hatta bu telgrafı perşembe alıyor anladığım kadarıyla, cuma cenaze ve üstüne cumartesi pazarla tatili ben uzatmadım ya diyerek bir yandan patrona da hak vererek cenazenin yolunu tutuyor mersault. mersault demişken karakterlerin isimlerinin edebi metinlerdeki yerini düşünüp araştırdım: bir yönüyle mort kelimesiyle ilişkilendirilebilse de mersault'nun direkt bir açık anlamı yok. ancak bana mersault karakteri camus'nün kendisi gibi geldi hatta böyle bir anlam kazandı. mersault her şeye kayıtsız ancak pesimist değil, bir arzusu yok çok nadiren bir arzu duyabiliyor o arzular da genelde şehevi. bu bakımdan da albert camus'ye çok benzer buldum. albert camus, normal yaşamında da etrafında çok karizmatik bulunan bir karakter. düşünür olarak yaşayan, bedeniyle duyumsayan bir karakter. albert camus ile ilgili birkaç şey söylemek belki onu anlamayı yani esasen eseri anlamayı kolaylaştırabilir belki, o yüzden hikayeyle iç içe bir şekilde anlatmayı deneyeceğim. albert camus felsefe eğitimini kısmen almış ve tüberküloz hastalığı nedeniyle bu eğitimi tamamlayamamış. çağdaşı olduğu bir
YabancıAlbert Camus · Can Yayınları · 2025137,5bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
9/10
·130 syf.··
2024 2. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 24 Şubat 2024 00:50
Psikeart’ın 91.Sayısı Ruhsal Dayanıklılık, şimdiye kadar yayınlanan diğer sayıları gibi özenle seçilmiş, üzerine çok farklı açılardan düşünülebilecek bir tema olmuş. Yazılar daha çok ruhsal dayanıklılık nasıl tanımlanıyor, nasıl tanımlanmalıdır, insana ne katıyor, yaşamlarımızda nasıl bir güce sahip, nasıl geliştiriliyor, insanların hayatlarına dokunacak, farkındalık geliştirmelerini sağlayacak örnekleri neler, psikoloji bilimindeki yeri ve önemi ne bunlar üzerine yoğunlaşmış. Her bir yazıda kendinize katacak çok şey buluyorsunuz. Filmlerden, kitaplardan, hikayelerden, mitlerden, gerçek hayat deneyimlerinden, şiirlerden, şarkılardan ve daha birçok yoldan besleniyorsunuz.
Psikeart - Sayı 91 (Ocak - Şubat 2024)Psikeart Dergisi · Art Yayın · 202411 okunma
Puan vermedi·99 syf.··
2023 59. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 30 Eylül 2023 19:58
Vuslat Çamkerten, 1982'de İzmit'te doğdu. Orta Doğu Teknik Üniversitesi'nde Felsefe okudu, İstanbul Bilgi Üniversitesi'nde işletme (MBA) yüksek lisansı yaptı. İlk romanı Ona Çok Benziyorum 2019 da yayımlandı. ''Sonu Gelmiş Ülkede, Bir Drag Queen Hikayesi '' isimli öyküsü 2021'de art book olarak sınırlı sayıda ve koleksiyonluk basıldı. Öyküleri ve düşünce yazıları Varlık, Notos, Öykü Gazetesi, Altzine, Psikeart dergilerinde yer aldı. Yazar ve illüstratör olarak işlerini üretmeyi ve sergilemeyi sürdürüyor. Aynı zamanda çocuklar için felsefe ve yetişkinler için yaratıcı yazarlık alanında atölyeler yürütüyor. Görenler Olmuştur birbirinden bağımsız 11 öyküden oluşan, her öyküde birbirinden farklı dünyalara perspektif açan, kimi zaman varoluşlarını sürdürmek için yer değiştirenleri, kimi zaman ormanın sessizliğine sığınanları, büyük umutların peşine düşenleri, çıkışı arayan üniversitelileri aşıkları eski devrimcileri yansıtan bu öyküler yazarın akıcı diliyle okura keyifli bir serüven armağan ediyor. Büyülü sonların da yer aldığı öykülerde sürprizlerin keyfini tadarken bazen de canımız sıkılabiliyor. Sıradan hayatlarında yaşamaya çalışanların bu akışı alt üst etmek için giriştikleri çabaları da işleyen yazar hoş bir okuma süreci yaratıyor..
Edebiyat & Roman
Görenler OlmuşturVuslat Çamkerten · İletişim Yayınları · 202136 okunma
Puan vermedi·250 syf.··
2022 3. kitabı
Derler ki; sınırlar ne ve kim olduğumuzu anlatır bizlere. Derler ki sınırlarımız bizi yalıtmaz, bizi dışarıdaki dünyaya bağlar. Bazılarının sınırları keskin ve net. Ama bazılarının içinde bir kimsesizlik bir boşluk, bir gariplik var. Bazılarının içi güçlü bir benle sessiz ve sakin, bazılarının içi boşluk, doluluk içinde boşluk, karmaşa, neredeyim, kimim, nasıl görünüyorum, nasıl görüyorum sorularıyla tıka basa. Bazıları kendi halinde mutlu bazılarıysa ‘’tüm dünya bana karşı’’ ile ‘’herkes beni kucaklıyor’’ arasında salınıp duruyor. Bazılarının renkleri var, bazıları dünyayı siyah, beyaz görüyor. Bazılarının ‘’daha’’ ve ‘’yeterince’’leri var bazıları ‘’kesin, olmazsa olmaz, asla’’ ile başlayan cümleler kuruyor. Derginin bu sayısında Borderline kişilik bozukluğu zihninde vuku bulan bireyler ele alınmış, kısaca bakalım bu bozukluğun nasıl ortaya çıktığına; Kernberg bebeğin anne ile ilişkisinde zamanla iki önemli görevi başarması gerektiğini söylemiş; birincisi kendi ile annesini yani kendi ile ötekini, daha da açacak olursak kendi ile kendi olmayanı ayırma becerisi iken ikincisi de kendi ile annesinin yani kendi ile ötekinin içindeki iyi ve kötüyü kendi bütünsel yapıları içerisinde birleştirebilmesidir demiş. Çok karmaşık geldiğinin farkındayım. Aslında söyle özetlenebilir; bebeğin kendi ile annesini iki ayrı şey olarak ayırabilmesi ve kendi ile annesini ayırdıktan sonra annesinin de kendinin de içinde ayrı ayrı iyi ve kötüyü görebilmesi gerekiyor. Eğer çocuk makul bir ilişki içerisinde anne ile ‘’güvenli bağlanma’’ kurabilirse anneyi ve kendini ayırt etmeyi, kendini ve anneyi iyi ve kötü yaşantılara sahip iyi ve kötü yanları olan kendilikler olarak görmeyi öğrenebilir. Ancak anne ile çocuk arasında çocuğun genetik özellikleriyle doğuştan getirdiği veya anne ile
Psikeart - Sayı 66 (Kasım - Aralık 2019)Psikeart Dergisi · Art Yayın Grubu · 201932 okunma
10/10
·250 syf.··
Beğendi
·
2021 5. kitabı
Bu sayı ile ilgili değil genel bir ileti yazacağım Dergi ile ilk çıktığı yıl tanıştım. Daha üniversite öğrencisiydim. Ah dedim ah nihayet istediğim psikoji, felsefe ile ilgili yazılar burada. O yıldan beridir de aramız çok iyidir. Dil ve anlatımı tıp, psikoloji veya sağlık eğitimi almamış kişilere biraz ağır gelebilir fakat daha önce bu alanla alakalı birşeyler okuduysaniz çok sorun teşkil edeceğini düşünmüyorum. Çok kaliteli
Psikeart - Sayı 62 (Mart - Nisan 2019)Psikeart Dergisi · Psikeart Dergisi · 201957 okunma