Sarı Yüz günümüzün temel sorunlarından olan sosyal medya linç kültürüne değinme şekliyle oldukça hoşuma giden bir kitaptı. June Hayward tüm kitap boyunca yaptığı büyük kötülüğü, rasyonalizasyon (mantığa bürüme) savunma mekanizmasını kullanarak kendine de bize de aklamaya çalışıyor.
Açıkçası; savunma mekanizmalarının ayrıca panik atak, anksiyete gibi güncel yaygın ruhsal bozuklukların yansıtmasıyla kitabı sevdim ama çokça eleştirim de var.
İlk olarak Kuang bir instagram gönderisinde ''Bu kitapta delizyönel beyaz kadınları anlattım'' diyor ve aslında bayat bir amerikan stereotipinin etkisinde kaldığını görüyoruz.
Irkçılığın her türlüsünden hoşlanmayan biri olarak June Hayward karakterinin aşırı basit işlendiğini, psikolojik sorunlarının analizi yapılırken bir psikologdan destek alınmadığını ve yavan bir romantik akım kötüsü haline getirildiğini düşünüyorum. Yazar kendini ruhsal bozuklukları işlemeye yeterli görmüş ama objektifliğini koruyamamış.
Sonunun bana ''Olasılıksız'' kitabını hatırlattığını da es geçemeyeceğim. Tüm eleştirilerime rağmen okurken elimden bırakamadım ve okunmaya kesinlikle değer bir kitap olduğunu düşünüyorum.