“Fazlalık da bir nevi noksanlık neticede. Herkes ne yapıyorsa onu yapmak ister beş buçuk yaşındayken insan. Ve bu arzu devam eder büyüyünce de. Kendine benzemeyenlerden korktuğu kadar, başkalarına benzeyememekten de ödü kopar. Bu yüzden habire dünya yüzündeki varlığını dengeleyecek birini arar. Öbür yarısını. Kendini en çok benzeyeni değil, onu bir bütüne tamamlayacak ya eksiltecek olanı.”
“Hayatı, gideceğini başından beri bildiğim ama için için beni bırakmayacağını ummayı seçtiğim bir serserinin rüzgârına kapılır gibi yaşadığımı ancak o zaman kavrayabildim. Onu sandığımdan fazla önemsediğimi de.