mert.okur

mert.okur
@psychology__
“İnsan bazen yanı başındaki bir kitapta bütün hayatının yazılı olduğunun farkına bile varmıyor.” Dostoyevski
KİTAP HEDİYELİ ŞUBAT ETKİNLİĞİ!
Merhaba Değerli Okurlar, ☃️Güzel bir "Kış Etkinliği" ile içinizi ısıtmaya geldim! Okumalar yapıyor, alıntı ve incelemeler paylaşıyoruz. Ama isterim ki okuduğumuz eserleri tartışalım. Günlük hayatta bunu yapabileceğimiz çok az insan var ama burada bunun için varız. 📌Şubat ayı birlikte bir kitap seçip yine birlikte okuyup yorumlayalım, tartışalım. Herkes "seçilmesini istediği eserin ismini" yoruma yazsın, en çok yazılan eser şubat ayı okuma kitabımız olsun. Ay boyunca okuyup ayın son pazar günü birlikte o kitap için açacağım gönderi altında yorumlayalım, tartışalım. 📅Etkinliğe katılım "31 Ocak" tarihi saat 00.00'da sona ersin. (O gün benim doğum günüm ayrıca. 😊) O günü takip eden gün içinde seçilen kitabı açıklarım. Birlikte okumaya başlar, süreçte de kitap üzerine konuşuruz. 🎁"ETKİNLİĞİ PAYLAŞAN" kişiler içinden bir kişiye kura ile seçilen etkinlik kitabını ben hediye edeyim. (Doğrudan Kitapyurdu ile gönderim yapıyorum adresinize, kargo tarafımdan karşılanacaktır.) 📢Birden fazla kitap ve yorum ile katılabilirsiniz. Katılımınız beni mutlu eder. Bir kişi dahi katılsa etkinliği severek yürüteceğim. Etkinliğin istatistiklerini tutma konusunda bana destek olursanız sevinirim.
1000Kitap Gerçek Okurlar
mert.okur
Falih Rıfkı Atay - Çankaya
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
8/10
·175 syf.··
Beğendi
·
2018 7. kitabı
·
33 saatte okudu
·
Okunma: 18 Ocak 2018 21:58
Kitabın 113. incelemesini yapan bir okur olarak baştan ifade etmek isterim ki, kitabın içeriğine, yazıldığı döneme, yazarın içinde bulunduğu şartlara, teknik özelliklerine ve benzeri konuların detaylarına girmeyi pek düşünmüyorum. O nedenle, kitabı henüz okumayan okurların sitedeki birbirinden değerli incelemelere göz atmalarında fayda var... Ben kendi incelememde 1846 yılında yazılan bu romanı, yaklaşık 175 yıl sonra neden hala büyük bir hevesle okuyup etkilendiğimiz sorusuna dilim döndüğünce yanıt aramaya çalışacağım... Tabii kitabı Dostoyevski'nin yazmış olması dışında kalan nedenlerden bahsediyorum... Çünkü bu kitabı okumamızın arkasında yatan en büyük nedenlerden birinin bizzat kitabın yazarı olması su götürmez bir gerçek... --------------------- Yoksulluk sınırı diye bir kavram var hayatımızda... Bana çok enteresan gelir bu kavram... Nedir yoksulluk sınırı? Bu sınırı geçince ne olur? Nasıl bir dünya vardır bu sınırın ötesinde? Kim neye göre çizmiştir bu sınırı ve kimler bu sınırın başında nöbet bekler, kaçakları içeri sokmamak için? Bu sınır, Meksika Sınırı gibi birşey olsa gerek... Bin bir zorlukla o sınırı geçen insancıklar, özgür bir dünyaya adım attıklarını sanırlar. Oysa içlerinden pek çoğu, özgür ama yoksul oldukları topraklardan, köle ve yoksul olacakları topraklara adım attıklarını yıllar sonra fark ederler... Özgür ve zengin dünya vaadi, tavşanın önünde sürüklenen ipe bağlı bir havuç gibidir. Tavşan havucu gördüğü müddetçe onun peşinden koşmaya devam edecektir. Ta ki fiziksel ve ruhsal olarak tükeneceği noktaya varıncaya kadar... İşte yoksulluk sınırı da bu müstakil durumun kurumsallaşmış halidir... Yoksulluk sınırını geçtiğimiz anda aslında başka bir yoksulluk sınırının içine girdiğimizi sonradan hayat tecrübeleri ile öğreniriz. Bize bunu öğreten,
İnsancıklarFyodor Dostoyevski · Can Yayınları · 202376,8bin okunma
mert.okur
👏🏻👏🏻👏🏻