Seni tanıdığımdan beri asla yakamı bırakmayacağını düşündüğüm bir vicdan azabı içindeyim ve sonsuza dek sustuğunu sandığım o eski seslerden beni yukarıya doğru iten fısıltılar duyuyorum. Bir rüya, hepsi bir rüya, hiçbir yere varmayan ve uyuyanı yattığı yerde bırakan bir rüya ama bilmeni isterim ki bu rüyaya sen ilham oldun. —Charles Dickens
Parçalarını tekrar bir araya getirdiğinde, parçalandığı zaman nasıl hissettiğini unutuyordu insan. İyileşen yaraların ilk açıldığında nasıl hissettirdiğini de. O yaraların nerede olduğunu az çok hatırlıyor, tazeyken nasıl sızladıklarını biliyor ama parmağını üzerine bastırıp “İşte, beni tam buradan incittin.” diyemiyordu. Acı zamanla dinecekti.