yazar sadece baskıcı bir devleti değil, insanların zihinlerinin nasıl kontrol altına alınabileceğini de gösteriyor. gerçeklerin değiştirilmesi, dilin kısıtlanması, sürekli gözetim altında olunması… bunlar özgürlüğü yok etmenin en güçlü yolları. insanlar korku ve baskıyla yaşadığında, gerçeği bilseler bile inanmayı bırakıyorlar. bence en ürkütücü tarafı da bu. yani özgürlük sadece bedenle ilgili değil, asıl mesele zihinsel özgürlük.
bugün düşündüğümüzde sosyal medyada, sokaklarda fikirlerimizi istediğimiz gibi ifade edemeyişimiz, her hareket ve işlemimizin kolaylıkla takibi, yasa ya da kural olmamasına karşın aynı düşüncede olunmadığı için yapılan linç kültürü… hepsiyle aslında hala benzer bir yerdeyiz. anlatılan dünya distopya olsa da, yaşadıklarımızla çok benzeşiyor.