#OkudumBitti
#RomaKulübü
#DemetAltınyeleklioğlu
#741Sayfa
741 sayfalık ama bir solukluk roman. Sustum Anne den sonra ikinci Demet Altınyeleklioğlu romanım ve yine büyük bir zevk…
Allecra kocasını Birinci Dünya Savaşına yollamış İtalyan bir öğrentmen kadındır. Bir gün Kont Sforza’dan sana burada çok ihtiyacımız var diye bir mektup alır. İlk askeri gemi ile İstanbul’a doğru yolculuğu başlamıştır.
Kendisini orada kocasının karşılayacağını umarken büyük bir hayal kırıklığına uğrar. Önce Sforza ile tanışır sonra neden çağırıldığını öğrenir. Kocası ise Antalya’ya İtalyan birlikleri ile göreve gitmiştir.
İstanbul’daki İtalyanların oluşturduğu Roma Kulübünün yeni ve oldukça alımlı, güzel üyesi Allecra olmuştur. Allecra İtalya için casusluk yapacak ve aldığı bilgileri Kont. Sforza’ya getirecektir. Yeri geldiğinde ise ondan aldığı bilgileri karşı tarafa iletecektir.
Bir yandan kocasını ararken bir yandan da sürekli davetlerde bot göstererek bilgi avındadır. Bu davetlerde Mustafa Kemal ile, Kamuran Bey ile itlaf devletlerinden bir sürü komutan, general ve üst düzey ile askerle tanışma karşılama fırsatı bulmuştur.
İngilizler baskıyı artırıp fiili işgale başlayınca Mustafa Kemal’in Anadolu’ya çıkışı kaçınılmaz olmuştur.
Kurgu ile tarihin harmanlandığı mükemmel bir eser olmuş. Bir yandan itilaf devletlerinin istanbuldaki şatafatlı hayatları bir yandan işgale uğramış Türk halkının sefalet içindeki diremiş çabaları.
İtalya’dan gelmiş bir yabancının bu durumu gözlemlemesi ve kendi tespitleri ile o günlerin bir de bu gözlerden değerlendirilmesi adına mükemmel bir kitap olmuş.
Allecranın ülkeye gelmesi burada kalması buraya yerleşmesi ve tam 7 sene sonra sabrının ödülünü alması kitabı ayrı bir anlamlı kılan nokta.
Bazı kısımlarda tasvirler ve betimlemeler uzatılmış gib gelse de
Roma KulübüDemet Altınyeleklioğlu · Artemis Yayınları · 2016114 okunma
#OkudumBitti
#GölgelerinKralı
#Jean-ChristopheGrange
#376Sayfa
Yapmamın çok muhtemel olduğu eleştirileri kitabın devamı olduğu ve bu eleştiri noktalarımın tamamını üstadın gidereceği düşüncesi ile saklı tutarak başlıyorum demiştim ilk kitap için ve haksızda çıkarmadı beni üstad serinin ilk kitabı Grange kalitesine göre biraz yavan bitse de nihayet akıllarda kalan bütün sorular cevabını buldu. Diğer bütün kitaplarından ayrı bir havadaydı yine. Eşcinsellik, AIDS salgını, dikdatörlük, esirlik, Avrupa, orta Afrika ve Arap coğrafyası… okuyucuyu bin bir türlü bilgiye donatan oldukla başarılı bir kurgu ile finalize edilmiş.
Hela katili ölmüş, gey kanserinin AIDS olduğu tespit edilmiş görüntüde her şey bitmiş gibi görünse de Swift’in aklına yatmayan noktalar hiç gitmemiştir.
3.5 yıl geçmesine rağmen dosyadan aklını alamayan Swift, Heidi’nin Fas’tan gelen telefonu ile iyice şüphelerini pekiştirir. Federico’nun ev sahibi olan Corocco AIDS hastalığı teşhisi konmasından kısa bir süre sonra Fas’ta tıpkı 3.5 sene önceki kurbanlar gibi öldürülür.
Swift soluğu Segur ile birlikte Fas’ta alır. Parçalara ayrılmış vücut, ağızda yakılmış kauçuk ve akasya dikenleri… kabus kaldığı yerden devam etmektedir.
Fas’ta araştırmalara devam eden Swift Segur’dan Federico’nun alyansını alır ve içinde yazan isim “ Güneşsiz”dir. Katilimiz güneşsiz️Güneşsizi takip ederken elinden kaçıdan Swift ve ekibi dağılma kararı alır. Swift Paris’e dönerken Heidi ve Segur Afrika’ya gönüllü doktor olarak gitmişlerdir. 6 ay sonra orta Afrika’nın ortasında parçalanarak öldürülmüş bir ceset daha bulunur. Yine olay yerine gelen Swift bu defa bir şey fark eder. Cesetin yanında taşa kazınmış bir kelime. Güneşsiz️
Paris’in sokaklarında başlayan vahşice bir cinayet Fas, Cezayir, orta Afrika ve en nihayetinde her
Gölgelerin KralıJean-Christophe Grangé · Doğan Kitap Yayınları · 2025817 okunma