Seviyordum Sizi
Seviyordum sizi ve bu aşk belki İçimde sönmedi bütünüyle. Fakat üzmesin sizi artık bu sevgi İstemem üzülmenizi hiçbir şeyle. Sessizce, umutsuzca seviyordum sizi. Bazen çekingenlik, bazen kıskançlıkla üzgün. Bu öyle içten, öyle candan bir sevgiydi ki Dilerim bir başkasınca da böyle sevilin. Aleksandr Sergeyeviç PUŞKİN
Tutkularım bitti. Düşlerimden de soğudum. Sade çilem kaldı bana, Kalbimdeki boşluğun meyvası - Aleksandr Puşkin
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Ne papağan gibi başkalarının sözünü taklit et, ne de bülbül gibi boşuna şakı. Aleksandr Sergeyeviç Puşkin
1000Kitap
PUŞKİN HAKKINDA GİZLİ ANEKDOTLAR (1917’de Tiflis’te basılan, “bugüne dek hiç yayımlanmamış” devrim öncesi derlemeden) 1917 yılında Tiflis’te (bugünkü Tiflis, o zamanlar çay bahçeleri, şarap ve bitmek bilmeyen sohbetlerle dolu bir şehirdi) Z. V. Vazarin adında biri, Aleksandr Sergeyeviç Puşkin hakkında kısa kısa hikâyeler topladı ve küçük bir kitapçık olarak bastı. Söylenene göre bu hikâyelerden bazıları, dilden dile o kadar çok dolaştı ki her biri bir Gürcü bilgesinin sakalı uzunluğunda rivayete büründü. Aşağıda üç anekdot, biraz taranmış, biraz ütülenmiş hâliyle. 1. Hatıra Olarak Ne Hediye Edilir? Bir hanım, Puşkin’e sorar: — Söyleyin Allah aşkına, Aleksandr Sergeyeviç, size hatıra olarak ne hediye edeyim? — Benim hediyeyle birlikte sizi de hatırlamamı istiyorsanız, — der şair — bana bir maymun hediye edin! Puşkin, hediyelerde fiyattan çok, akşam yemeklerinde anlatılacak hikâye çıkmasına önem veren bir adamdı. Maymun fikri, ince bir iltifattır: hediyeyi veren kişi, her gülümsemede hatırlanacaktır. 2. Kedi ve Cep Puşkin ayrı bir odada bir hanımla baş başa oturuyordur. Kadın onunla konuşurken bir yandan da kediyle oynuyor, onu okşuyordur. — Biliyor musunuz, Aleksandr Sergeyeviç, — der kadın — bu kedi beni sizden daha çok seviyor! — Bu çok doğal, — der Puşkin, gözünü bile kırpmadan — O, cebi ve cüzdanı olmayan biri çünkü. Şairin iması kahveden sonra içilen Türk kahvesinin telvesi kadar açık. Kedinin sevgisi çıkarsız; oysa cebi ve cüzdanı olan bir erkeğin biraz daha mesafeli durması için her zaman bir sebep vardır. 3. Güzel Karı; Cennet, Cehennem ve Araf Bir gün Puşkin’e, güzel bir karının neye benzediğini sorarlar.
Puşkin bu sözleri, 19 Ekim 1836'da Pyotr Yakovleviç Çaadayev'e yazdığı bir mektuptan alınmıştır. Şair, bu mektubu, Çaadayev'in Rusya'nın tarihsel yolunu ve rolünü eleştirdiği ünlü "Felsefi Mektup"una yanıt olarak kaleme almıştır. Mektubun orijinali Fransızca yazılmıştır. Bu metin, Çaadayev ile yapılan entelektüel tartışmanın bir parçasıdır. Bana gönderdiğiniz broşür için teşekkür ederim. Tercüme edilip basılmasına çok şaşırmış olsam da, onu yeniden okumaktan keyif aldım. Çeviriden memnun kaldım: içinde orijinalin enerjisi ve rahatlığı korunmuş. Fikirlere gelince, birçok konuda sizinle aynı fikirde olmadığımı biliyorsunuz. Hiç şüphe yok ki, (kiliselerin) bölünme(si) bizi Avrupa'nın geri kalanından ayırdı ve onu sarsan büyük olayların hiçbirine katılmadık, ancak bizim kendi özel kaderimiz vardı. Moğol istilasını engin topraklarıyla yutan Rusya'dır. Tatarlar, batı sınırlarımızı geçmeye ve bizi artçı birlik olarak bırakmaya cesaret edemediler. Çöllerine geri çekildiler ve Hristiyan medeniyeti kurtuldu. Bu amaca ulaşmak için, bizi Hristiyan bırakan, ancak Hristiyan dünyasına tamamen yabancı kılan, tamamen özel bir varoluş sürdürmek zorundaydık; öyle ki, bizim şehadetimizle Katolik Avrupa'nın enerjik gelişimi tüm engellerden kurtulmuş oldu... Çevremde gördüğüm her şeye hayran olmaktan uzağım; bir yazar olarak üzülüyorum, pek çok şey bana tiksinti veriyor, ama şerefim üzerine yemin ederim ki – dünyada hiçbir şey için vatanımı değiştirmek ya da atalarımızın, Tanrı'nın bize bahşettiği gibi olan tarihinden başka bir tarihe sahip olmak istemezdim.
"Aşk, bir kişiyle felaket, iki kişiyle saadet, üç kişiyle cinayettir! Aşksız hayat ise tam bir sefalettir." - Aleksandr Puşkin