ade

ade
@qofthebees
arılar ve arısızlar ile bir yolun çiçeklerini suluyorum ayrıca uzun bir aradan sonra tekrar kitapların içine dalıp yüzeye çıkmamaya çalışıyorum, burada her şey benim ve her şey benimledir!
Bizim gibi bugün istibdadın acı şerbetlerini içenler, yakın zamanda en tatlı Hürriyet şerbetleri içeceklerdir.
Alıntı
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Böyle zamanlarda insan, yüreğini, aklını, hatta şuuraltını birileri hep gözetliyor gibi tedirginlik duyar. Bir çeşit çıplak kalmamın utancıyla bunalır. Acaba hepimizi olduğumuzdan biraz daha aptal, biraz daha hırçın yapan, yaşadığımız bu karanlık günler mi?
Alıntı
Bir zaman, volta vuranlara baktı. Hepsinin kendi dertleriyle baş başa oldukları, kalabalıkta tek tek yasadıkları belliydi. Dışarda da bunun böyle olup olmadığını düşündü. Galiba dışarda da, hele milletlerin milletçe acı çektikleri sıralarda, insanlar hem yapayalnızdılar hem de öteki yalnızlar tarafından sürekli olarak itilip kakılıyorlardı.
Alıntı
'Halk' deyip geçiyoruz. 'Halk' dediğimiz şey, sanki bir kalıptan çıkıyormuş gibi... Halkları meydana getiren kişilerin ruhlarındaki ayrıntıları tanımak lazım... Bu da ancak halkın çeşitli grupları içinde yaşamakla elde edilebilir."
Alıntı
Uzaktan bir dilenci sesi duyuldu. Seste rezil bir yalvarma vardı. Kulak verdi. Süleymaniye Camii’nin minarelerinden, “Hayyalel felah! Hayyalel felah!” diye bağırıyorlar. Yani “Hadi felaha!” “Felah”’ın Türkçesi “kurtuluş”. Esir bir şehirde insanları secde ederek kurtuluşa çağırmak pek uygun mu düşüyor ne? Gözleri kapanırken, “Uykunun da bir çeşit kurtuluş sayıldığı zamanlara lanet oldun!” dedi.
Alıntı