Kendinde seyyah!
Evrende okur!
Kozmik denizde dalgıç!
“Edindiğin bilgiler, giysilerine benzememeli; sen yıkanırken akıp gitmemeli.” el-Biruni
Mühim olan sadece bilmek değil, aynı zamanda yapmaktır.
İnsan, kendisinden beklenen görevi yerine getirebilmesi için maddi ve manevi açıdan pek çok yetenekle donatılmıştır. Ancak o, birtakım eksikliklerden münezzeh, kusursuz bir varlık da değildir. Onun manevi yapısında, faziletlerin yanı sıra bazı olumsuz eğilimler de mevcuttur. İnsanın sahip olduğu bu eğilim ve zafiyetler aynı zamanda onun halife olarak gönderildigi dünya hayatnda var olabilmesinin de en güçlü vesileleri olup insan yaşamının sağlıklı bir şekilde devamına dair derin hikmetler taşır. Örneğin, insanın yemesi, içmesi ve üremesi gibi hayati faliyetlerini düzenleyen duygular, insanın biyolojik yaşamının sağlıklı bir şekilde sürmesi için zorunludur. Fakat bu duygular, bir inşa sisteminin içinde kendilerine belirli ahlaki değerler atfedilmediği takdirde insanı kötülüğe sevk eden ve onu, yaratılışının hedefinden uzaklaştıran bir özelliğe bürünebilir. Dolayısıyla insanın bu tür duyguları, ahlaki değerler üzerinden inşa edilmeye muhtaç bir yapı sergilemektedir.
İnsanın fıtrat üzere yaratılmasının sonuçlarından bir diğeri de insanın güzelliğe olan meylidir. Çünkü insan -Kur'an'da da ifade edildiği gibi- Allah'ın maddi ve manevi bakımdan en güzel şekilde yarattığı bir estetik abidesidir. Güzel ses, renk ve şekillere karşı hissedilen estetik eğilim; medeni olsun ilkel olsun, akıllı olsun deli olsun her insanda gözlemlenen fıtri bir olgudur. İlk insanların mağara duvarlarına çizdikleri çeşitli şekiller, delilerin müzikle tedaviye verdikleri olumlu tepkiler hep bu eğilimin yansımalarıdır. Estetiğe karşı bu fıtri eğilim, insanın, kainata ilmek ilmek işlenmis olan cemal ve kemalden hareketle bunların yaratıcısı olan Allah'a ulaşması konusunda insana rehberlik eder ve insanı sanattan sanatkâra ulaştırır.
"İnsan cahili olduğu, bilmediği şeye düşman oluyor. Tarihini bilmeyen, tarihi kendine anlatıldığı şekliyle çarpıtılmış olarak okuyan kitleler, kardeşlerinden uzaklaşırken düşmanlarıyla aynı çuvala giriyor. Böyle insanları yönlendirmek de oldukça kolay oluyor."