Muhammed Ali Büke

Muhammed Ali Büke
@qullu_
@muhammedalibuke
Student
Vilnius University
Lithuania / Turkiye
12 okur puanı
Ocak 2026 tarihinde katıldı
Puan vermedi·494 syf.··
2026 11. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 26 Nisan 2026 07:26
Bir film tadı bıraktı ağzımızda kıtabın bitişi. Her an farklı bir şey olabilir, başka bir şey çıkabilir durumuyla okuduğum bu kitap bugün an itibari ile bitti. 1789 Fransız İhtilali ile halkın hükümete karşı olan ayaklanması sonucunda İngiltere ve Fransa devletleri arasında sıkışıp kalan insanları anlatan bir süreçtir. İhtilalin getirdiği hukuk ve yasa değişiklikleri; eski devlete bağlı olan insanları sanki ekmek dilimliyormuşçasına insan öldürdüler. Doktorumuzun kızı adına ilan-ı aşk yapan Darnay, zaman geçtikten sonra evlenir ama unutulmaması gereken şey şudur ki; Sydney adlı karakterimiz Darnay ilanı-ı aşkından sonra aynı kelimeleri Doktor Manette sarfetmiş ve olumsuz sonuç almıştır çünkü Mannet, Darnay kızını vereceğini söz vermişti. İşte bu yüzdendir ki ; Sydney ulaşamadığı hedefi Darnay'in hayatını kurtararak yapmış gibi görünmekte çünkü hale Lucie'yi derinden bir aşk duymaktadır. Gaddarca, lazimce, umursamazlık sıfatlarıyla yüklediğim Madame Defarge insanlığın nefret ve kiskanç duygularını içeren bir karakter. Öyledir ki yapacağı herhangi bir hareket masum bir insanın -özellikle o dönemki Fransa- hayatını kolay bir şekilde alabilir çünkü halk ayaklanmasında kadınların payı olmasında en önemli öncülerden biridir kendisi. Kitabın başında bizlere Fransız İhtilalinden öncesini, anını ve Darnay'in yaşayacak olan hikayesi anlatılıyor. Kitap bir yere kadar sizleri sıkacak olsa da Sydney'in yapmış olduğu özverili davranışı görmek aslında kitabın sizler üzerinde etki bıraktığını görmesini sağlayacaktır. Ve bu yüzdendir ki bu incelemeyi paylaşıyorum.
İki Şehrin HikâyesiCharles Dickens · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202376,5bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Puan vermedi·292 syf.··
2026 10. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 14 Nisan 2026 07:56
Psikoloji kitabının çok ta tesirini hissetmediğim, Hristiyan dinini iç içe yaşayacağınız bir otobiyografi kitabıdır. Kitaptan psikoloji olarak beklentinizi düşürmenizi öneririm okumadan önceki okurken bir insanın hayatındaki seçimlerin bilinçdışına ve hayatına etkisini görebilirsiniz. İnsanlar olarak kendi benliğimizde ürettiğimiz ve yapımızda var olan fikir ve yapıları belli bir düzeyde hayata geçirmek için yaşıyoruz. En basitinden - İnsan yemek ister, aklına yumurta gelir ve yapar. - Bunlar genel olarak otomatik eylemler olduğu için nerde yanlış yaptığını bilse bile bir dahaki seferinde deneyip doğru tuttursa, o önceki yanlış yaptığını unutacak. Bu da psikolojik olarak başkalarının fikirlerini bizim hayatımızı rayına koymada etkisini gözlemleyebiliriz. Burada sıkıntı olan şey şu; İnsanın içi zaten biliyor onu yapmaması gerektiğini ama sanki başka birisine ihtiyacımız var gibi hissediyoruz. Burada insanın egosu önüne çıkmakta bence. Bende bu olmaz, şu olmaz diyerek içine attığı şeylerin günün birinde nüksetmesi böyle düşünen biri için takdire şayen bir durum değildir. Durum aslında bizde başlıyor bizde bitiyor, bütün her şeyi bilmemize rağmen akıl bilmesine rağmen vücut ile aynı tepkiyi vermiyor
Anılar, Düşler, DüşüncelerCarl Gustav Jung · Can Yayınları · 20131,464 okunma
5/10
·112 syf.··
2026 9. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 06 Nisan 2026 10:46
Hem incelemelere hem de farklı bakış açılarını karşılaştırıp, benim kitaptan aldığım özverili zaman çok fazla olmadığını kanaat getirdiğimi söyleyebilirim. Kitabın içine giremediğimden mi yoksa hemen bitsin başka bir kitaba geçeyim gibi bir düşünce olduğumu düşünmekteyim. Hikayesi beni çok içine almadı. Sanki normal bir modern Türk klasiği gibi geldi. Parası olmayan başkarakterimizin annesini yaşlılar yurduna verip, öldükten sonra onun arkasında ağlamaması normal karşılanmamasını ben normal karşılıyorum ama olabilecek bir ihtimal dahilinde olan ağlamaması göz önüne alınması gerekir çünkü ; anne kutsaldır. Onun varlığını bizi var olmamızı sağlar. Benim düşünceme göre (Allah kimseye yaşatmasın) annesini gözden çıkaran bir insan zaten ölümünü de göz önüne almıştır. Bu da zaten az çokta olsa ağlamak eyleminin önüne geçiyor çünkü beklenen bir şeyin gerçekleşmesi "erkekler" özelinden bir duygu bütünlüğünün önüne engel koyuyor. İnsanlarla olan ilişkileri güçlü olan insanlar, bu durumu yaşamış veya görmüş insanlarla bir masada oturmuşlardır ve az çok zihniyet yapıları birbiriyle aynıdır bu insanların. O yüzden insanların yaptıkları ana eylemin dışında (Bu kitap için) kalan eylemleri gözden geçirirken hayatından geçmiş olayları ve yaşanmışlıklar göz önüne alınmalı. İnsanları bir bakış açısından hüküm verip, onu hemen ölüme göndermek mantık işi değildir. Kendini koruyan bir adamın saldıranı öldürmesi nefsi müdafaadır. Sonuç olarak ; kitap beni kendine sardıracak kelime bütünlüğüne erişmediği söyleyebilirim. Kendi açımdan bu kitabın okunmasında bir vakit kaybı gördüğümü söyleyebilirim ama okuyacaklara saygım sonsuzdur.
YabancıAlbert Camus · Can Yayınları · 2025137,2bin okunma
"**Ben bir İnsandım**"
10/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2026 8. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 03 Nisan 2026 16:19
Başlıkta yer alan ifade kitabın sonunda anlam kazanmaya başlıyor. En başta bunun bir sadece cümleden ibare olduğunu anımsayabilir ve kitaba öyle devam edebilirsiniz. Babama her sosyal medyada yer alan videolar veya yazıları okuyup, gösterdiğimde bana "Bunun kaynağına baktın mı? , Her izlediğine değil okuma yapman gerekiyor bir şeyleri idrak edip, analizleyebilmen için." Bu cümleler yaşımın alıp, gitmesiyle daha da önem kazandığı zamanlarda, okuduğum bu kitabın etkisi, beni daha da bu yöndeki tasdik duygumu arttırdığı söyleyemek boynumun borcudur. Bir aşk veya bir duygusal bağlanma olarak bakmadım kitaba. İnsanları neler çektiğini ve bunlarla nasıl baş ettiğini idrak ve analizlemek istedim. Bunun sonucunda bu kadar erdemli ve karakterli bir duruş sergilemesi, biz insanları derinden vuran bir duruma sürüklüyor.
HuzursuzlukZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 2017117,6bin okunma
7/10
·346 syf.··
2026 6. kitabı
·
40 günde okudu
·
Okunma: 24 Mart 2026 17:28
Kitap okumak eylemine ciddi olarak ilk başladığımda hayatımdaki yaşanmışlıkları az biraz kafamdan atmak için başladığımı hatırlıyorum. Hayata olan bakış açımın genişlemesinin sebebini az çokta olsa okuduğum kitaplardaki ana karakterlerin yaşanmışlıklarına verebilirim. Her roman kitabının bitişindeki duygu ve düşünce yoğunluğu diğer bir kitabın içine girmemi engellemekte. Bunu bahsetmemin nedeni hayatımda ilk defa kişisel gelişim kitabı okumamdır ve bundan asla pişmanlık duymadım iyi ki böyle bir şey deneyimlemişim. Peki neden kişisel kitabı okumaya karar verdim? Film kültürüm biraz geniş olduğunu az çok söylebilirim, yani her türlü film türünü izlemeye yatkınlığım bulunmakta ve çok nadir sıkılır, bırakırım. Bu özellik belki de kitapta vardır diye bir denemede bulunmak istedim fakat benlik olmadığına karar vermiş bulunmaktayım. Peki neden benlik değil? İçinde yazan her bir bilgiyi hayatına geçirmediğin sürece o kitap sadece kağıttan ibaret olmakta benim için. Orda ki yazan her bilgi ve yaşanmışlıklar bizim beynimizdeki hareket mekanizmasını çok kısa bir süreliğine dopamin salgılatıp, kafamızda harekete geçirmek istediğimiz alışkanlığa vesile olmasını sağlıyor sadece. Evet, tabiiki de dopamin salgısı bir şeylere başlamamızda etkili bir yapı, fakat hayatımızın her noktasında anlık dopamin salgısını sağlatıp harekete geçmediğimiz sürece o okuduğunuz kişisel kitaplar, izlediğiniz motivasyon videolar ne anlama geldiğini bir düşünmenizi isterim. Bu noktada benim tavsiyem şudur ki hayattan neyden zevk alıyorsanız ondan dopamin salgınızı üretin. Koşmak mı istiyorsanız, 15 dakika hafif tempo koşmak, aklınızda yapsam mı, yapmasam mı düşüncesinin yerine iyi ki yapmışım belki de yapmasaydım diyebilirsiniz ama yaptınız. Birisiyle konuşmak
Atomik AlışkanlıklarJames Clear · Pegasus Yayınları · 202221,2bin okunma