Gürkan

geçmiş, anlar, anı yaşamak ve kaçırılan zamanın izleri
Puan vermedi·80 syf.··
2024 17. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 02 Aralık 2024 23:04
Geçmişe Yolculuk , beni hem geçmişin hem de bugünün kıymetini düşünmeye iten bir kitap oldu. zweig, bir aşk hikâyesi anlatıyor gibi görünse de aslında zamanın ve anların değerine dair derin bir mesaj veriyor. hissettiğimiz duyguları o an yaşamamız gerektiğini, o anın kıymetini bilmemiz gerektiğini anlatıyor. hikâyedeki iki sevgilinin kavuşma hayaliyle yaşarken, geçen yılların duygularını nasıl değiştirdiğini görmek, insanı ister istemez şu soruyu sorduruyor: “acaba geçmişte yaşadığımız mı yoksa anı yaşayamadığımız mı bizi kaybettiriyor?” bu soruya yanıt vermeye çalışırken haliyle sorgulamaya başlıyorsunuz :) zweig’in sade ama dokunaklı anlatımı sayesinde, karakterlerin özlemi ve hayal kırıklığı derinden hissediliyor. ben okurken karakterlerin hissettiklerini an ve an yaşadım açıkçası. anı kaçırmanın pişmanlığı, hayallerin eskisi gibi canlı kalamaması ve savaşın yıprattığı hayatlar…her satır, anların nasıl kıymetli olduğunu ve onları yaşarken tutabilmenin ne kadar zor olduğunu hatırlatıyor. kısaca özetlemem gerekirse, “geçmişe yolculuk sadece bir hikâye değil; kendimizi sorgulatacak, anı kaçırmadan yaşamaya dair farkındalık yaratacak bir ders gibiydi. Stefan Zweig , birkaç sayfada yine insan ruhunu derinlemesine çözmeyi başarmış. eğer kendinizle ve geçmişinizle yüzleşmeye hazırsanız, mutlaka okumalısınız, sevgiler Gürkan
Alıntı
Geçmişe YolculukStefan Zweig · Martı Yayınları · 201833,6bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·78 syf.··
2024 16. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 28 Kasım 2024 23:43
Stefan Zweig ‘ın Korku adlı kitabını okurken, insan psikolojisinin derinliklerine doğru bir yolculuğa çıktığımı hissettim. zweig, kısa ama yoğun anlatımıyla beni sarsmayı başardı. hikaye, sadakat, ahlak ve suçluluk duyguları üzerinden ilerlerken, insanın kendi iç dünyasında ne kadar karmaşık bir varlık olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor kitabın ana karakteri irene wagner, sosyal statü, lüks bir yaşam ve toplumda saygın bir konuma sahip olmasına rağmen bir hata yapar: eşini aldatır. bu yanlış seçimle başlayan hikaye, irene’nin içine düştüğü suçluluk ve korku duygularıyla giderek daha gerilimli bir hale gelir. zweig, irene’nin yaşadığı içsel çöküşü o kadar güçlü ve gerçekçi bir şekilde aktarıyor ki, kendimi onun yerine koyup aynı duyguları hissettim. özellikle, irene’nin korkunun pençesinde kıvranırken yaşadığı paranoya ve her şeyin kontrolünü kaybetme korkusu, kitabın en etkileyici yönlerinden biriydi zweig’in kalemi, insan ruhunun en karanlık yönlerini ortaya çıkarırken son derece incelikli hissettiriyor. onun sade ama bir o kadar da çarpıcı üslubu, okurken beni kitaba daha da bağladı. her satırda, insanın vicdanıyla yüzleşmesinin ne kadar kaçınılmaz bir durum olduğunu bir kez daha gördüm. korku’yu yalnızca bir hikaye olarak okumak mümkün değil; bu kitap aynı zamanda kendi iç dünyamıza dönüp, vicdanımızı sorgulamamıza sebep oluyor. zweig, okuyucusunu rahatsız etmeyi, onları rahat olduğu alanın dışına çıkarmayı çok iyi biliyor. eğer psikolojik çözümlemelerle dolu, derin bir hikaye arıyorsanız ve insanın kendisiyle olan mücadelesine dair güçlü bir eser okumak istiyorsanız, korku tam size göre. bu kitap, yalnızca bir hikaye değil, bir insanın ne kadar zayıf, bir o kadar da güçlü olabileceğinin bir portresi. zweig, yine beklentilerimin ötesine geçerek beni
Alıntı
KorkuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Yayınları · 2022125bin okunma
ölümsüz aşk, cesur olmak ve anı yaşamaktan vazgeçmemek…
Puan vermedi·64 syf.··
2024 15. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 22 Kasım 2024 01:44
Stefan Zweig ‘in bu kitabında “ölümsüz aşk” kavramının ne anlama geldiğini, neden cesur olmamızı ve neden anı yaşamaktan kormamak gerektiğini anlatıyor. hani her zaman birini çok sevdiğimizi söyler ve sonsuza dek sürmesini isteriz ya…hani birine dönüp; seni sonsuza dek seveceğim deriz ya…ve aslında bu “tamamen” en saf duygularımızdan beslenir ya…bu kitap ölümsüz bir aşkın müthiş yansımasına sahip. aşk’a bakış açınızı değiştirebileceği gibi, 1 saniye sonra ne olacağını bilmediğimiz bu hayatta cesur olmamız gerektiğini de gösteriyor aşkın bir diğer tanımı duyguları harekete geçiren değil miydi? yani tek taraflı da birine karşı aşık olabilir, aşkınızı iliklerinize kadar yaşayabilir ve hatta bunu ölümsüz aşk olarak sonsuzluğa uğurlayabilirsiniz Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu , sadece bir aşk hikayesini değil; insanın hayatta duygularıyla nasıl mücadele ettiğini ve bir anıyı ya da duyguyu nasıl ölümsüzleştirebileceğini anlatıyor. okudukça hem aşk hakkında hem de aslında cesur olmanın ve duygularımızı yaşamaktan korkmamanın ne kadar önemli olduğunu bir kez daha fark ettim. zweig’in bu hikayesi, aşkın ne kadar büyük bir güce sahip olduğunu ve hayatın anlamını çoğu zaman o duyguların içinde bulduğumuzu çok güzel bir şekilde hatırlatıyor. okumadan geçmeyin…
Alıntı
Bilinmeyen Bir Kadının MektubuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022266,6bin okunma
gerçekten seviyor mu?
Puan vermedi·128 syf.··
2024 2. kitabı
"Bize çiçekleri sevdiğini söyleyen bir kadının, çiçekleri sulamayı unuttuğunu görürsek, onun çiçek 'sevgisi 'ne inanmayız. Sevgi, sevdiğimiz şeyin büyümesi ve yaşaması için gösterdiğimiz 'etken ilgi'dir." muhtemelen bu kitabı okuma sebeplerinizden biri de bu söz. ancak kitap içerisinde bu sözden yola çıkıp ele alacağınız çok fazla bilgi var. gerçekten seviyor muydunuz? yoksa sevdiğinizi mi sanıyordunuz? bu sorulara yanıt vereceğiniz müthiş bir kitap. okuyun, okutun. okuduktan sonra sevgi ve aşka dair bakış açınız değişecektir.
Alıntı
Sevme SanatıErich Fromm · Altın Post Yayıncılık · 20127,8bin okunma