Kimi kez çalışan insanların tembel insanlara duyduğu tiksintiyle nefret ettiler ondan. Kimi kez de tembelliğine imrendiler. Ama daha çok, acıdılar ona; her şeyi böylesine yüzüne gözüne bulaştırdığı için. Ama hiç kimse onun aslında çok mutlu olduğunu anlayamadı.
"Yaşama ve üreme savaşının yanı sıra, insanoğlunun en çok istediği şey, geriye kendisinden bir iz bırakmaktır. Kendisinin gerçekten var olmuş olduğunun bir kanıtını bırakmak istiyordur belki. Bu kanıtı bir tahta üzerine, bir taş üzerine ya da başka insanların yaşantıları üzerine bırakır. Bu derin istek herkeste vardır. Tuvalet duvarlarına ayıp kelimeler yazan çocuktan, kendi imajını insan soyunun zihnine kazıyan Buda'ya kadar. Yaşam öyle gerçekdışı bir şey ki! Bence biz, var olduğumuz konusunda ciddi kuşkular duyuyoruz ve bunu kanıtlamaya kalkıyoruz."
"Yeryüzünde yürüyen ve soluk alan yaratıklar arasında
İnsandan daha güçsüz bir varlık beslemez toprak ana.
Tanrılar ona sağlığını ve mutluluğunu bağışlar,
O da, artık benim başıma hiçbir dert gelmez, der,
Ama mutlu tanrılar ona acılardan pay verince de,
Dayanamaz, nedir der, bu benim başıma gelen,
....."