Yazar Dedikoduları 1- J. R. R Tolkien
Seelamm! Bu gün beraber yeni bir seriye başlıyoruz. Konumuz, yazar dedikoduları. "Yazar Dedikoduları" serimizin ilk konuğu elbette ki favori yazarım olan, Orta Dünya'nın yaratıcısı, dillere destan J. R. R. Tolkien . Onun adını duyduğunuzda aklınıza hemen Yüzüklerin Efendisi, hobbitler, elfler ve o büyülü dillerin karmaşık yapısı geliyor olabilir. Ancak bu efsanevi profesör, yarattığı dünyanın gölgesinde kalmış, en az eserleri kadar ilgi çekici bir kişisel yaşama sahipti. Bugün, o cübbeli, pipolu, ciddi Oxford profesörünün ardındaki insana odaklanacağız. Hayatını değiştiren yasak aşk hikayesi, onu eserlerine ilham veren mitolojiye nasıl yönlendirdi? Efsanevi Beren ile Luthien aşkının arkasındaki gerçek hayat hikayesi neydi? Ve en önemlisi: Yakın arkadaşı, yazar C. S. Lewis ile aralarındaki o meşhur gerginlikler ve derin inanç tartışmaları nelerdi? Bu konu üzerinde özellikle titizlikle çalıştım çünkü yanlış bilgiler orada burada gezinip duruyor. İkisinin de haklı veya hakız olmadığını bu iletide anlayacaksınız! Kılıçları, yüzükleri ve haritaları bir kenara bırakın. Çünkü bugün, Tolkien'in evine, dostluklarına ve kalbinin en gizli köşelerine bir göz atıyoruz. Dedikodu başlıyor! Ama öncesinde: Tolkien Kimdir? Profesör John Ronald Reuel Tolkien, 1892'de Güney Afrika'da doğdu ancak çocukluğunun büyük bir kısmını İngiltere'de geçirdi. Edebi dehasının temelleri bu dönemde atıldı. Oxford Üniversitesi'nde öğrenim gördü ve kısa sürede filolojiye (dillerin tarihsel gelişimi) olan olağanüstü yeteneğiyle dikkat çekti. I. Dünya Savaşı'nda cephede görev aldıktan sonra akademik kariyerine yoğunlaştı. Tolkien, 1925'ten emekli olduğu 1959 yılına kadar Oxford'da Anglo-Sakson ve İngiliz Dili ve Edebiyatı profesörlüğü yaptı. Bu kariyer, ona Orta Dünya'yı ve onun dillerini (Quenya ve Sindarin gibi)
Edebiyat
American Book Review dergisi, 100 romanın başlangıç cümlesi
Bütün yazarların korkularındandır başlangıç cümleleri. En iyisini yakaladığınızda, gerisi kolay gelir. Yoksa sorun bitmez. 1. Bana İsmail deyin. —Herman Melville, Moby-Dick (1851) 2. Evrensel olarak kabul görmüş bir gerçektir ki, iyi bir servete sahip bekar bir erkeğin mutlaka bir eşe ihtiyacı vardır. —Jane Austen, Gurur ve Önyargı (1813) 3. Gökyüzünden bir çığlık yükseliyor. —Thomas Pynchon, Gravity's Rainbow- Yerçekiminin Gökkuşağı(1973) 4. Yıllar sonra, idam mangasının karşısına dikildiğinde, Albay Aureliano Buendía, babasının onu buzu keşfetmeye götürdüğü o uzak öğleden sonrasını hatırlayacaktı. —Gabriel García Márquez, Yüzyıllık Yalnızlık (1967; çev. Gregory Rabassa) 5. Lolita, hayatımın ışığı, kasıklarımın ateşi. —Vladimir Nabokov, Lolita (1955) 6. Mutlu aileler birbirine benzer; her mutsuz ailenin ise kendine özgü bir mutsuzluğu vardır. —Leo Tolstoy, Anna Karenina (1877; çev. Constance Garnett) 7. Eve ve Adam'ın yanından geçen nehir akıntısı, kıyıdan körfezin kıvrımına kadar, bizi Howth Kalesi ve çevresine rahat bir dolaşım yoluyla geri getiriyor. —James Joyce, Finnegans Wake- Finneganın Vahı (1939) 8. Nisan ayının parlak ve soğuk bir günüydü ve saatler on üçü vuruyordu. —George Orwell, 1984 (1949) 9. Zamanların en iyisiydi, zamanların en kötüsüydü, hem bilgelik çağıydı, hem aptallık çağıydı, hem inanç çağıydı, hem de kuşku çağıydı, Aydınlık mevsimiydi, Karanlık mevsimiydi, hem umut baharıydı, hem de umutsuzluk kışıydı. —Charles Dickens, İki Şehrin Hikayesi (1859)
Kitap Simyacıları