10/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2026 6. kitabı
·
32 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 00:50
insan, varoluşsal kaygılarıyla mücadele ederken "geçilmesi gereken kapılar" tasarlıyor; ancak yolun sonunda dönüp baktığında bu kapıların hiçbir zaman var olmadığını fark ediyor. Eger bir kapı yoksa, aslında bizi sınırlayan da yoktur. Bireyin kendi varoluşunu keşfetmesinin önündeki en büyük engel, çoğu zaman kendi zihninde yarattığı hayali duvarlar ve kapılar oluyor. Laing ile üniversitede dersimize konuk olan değerli bir hocamız sayesinde tanıştım. Kitap, bence kolay okunacak bir eser değil; her sayfası psikolojik derinlikle dolu. Laing kitabında, insan ilişkilerindeki paradoksları, Iletişimdeki çelişkileri ve "düğümler"i ustalıkla ele alıyor. Laing'in dili kısa, çarpıcı ve düşündürücü; okurken hem psikolojik hem de felsefi bir yolculuğa çıkıyorsunuz.
DüğümlerR. D. Laing · Metis Yayınları · 2017271 okunma
9/10
·179 syf.··
2026 15. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 05 Nisan 2026 19:29
Psikiyatrist ve yazar Ronald David Laing’in, “yarı ölü bedenler, kafadan ayrılmış kalp” sözleriyle tasvir ettiği hal ve “zemini kayan, temelleri sarsılan, karanlık bir çağ” olarak da adlandırdığı bu hayatta, tutunabilmenin yolunun içe dönmekten geçtiğini, insanın kendi iç ışığını arayıp bulması, köklerini hatırlayıp onları kucaklaması gerektiğini, “normal ve uyum” diye adlandırdığımız ve bize dayatılan birçok şeyin bizi özümüzden uzaklaştırdığını her satırında sarsıcı bir gerçeklik ve bilgelikle dile getiriyor. Bu kıymetli eserin dili için çok sade ve kolay diyemeyeceğim. Biraz zorlayabilir. Ancak psikolojiye, insanın iç dünyasına, sosyolojiye ilgi duyan, kendini ve başkalarını anlamaya çalışanlar için tavsiye edebilirim. Beni oldukça düşündürdü, etkiledi. Not edip ara ara bakmak isteyeceğim bir ton:) bölüm oldu, hasılıkelam sevdim. Yazarın, kitabın son bölümlerine yaklaşırken yazdığı şu sözler ise konunun özü ve bir umut ışığı niteliğinde: “Pınar kendisini daha kurutmamıştır. Beden hala ışık saçmaktadır, ışık daha sönmemiştir, kaynak hala coşmaktadır, ırmak hala akmaktadır. Bizle O’nun arasında elli fit sağlam, beton gibi bir örtü vardır.” Bahsedilen o pınara kurumadan ulaşabilmek, hakikati örten bilcümle örtülerden kurtulup ışığa sönmeden kavuşmak dileğiyle. Verimli okumalar!
Psikoloji
Yaşantının PolitikasıR. D. Laing · Vadi Yayınları · 202287 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Puan vermedi·272 syf.··
2026 15. kitabı
·
46 günde okudu
·
Okunma: 09 Mart 2026 09:08
R. D. Laing'e göre birey birincil ontolojik güvenlik ihtiyacı giderilmediğinde kendini güvende hissetmediğinden içsel olarak savunma pozisyonuna çekilir. Kapalı bir pozisyona çekilen kişi dışarısı ile ilişkilerini bir şekilde sürdürmesi gerektiğinden, ilişkilerini gerçek benliği yerine geliştirdiği sahte benlilk dizgesi ile yürütmeye başlar. Sahte benliğin içsel benliğe galebe çaldığı ve bu durumun uzun sürdüğü durumlarda birey, kitaptaki şizofren bir bireyin kendisi için tarif ettiği gibi bir müddet sonra kendini 'bir 'şişenin içindeymiş gibi' hissedebiliyor. Kendini korumak için geliştirilen duvarlar bir müddet sonra birey için bir hapishaneye dönüşebiliyor. İçsel benliğin devre dışı kaldığı bu durumda birey bir müddet sonra gerçeklik hissini kaybediypr, bu hal de kendisinin ve de karşısındakinin gerçek olmadığı bir hisse doğru evriliyor. Şizoid hal hepimizde olan, belirli bir evreye kadar normal kabul edilen bir durum. Sorun bu durumun ilerlemesi ile ortaya çıkıyor. Kırılma noktası neresi bunu bilmek zor olsa da, birikmişlikler şizoid hale veya şizofrenliğe sebebiyet verebiliyor. Herkes ile anlaşan, toplumun "uyumlu" olarak nitelendirdiği, hiç yaramazlık yapmayan bir çocuk zaman geliyor ki psikotik bir yetişkine dönüşebiliyor. Bu durumun altında benlik sınırlarının keybedilmesi yatıyor; ben ve öteki arasındaki, hatta ben ile bir nesne arasındaki sağlıklı sınırların kaybolduğu bir durumda artık kişi psikotik birine dönüşmüş oluyor. Kafka'nın karakterlerinin sistem içerisinde kaybolması gibi, hastaların klinik terminolojinin içerisinde kaybolduğunu, gerçekten anlaşılamadıklarını gören R.D. Laing, hastayı klinik düzeyde değrlendirmek yerine, onu varoluşu üzerinden anlamaya dair savları doğrultusunda bu kışkırtıcı metni kaleme almış. Kitaptaki farklı psikotik hasta
Psikoloji
Bölünmüş BenlikR. D. Laing · Alfa Yayınları · 2022136 okunma
6/10
·200 syf.··
2026 640. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 25 Şubat 2026 19:55
Kitabın anlatmak istediği temel mesele gerçekten de ilgi çekici ve güçlü: “benlik” dediğimiz şeyin tek başına, yalıtık bir öz değil; başkalarıyla kurduğumuz ilişkiler içinde şekillenen, bazen de çatışarak kurulan bir şey olduğu fikri. Yazar, kişinin kendini algılayışını ve “öteki”nin bakışının bu algıyı nasıl dönüştürdüğünü tartışırken yer yer çok isabetli gözlemler yakalamış. Bazı bölümlerde, gündelik hayatta bile hissedilen o ince gerilimi, kendim gibi mi davranıyorum, yoksa başkalarının benden beklediği şeye mi dönüşüyorum problemini net bir şekilde görünür kılıyor. Bu açıdan kitap bende, insan ilişkilerine daha dikkatle bakma isteği uyandırdı. Ama ben bu kitabı 10 üzerinden 6 ile bırakıyorsam, bunun temel sebebi içeriğin sunuluş biçimi. Metin, zaman zaman fazlasıyla akademik bir yoğunluğa bürünüyor. Düşünceler özü itibarıyla ilginç olsa da anlatımın ritmi sık sık “okuru içeriye alma” yerine “okuru sınama” gibi hissettiriyor. Yazarın argümanları, bazen birkaç sayfada çok değerli bir anlam aralığına ulaştıracakken bunu daha dolambaçlı bir dil ve ağır bir kurgu ile geciktiriyor. Ben okurken sık sık şunu düşündüm: Bu fikri anladım, hatta önemli buluyorum; ama bu kadar katmanlı anlatmak zorunda mıydı? Bir diğer belirgin mesele de kitabın çok fazla atıf içermesi. Elbette teorik bir çalışma için referans zenginliği kötü bir şey değil; ancak burada atıflar kimi yerde metnin taşıyıcısı olmaktan çıkıp metnin yükü hâline geliyor. Ben bazı bölümlerde, yazarın kendi sesini takip etmek yerine, “kim, neyi, nerede söylemiş” haritasında kaybolmuş gibi hissettim. Bu da kitabın düşünsel çekirdeğini daha canlı kılmak yerine, okuma deneyimini baltalıyor. Özellikle akışın ivme kazanmasını beklediğim yerlerde, araya giren göndermeler benim için dikkat dağıtıcı oldu. Yine de haksızlık
Benlik ve ÖtekilerR. D. Laing · Albaraka Yayınları · 202241 okunma
Puan vermedi·120 syf.··
Beğendi
·
2025 40. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 13 Kasım 2025 23:37
Yoruldum aslında. Ama canım anlatmak istiyor. Kitabı taze taze bitirmişken, daha iyi sindiririm. Laing psikiyatri uzmanı. Psikiyatristlerin, insanları damgalaştırmasından hoşlanmıyor. Bu bile kitabı alıp, okumam için sebep. Sosyal medyadaki tanı-tedavi koyan, genellemeler yapan psikoloji alanında çalışan kişilerden gına geldi. Neyse, bu kitap da "anti-psikiyatri" tarzla yazılmış. Şiir gibi ama değil. Yazarı anlamak zor. Kitap kısa ama zihni çalıştırmak gerekiyor anlamak için, hatta bazen deli oluyorsunuz. Kpss sözel mantık sorusu çözmek gibi :D Aman aman korkunç değil o kadar. Bu insan ilişkilerini konu alıyor çünkü. Dilin imkansızlığını, sınırsızlığını. Asla ifade edilmek istenilenin karşı tarafa tam olarak geçmeyişini. Dilin ifade etmeye yetmediğini, insanların bilinçdışındaki düğümlerden tam olarak karşıdakini anlayamayışını. Çocukluktaki yetiştirilme tarzını bile romantik ilişkilere nasıl sıçradığını kısacık dizelerde o kadar iyi ifade etmiş ki aslında. İletişimde asla iki kişi yok aslında. Kafadaki kalıplar, önyargılar, ailelerin iç sesleri vs. Aynı zamanda dilin sınırı her şeyi tam olarak karşıya aktaramayacağımızı, bunun mümkün olmadığını anlatıyor. Bu ille de kötü bir şey olmak zorunda değil ama. Belki de bu düğümler, engeller bile aramızda bir bağ oluşturuyordur. Adamın kafaya hayran oldum. Hem de zor biri gibi :D
DüğümlerR. D. Laing · Metis Yayınları · 2017271 okunma
R. D. Laing – Bölünmüş Benlik
Puan vermedi·272 syf.··
Beğendi
·
2025 8. kitabı
Bölünmüş Benlik kitabı, insanın iç dünyasında yaşadığı parçalanmayı ve özellikle “şizofrenik deneyimi” anlatıyor. Ama bunu kuru bir akademik dilde değil, oldukça derin ve insani bir şekilde işliyor. Kitabın temel noktası şu: İnsan sadece “bedenden” ya da “akıldan” oluşmuyor; içinde ruhsal, duygusal, sosyal katmanlar var. Bazen bu katmanlar arasında uyum bozuluyor ve kişi kendini bölünmüş hissediyor. Laing, özellikle şizofreni yaşayan bireylerin dünyasını anlamaya çalışıyor; onları sadece “hastalık” üzerinden değil, bir “varoluş deneyimi” olarak ele alıyor. Neler Dikkatimi Çekti? Laing, bireyi “içsel benlik” ve “dışsal benlik” olarak ikiye ayırıyor. Dışarıya gösterilen yüzle içeride hissedilen gerçek benlik çoğu zaman farklı olabiliyor. Bu da kişide bir kopma, yabancılaşma yaratıyor. Kitap bana “insanı sadece tanılar ve etiketlerle anlamaya çalışmanın” ne kadar eksik olduğunu düşündürdü. Çünkü Laing, kişinin yaşadığı çatışmaları bir “hikâye” gibi çözümlemeye çalışıyor. Şizofreniyi sadece bir bozukluk değil, bir tür “kendini koruma” ya da “dünya ile baş etme yöntemi” olarak ele alması çok etkileyici.
Psikoloji
Bölünmüş BenlikR. D. Laing · Alfa Yayınları · 2022136 okunma