"Hiçbir zaman sadece güzel­liğe bakmamalısınız!"
10/10
·664 syf.··
Beğendi
·
2026 23. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 21:16
İnceleme spoilersız bu aradaa. Merhabalarr!! Uzun zamandır inceleme yapmıyordum ve düşündüm ki neden en sevdiğim serinin en sevdiğim kitabına inceleme yapmıyorum?? Kitabın konusu kısaca şöyle: harry hogwarts'taki 4. yılına başlıyor. Ama okulda bu sene farklı bir şeyler yaşanıyor. Hogwarts, yıllardır yapılmayan bir turnuvaya ev sahipliği yapıyor ve harry de istememesine rağmen kendini turnuvanın içinde buluyor tabii bazı gizemli olaylar, görevler, dersler derken kitap böyle devam ediyor. Bana göre serinin dönüm noktası, evrenin derinleştiği ve harry potter'ın artık çocuklar için olmadığını iliklerimize kadar hissettiren bir kitaptı. İlk okuduğunuz andan itibaren karanlık bir atmosfere sahip olacağının sinyallerini veriyor ve diğer kitaplardan farklı olduğunu hemen anlıyorsunuz. Sonunda yaşanan olay da cabası. Artık karakterlerimiz bildiğimiz o masum, küçük karakterler değil. Tramvaları olan, olacak karakterler. İlk üç kitaptaki o cıvıl cıvıllık gitmiş yerini korku, gerginlik almıştı. felsefe taşı ile ateş kadehinin hem yazım hem de atmosfer olarak bu kadar farklı ve başarılı bir şekilde yazılması tamamen rowling'in kaleminin de çok iyi yönde değişmesi. (Senden nefret ediyorum bu arada). Karakterlerimiz de kitabın sonunda zaten artık eskisi gibi olamayacaklarının, bir şeylerin artık çok değişeceğinin farkındalar ve bu da serinin gidişatının bambaşka bir yere gideceğinin kanıtı bence. Yeni karakterlerimizden de biraz bahsedeyim. Bence bu kitabın en büyük artısı yan karakterlerin de olaya çok dahil olması ve öylesine 'karakter çokluğu' olsun diye de yazılmamaları. Ludo, winky, moody, barth crouch hepsinin çok iyi arka plan hikayeleri vardı. Kitabı 1,5 yıl önce okuduğumdan dolayı barty'nin hikayesi tamamen aklımdan silinmiş bu yüzden o kısımları soluksuz okudum. Gerçi
1000Kitap
Harry Potter ve Ateş KadehiJ. K. Rowling · Yapı Kredi Yayınları · 202336,3bin okunma
Puan vermedi
CEREN CERAN T E R C İ H “Gerçek benliğimi ve gerçek isteklerimi ortaya koyduğum her durumda, kötü olan ben oldum bu hayatta. Bana reva görülene razı gelmediğim her konuda; kızarak, küserek, sessizleşerek pes ettirmeye çalıştılar beni. Herkes bana bir kader çizmişti, herkes kendi hikâyesinde bana bir rol biçmişti ve ‘Ben kendi rolümü seçeceğim’ dediğimde ise benden hayırsızı yoktu. Kendi uygun buldukları cicilerle donattılar hayatımı, ‘Cicilerinizi değil, kırık dökük emeğimi istiyorum’ dediğimde ise nankör oluyorum, öyle mi?” Ceylan’ın ve Asiye’nin hikâyesi işte tam da bu cümlelerde gizli. Gidemeyenin ve gidenin hikâyesine odaklanan roman, kendi yolunu çizen ve çizemeyen iki kadının hayatında tüme vararak güçlü bir Türkiye panoraması çiziyor. Üniversite tercihleri sırasında alınan bir kararla bambaşka deneyimlere uzanan bu iki hayat, hepimize kendimizden bildiğimiz o tanıdık yerden dokunuyor. Peki, gitmek bencillik, kalmak razı olmak mıdır sahi? Oysa kadın ya da erkek fark etmez, herkesin kendi hatasını yapmaya, kendi acısını yaşamaya hakkı olmalıdır bu hayatta. Çünkü fazla uyum, yok oluşu getirir. Razı olmak, mutlu olmak demek değildir. Peki, sizce gidebilmek için ne lazımdır? Umut? Cesaret? Bir çift bacak?
TercihCeren Ceran · Masa Kitap · 2025262 okunma
Reklam
Bunların gerçekte var olması daha korkunç
10/10
·464 syf.··
Beğendi
·
2026 7. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 19:45
Haşhaş Savaşı R. F. Kuang 10/10 "Hiç onların da," dedi yavaşça, "bizim hakkımızda aynı şeyi söylediğini düşündün mü?" Arkadaşlar bu kitap beni çok yaraladı. Savaşı, verilen kayıpları okumak beni yıktı. İçim kan ağladı yani. Kitap zaten başlar başlamaz evleneceğini öğreniyoruz Rin'in. O sahnelerini okumak o kadar rahatsız ediciydi ki anlatamamm. O üvey teyze olacak kadın var yaa. Yatacak yeri yok. Kız daha reşit olmamış, anlayabiliyor musun kız daha reşit olmamış ve gerd*k gecesinde nasıl davranması gerektiğinden bahsediyor. Ya sende kadınsın ya. Git kıza adet döngünün anlat. Her ay olunan kadına özgü şeyi anlatmak yerine gecenin nasıl geçeceğinden bahsediyor. Bu noktada Rin'i aşırı tebrik ettim. Kız az daha zorlasa atomu parçalayacaktı. Bu kızın azmi ve başarısı beni aşırı mutlu etmişti. O evlilikten kurtulduğu için ve kitap boyunca bir daha bu olaya takılmadan yoluna baktığı içinde Rin'i çok sevdim. Sinegard'a kabul aldığında sanki kendim kabul almışım gibi mutlu oldum. Ama kendini bir halt sanan kişiler yüzünden onuda zehir ettiler (Nezha mesela hdksjshsj) Biz binbir zorluk çekip oraya gelmişiz birde buraya ait olmadığımızı söylüyorlar. O Jun hoca var yaa. Kanka seninde yatacak yerin yok. Götün sağlam tabii boş boş triplere giriyon. Savaş başladığında diyorum ki herhalde bu adam ciddileşir ve bizim üstümüze gitmez diyorum. Salak herif hala bize laf sokma derdinde. Neyse Sinagard'a geçen zamanları okumak çok eğlenceliydi (kitapta tek eğlenebilidiğim kısımlar onlar oldu zaten) Hele sene sonu bunlar sınavlara girdiklerindeeee. Nezha'yı nasıl alt ettik lan. O kısım çok iyiydi. Zaten anlmıştım bu kızım speerlı olduğunu. Ama şunu merak ediyorum, Rin'in gerçek ailesi kim? Rin nasıl kurtulabildi? Nasıl bir savaş yetimi olarak anıldı? Ve bunlar diğer kitaplarda bahsedecek mi
Duygu ve Düşünce
Haşhaş SavaşıR. F. Kuang · İthaki Yayınları · 20232,080 okunma
Xwe nasbike!
Puan vermedi
Dema ku min cara yekem pirtûk wergirt, min guman kir ku ez ê di şerê azadiyê de rastî lehengekî birûmet lê bêrûtbe bêm. Lê gava min xwendina xwe qedand, guhertina civaka me, têkçûna nifşê xwe û têkoşîna ji bo jiyanê min hîs kir. Roman bi taybetî li ser koçberîya navxweyî, windabûna nasnameyê û veguherîna têkiliyên malbatî dirawestê; di heman demê de jî trajedîya mirovî, têkçûna ruhanî û şertên ku mirovan di nav pergela ke tund de diguherîne vedikole. Ev berhem li ser rêwîtiya Besri û malbata wî ye, ku piştî heft salan vedigerin gundê xwe yê li herêma Sêrtê/ Dihê- Erûh, ji bo cejnê û dîtina xizmên xwe. Di rê de, ew derbasî deverên dîrokî dibin: Cîhê şerê Emerê Filitê Qito (Dengbêj Aydın), deşta Reşkotan û Elikan, Cemîlê Çeto, Newala Qesaban. Besri bi kurmetê xwe Zeyd re behsa paşeroj, zilmên berê û guhertinên li herêmê dike. Gava digihîjin gund, ew bi xizmên xwe re dicivin, cejnê pîroz dikin, li deverên kevn digerin û bîranînên zaroktiya xwe vedibêjin. Di nav çîrokê de, cihê gundê kevnar, guhertinên jiyanê, têkiliyên mirovan û hestên bîranînê û xwestina vegerê li kokê cihê sereke digirin. Ji bo Besri cihên ku lê mezin bûye, gund û malbat girîng e. Ew dixwaze zarokên wî jî vî cihî bibînin û fêm bikin ku ji ku derê tên. Berhem nîşan dide ku çawa gund û jiyana mirovan bi demê re hatiye guherandin. Berê mirov bi ker a diçûn, niha bi ereba; berê gund tijî zarok bû, niha pîr zêde ne û ciwan diçin bajaran. Gelek caran behsa demên berê tê kirin, ev yek hestên hesret û hezkirina ji bo rojên borî diafirîne. Dema çûbun bajar; nabeyna Besrî û malbata wî ne baş e. Li hemberî bavê xwe û diya xwe hestê ne baş hîs dike. Aliyên herî xurt ê romanê zimanê wî ye; bi zimanekî zelal, hêsan, germ, rast li carinan tûj; zimanekî sade lê herîkbar hatiye nivîsandin. Gotûbêjên
Generalê BêrûtbeÇetin Lodi · Nando Yayınları · 20250 okunma
Puan vermedi·295 syf.··
Beğendi
·
2026 6. kitabı
·
26 günde okudu
·
Okunma: 03 Mayıs 2026 17:15
Cassie, patronuyla yaşadığı aşktan sonra acı ve hayal kırıklıklarının etkisinden kurtulamazken, kendini yeniden S.E.C.R.E.T ile çare ararken buluyor ve bu kez diğer kadınlara yol göstermek için “Rehber” olmayı seçiyor. İkinci el giysiler sattığı mağazasıyla sınırlı hayatında geçmişin izlerinden kurtulamayan Dauphine, Cassie’den aldığı destekle ve S.E.C.R.E.T’ın verdiği ilhamla yepyeni bir yola koyuluyor. Kadınlara kendilerini ifade etme ve tutkunlarının peşinden gitme cesaretini veren S.E.C.R.E.T serisinin ikinci romanı PAYLAŞILAN SIR, romantik ve macera dolu yaşamların kapılarını aralıyor. Tadı damağımda kalan bir okumaydı. Yayınevi keşke bütün seriyi Türkçe'ye çevirmiş olsaydı. Sonu beni hüsrana uğrattı ama bir nebze de olsa rahatlamama sebep de oldu. Serinin üçüncü kitabını okuyabilirsem İngilizce okumaya çalışacağım.
Paylaşılan SırL. Marie Adeline · Epsilon Yayınları · 2014190 okunma
Altı Harfli Bir Tatlı // Şermin Yaşar
10/10
·248 syf.··
Beğendi
·
2025 39. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 19 Aralık 2025 00:03
SOLDAN SAĞA ALTI HARFLİ BİR TATLI ? Aklınızdan hangi TATLILAR geçtiyse, emin olun TAHMİNLERİNİZİN hiçbirisi DOĞRU DEĞİL. Ama cevabını bulduğunuzda, yüzünüzde TATLI bir GÜLÜMSEME bırakacak; SEVEREK okuduğum bir kitap olduğu DOĞRUDUR. Bu KİTAP beni kapağından itibaren alıp ÇOCUKLUĞUMA, samimiyetin hâlâ var olduğu o ESKİ zamanlara götürdü. Kışları terkedilmiş ISSIZ bir KÖY... Bacalarından dumanı tüten TEK TÜK EVLER … O evlerin içinde yaşayan, kendilerine MEŞGULİYET bulup bekleyişlerle oyalanan YAŞLI KADINLAR … Tıpkı; UMUTLU ama UMUTSUZLUK içinde saatlerce CEVİZ ayıklayarak oyalanan SELİME TEYZE gibi… Hikâye; SELİME TEYZE’NİN çocuklarından kaçmak için sığındığı bir köyde, iki kadının TESADÜF gibi görünen ama bana göre hiç de tesadüf olmayan KARŞILAŞMASIYLA başlıyor. Çünkü bu iki kadının hayatı, YAPBOZUN parçaları gibi İÇ İÇE GEÇMİŞ. Birbirlerinde TESELLİ buldukları, ACILARINA ve beklentilerine ORTAK olduğumuz DİYALOGLARINI okuyoruz.MELTEM çocukluğundan, sevdiği TATLILARIN acı tatlarından, SELİME TEYZE ise çocuklarından BAHSEDİYOR. BİRİ konuşuyorken, DİĞERİ susup dinliyor. Herkesin derdi, ötekine MASAL gibi... MELTEM’İN sevdiği TATLILARIN hep ACI bir yanı vardı. Ama o ACININ üstünü örten şeylerde vardı: Babaannesinin TATLI DEFTERİ ve Dedesinin BULMACA GAZETESİ ... SELİME Teyze’ye gelince; en çok beklediği şeyler: telefonun başında ÇOCUKLARININ ARAMASI, pencere kenarında çocuklarının, torunlarının uğraması ve AĞAÇLARIN YAPRAKLANMASI … ️ŞERMİN YAŞAR yine YORMAYAN bir dille, GERÇEK HAYATLARI anlatmış. Ben çok SEVEREK okudum ve gönül rahatlığıyla T A V S İ Y E E D İ Y O R U M. Sizce bir TATLI insanda ACIı tat bırakır MI?
Altı Harfli Bir TatlıŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 202513,7bin okunma
Reklam
Reklam