Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Hoca Niyaz, etrafına bakındı ve:
-Savaş her şeyi yıkmış, dedi.
Allah'ın savaşçı olarak yarattığı yiğit ve sert bir kişi olan General Şerif Han:
-Önemli olan, savaşın Allah'a ve kendimize olan güvenimizi yok etmemesidir, dedi.
Bedir bir tez, Uhut bir antitez Hendek ise bir sentezdi. Başlangıcın diyalektiği elbet böyle olacaktı. Şimdi sonun diyalektiğinde antitezin saldırısı (Uhut serileri), sentezin yani varlığımızın savunması (Hendek serileri - ki şiödi o dönemdeyiz-), sonunda da tezin zaferi (Bedir'in dirilişi) gelecektir. Rövanş Bedir'indir ki, ondan sonra zafer ebedi olsun.
Tarih boyu bütün yenişlerimizde Bedir'den bir koku, bütün yenilgilerimizde Uhut'tan bir koku vardır. Yani Bedir de, Uhut da sürekli modellerdir. Yani Bedir de, bitmiş ne de Uhut. Tarig boyu bütün zaferlerimiz Bedir'in bir devamı, yenilişlerimiz Uhut'tun bir devamıdır. Bedir ve Uhut tarihin içine girdikten sonra çağlar boyunca ilerlemekte ve arkalarında derin bir iz bırakmaktadırlar. Hendek savaşıysa Bedir ve Uhut arasında bir köprüdür. Bir yönünde geçişli, Bedir yönünde geçişli bir köprüdür.
Düşüncede diriliş olmaksızın inançta diriliş gerçekleşemez. İnanışta diriliş olmaksızın da duyuşta, duyarlılıkta, yani sanat ve edebiyatta diriliş başlayamaz.