Kitabı okumaya başlamadan önce elbette çok fazla duydum. Martin Eden da fazlaca konuşulan kitaplardan. Onun hayatını okurken aynı zamanda Spencer'i, Nietzche'yi sosyalizmi vs. de okumuş oldum. Onların bütün halde Martin Eden'de nasıl durduğunu okudum. Bu fikirlerin aslında yalnızca insanlar tarafından üretilmiş bir fikir öbeğinden ibaret olduğunu ve asıl insanı insan yapanın bunların değil; vicdanın, merhametin, vefanın, sevginin, kardeşliğin... olduğunu anladım. Yazmak eyleminin, ruhunda yazma şevki bulunan biri için ne denli hayat dolu bir rutin haline geldiğini gördüm. Günlük hayatımda yapmak istediğim halde yapamadığım kimi şeyleri yapmak için Martin'in cesaretinden ilham aldım. Herkesin bir Martin Eden tarafı vardır diye düşünüyorum. Evet, Martin en sonunda ışık olmayan bir karanlığa düştü, ki keşke düşmeseydi. Ama sonuç olarak bir kitaptan bahsediyoruz ve ben yine çok güzel biriyle tanıştım. Kitaplar iyi ki varlar. Umarım bir gün, okumak ve yazmak hakkettiği tüm değeri görür.
Okur kalmak duası ile..