Kitabın hitap ettiği kitle yeni misyoner olmaya başlayanlar için. Yani onlara düşman gördüklerini kendi fikirleriyle en temelden anlatıyor. Düşmanı aciz(Anadolu), geçmişte yaptıklarını ise çok mükemmel halde aktarıyor. Biz şimdi arama motorunda bile isimlerini zor bulurken, onlar o zamanlar yaşanan sorunları kendi lehlerine çevirip doğrudan bitiremedikleri bir toplumu alttan yok etmeye çalışmışlar. Kitap yazılalı yüz yıl geçmiş(1913), Türkiye'de ilk çevresi 2019'da yapılmış işte bu kadar habersiz halde devam etmişiz neredeyse. Şu zamanda Batı'ya benzemek muhteşem bir şey gibi algılanıyor. Oysa altında bin tane plan var. Kitabın her yerde okutulması gerek. Batı'ya hayran bir milletin, onlara olan düşmanlığı bir şekilde anlaması lazım artık. Bu açıdan iyi bir başlangıç niteliğinde
Kesinlikle başucu kitaplarımdan biri.
Herkesin hayatında mutlaka bir "Momosu" olmalı diye düşünüyorum.
Tabii, hayatınızdaki dumandan zaman hırsızlarını da silmeyi aksatmayın.
İyi ki var olmuşsun Momo..
Kitabı okumaya başlamadan önce elbette çok fazla duydum. Martin Eden da fazlaca konuşulan kitaplardan. Onun hayatını okurken aynı zamanda Spencer'i, Nietzche'yi sosyalizmi vs. de okumuş oldum. Onların bütün halde Martin Eden'de nasıl durduğunu okudum. Bu fikirlerin aslında yalnızca insanlar tarafından üretilmiş bir fikir öbeğinden ibaret olduğunu ve asıl insanı insan yapanın bunların değil; vicdanın, merhametin, vefanın, sevginin, kardeşliğin... olduğunu anladım. Yazmak eyleminin, ruhunda yazma şevki bulunan biri için ne denli hayat dolu bir rutin haline geldiğini gördüm. Günlük hayatımda yapmak istediğim halde yapamadığım kimi şeyleri yapmak için Martin'in cesaretinden ilham aldım. Herkesin bir Martin Eden tarafı vardır diye düşünüyorum. Evet, Martin en sonunda ışık olmayan bir karanlığa düştü, ki keşke düşmeseydi. Ama sonuç olarak bir kitaptan bahsediyoruz ve ben yine çok güzel biriyle tanıştım. Kitaplar iyi ki varlar. Umarım bir gün, okumak ve yazmak hakkettiği tüm değeri görür.
Okur kalmak duası ile..
Okumaktan kesinlikle sıkılmadığım bir kitaptı. Bana hitap etmesinin de payı var elbette ama bununla beraber yazarımızın dili akıcı ve yazarken anlatmaya çalıştığı şeyler ise insanı durup bir düşündüren tipten. Bu kitapla birlikte bu yazarımızla da tanışmış oldum. İyi ki tanımışım.
Çokça tavsiye eder iyi okumalar dilerim.
Yazar ile tanışmama aracı olan kıymetli dostuma da ayrıca teşekkür ederim')
Şüheda
Ruh YordamıGökhan Özcan · Vadi Yayınları · 20181,385 okunma
ilk okumaya başladığımda kendimden bir şeyler bulmak niyetiyle okumaya başladım. fazla popülerleşen kitapların içinde var mı bilmiyorum ama okunmayı hak eden kitapların içinde yer alıyor kesinlikle. hatta ben biraz geç bile kaldım okumaya:)
Werther, sevginin ne demek olduğundan çok bence saygının da bu eksende nasıl yer edinidğini de analtıyor. günümüz hayatlar da hiçbir sınır gözetmeden bazı şeyleri son raddeye kadar yaşamanın adı sevgi hatta aşk olmuş. Oysa aşk sevdiginin mutlu olmasını istemektir. eger ondan da gelen bir şey varsa belli koşullar ve sınırlar altında yan yana gelmektir.
değil miydi ki hiçbir şey umrumda degil, kimin ne söylediğini umursamıyorum diyen werther ama yine de sevdiği kadını zorda bırakmamak için de hep ondan uzaklaşmak isteyen?
insan yaradılışından bu yana süregelen kavramın altının da boşaltılmakta olduğunu bu kitap ile tekrar kavramiş oldum.
intihar onu dünyadaki her şeyden koparmış olsa da inanıyorum ki nice wertherler kurtuluşu intiharda değil asıl kendilerine tutunarak kazanacaklar..
Genç Werther'in AcılarıJohann Wolfgang Von Goethe · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024150,3bin okunma