Not: İçerik hakkında bilgi içermektedir :)
Çocuk Yasası, Fiona’nın aracılığıyla inançların ve yasaların çocukların üzerindeki etkisini çeşitli yönleriyle ele almaktadır.
Adam Henry, nadir görülen bir lösemi türünden mustarip olan ve reşit olmasına üç aydan az süre kalmış on yedi yaşında bir çocuktur. Hastalığı sebebiyle zayıf olan bedeni tedaviden sonra toparlanacak ve hatta ayaklanınca uzun boyu ortaya çıkacaktır. Annesi ve babasıyla yaşayan Adam, ailesiyle birlikte Yehova’nın Şahitleri topluluğunun bir parçasıdır. Yehova’nın Şahitleri, Adam’ın ve ailesinin eylemlerini çevreleyen güçlü bir inanç sistemine dayalı bir topluluktur. Dava sonucundan sonra tedavi olmak zorunda kaldıktan bir süre sonra bu topluluktan uzaklaşacak, dogmalarını yıkacaktır. Adam Henry, romanda yaşından daha olgun ve hastalığına rağmen aklı yerinde bir çocuk olarak tasvir edilmektedir ama bana kalırsa Adam lösemi tedavisinden önce ve hatta sonrasında bile tam anlamıyla çocuktur. Çünkü Adam aldığı sıkı öğretiler sonunda nedenini bilmediği bir ölümü kabullenmekte ve bu durumunu gerek şiirlerinde gerekse söylemlerinde imgelerle renklendirmektedir. Sorgulamadan oldukça uzak bu kabulleniş sağlıklı ve olgun bir insanın tercih edeceği bir şey olamaz, olmamalı. Aynı zamanda Adam’ın uzak kaldığı koşulsuz anlayışa ulaşma ümidinin olduğunu ve bunu tamamen kaybettiğini düşününce ruhsal bir çöküntü içine girdiğini düşünüyorum.
Roman ilgilimi çeken hatta üzerine saatlerce düşünebileceğim bir konuya sahip olmasına karşın severek okuyamadım. Çünkü konuyu ele alış şekli beni tatmin etmedi. Birçok ufak davadan bahsedilmesi, esas dava daha fazla detaylandırılsaydı yerinde gelebilirdi. Fakat dava hemen kapatıldığı için diğer davaların ve hatta yer yer Fiona’nın evliliğinin bahsi beni boğdu. Buna ek olarak kitapta