İçinde hayalet olan bir hikaye ancak bu kadar güzel yazılabilirdi. Çok akıcı, çok çekici, aşırı keyifli bir kitaptı. Tüylerinizi diken diken eden kırmızı gözlü, dehşet güçlü, ürkütücü bir vampir ve neşeli, şehvetli, güzeller güzeli, zarif bir hayalet kadın.
Bazıları hikaye sıkıcı demişti ama ben hiçbir yerinde sıkılmadım hatta çok çabuk bittigi için üzüldüm. Keşke daha uzun olsaydı. Okumaya doyamadım resmen. İçim kıpır kıpır oldu. Sürekli diken üstünde kaldım, "acaba şimdi ne olacak" diye telaşlandım. Sonu çok tatmin ediciydi. Kitabın ters köşe yaptığı yerler çok heyecanlıydı. Tek kelimeyle mükemmeldi.
"Neden sürekli beni kapana kıstırıyorsun?"
"Eğer sürekli ortadan kaybolmasaydın belki de yapmazdım. Ancak hava kadar tutulabilirsin ve bu o kadar sinir bozucu ki, korei."
"O ne demek?"
"Cazibe demek"
"Sen ve yaptığın her şey bana o kadar yabancı ki, zaman zaman huzurumun kaçmasına neden oluyorsun."
"Ne gibi?"
"Kahkahaların. Sanki günün her saniyesini gülebilmek ya da cilve yapabilmek için zaman kollayarak geçiriyor gibisin."
"Kulağa berbat geliyorum. Benim yanımda durmaya nasıl dayanıyorsun? Bu senin azizlere benzeyen sabrın ve soğukkanlılığından kaynaklanıyor olmalı."