Rabia Göç

Âdem (as) günah işledi, ağladı. Gözyaşıyla yeryüzüne indi; toprakla kucaklaştı, secde etti, tövbe etti, affedildi. İblis günah işledi, kibirlendi. "Ben ateştenim!" dedi; ateşin kibriyle yandı, rahmetten kovuldu. Âdem'in gözyaşı cennetin kapısını açtı. İblîs'in sözü ise ebedi bir ayrılığın mührü oldu. Birinde itirafta incelik vardı, diğerinde gururda sertlik. Birinde "Ben suçluyum" diyen bir kulun boyun büküklüğü; diğerinde ise "Ben üstünüm" diyen bir nefsin isyanı... İşte o gün, insan ile şeytanın yolları ayrıldı. Ama ben itirafımı Allah'a yaparım, bazı aracı ruhbanlara değil. Günah çıkarmam, tövbeyle arınmayı seçerim…. Biri "düşüşünü" basamak yaptı, diğeri "yüksekliğini" uçurum.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Hikayesi Bilinmeyen Sessiz Kahramanlar (Nisa Suresi, 164)
"Sana anlatmadığımız peygamberler de vardır." Bu âyet sadece onlar için değil, görünmeden yaşayan bütün güzel insanlar içindir. İyilik yaptın ve kimse teşekkür etmedi mi? Sabır gösterdin ve kimse fark etmedi mi? Kırılmamayı seçtin, affettin, sustun ve dünya sessiz mi kaldı? O zaman bil ki sen o anlatılmayan hikâyelerdensin. Allah'ın kitabında isimler kadar sessizlikler de vardır. O sessizlikler, bilinmeyen sadakatlerin adıdır. Her peygamber bir kelimeyse onlar da Kur'ân-ı Kerîm'in susan cümleleridir. Ve her iyi insan, o suskun âyetlerin devamıdır. İnsan seni unutsa da gökyüzü seni unutmuyor. Melekler kaydediyor, rüzgâr taşıyor, toprak saklıyor. O hâlde bil ki görülmemen, kaybolmak değildir. Anlatılmaman, eksilmek değildir. İnsan bilmezse Allah bilir. Sonunda geriye şu kalır: Bir ad değil, bir iz. Bir gösteriş değil, bir dua. Bir kalabalık değil, bir samimiyet. Ve o zaman sen, insanların kitabında unutulmuş olsan bile Allah'ın defterinde anlatılanlardan olursun. Çünkü bazen en büyük peygamberlik, kimsenin bilmediği bir iyilikte gizlidir. "Ve sana anlattıklarımız da var, sana anlatmadıklarımız da."

Rabia Göç

, şu anda okuyor
%32 (133/410 syf.)
M. Fatih Çıtlak
9.5/10 · 203 okunma
Şükrü eda edilemeyecek bir nimet: Özgürlük
Sıcak bir yaz günü, dilediğim caminin şadırvanında rahatça abdest alıp serinleyebilmek... Cemaatle namazı camide eda ettikten sonra, bir köşeye çekilip Kur'ân okumak... Ezan sesi duymak... Evladımı, küçücük yaşlarından itibaren Kur'ân eğitimine yönlendirmek... Evimin ve ailemin mahremiyetini, kendi ahlakıma ve örfüme göre koruyabilmek... Dostlarımla istediğim mekânda buluşmak ve sohbet etmek... Canımın istediği yere seyahat edebilmek... Pasaport alırken veya yurtdışına çıkarken rutin prosedürler dışında bir engele takılmamak... Dilediğim şekilde okuyup yazabilmek... Doğu Türkistanın tarihi şehirlerini adımlarken, yukarıda sıraladığım türden nice "sıradan" nimetin neredeyse hiç farkında bile olmadığım gerçeğiyle yüzleştim. Oysa bunlardan sadece birinin dahi şükrünü hakkıyla eda edebilmek mümkün değildi. Bu vesileyle bir kere daha fark ettim ki, Türkiye, dünyanın en özgür ülkesi. Hatta başıboşluk seviyesinde bir özgürlük ve rahatlık var. Sokaktaki sıradan insanı bir kenara bırakırsak, Türkiye Müslümanlarının bile bu özgürlük ve rahatlığın kıymetini yeterince bilemediğini düşünüyorum doğrusu.

Rabia Göç

, bir kitap okudu
10/10
·250 syf.·
Beğendi
·
3 günde okudu
·
Okunma: 03 Şubat 2026 20:12
·
2026 6. kitabı
Taha Kılınç
9.6/10 · 1.124 okunma