Gerçekten özgür müyüz? Hiç özgürlük kavramının bizim için neyi ifade ettiğini düşündük mü? Şahsen ben bu kitabı okuyana kadar düşünmemişim, daha doğrusu düşündüğümü ve özgürlüğün ne olduğunu bildiğimi sanmışım. Özgürlüğümüzün kısıtlanıp kısıtlanmadığını hep büyük olaylar çerçevesinde ölçmeye çalışırız. Bu evlenme zamanımızı kendimizin seçmesi ya da seçememesi olabilir, demokratik bir ülkede yaşıyor veya yaşayamıyor olma, tek başına dünyayı gezme hayali ve bu hayali gerçekleştirmek ya da gerçekleştirememek gibi olaylar, hayaller, durumlar olabilir. Ama acil olarak farkına varmamız gereken şey, rutin bir şekilde gerçekleştirdiğimiz yaşantılarda bile özgürlüğümüzün ne kadar kısıtlanıyor olduğu. Ailemiz, arkadaşlarımız, iş ortamı, hayatımıza aldığımız insan ve hatta bazen çocuklarımızın bile bizim özgürlüğümüzü kısıtlayıcı pek çok davranış sergilediğini görebiliyoruz. Bunlar genellikle duygusal olmakla beraber fiziksel olarakta meydana gelebilmektedir. Örneğin iş hayatınızda uygulanan mobbingler, hayatınıza aldığınız insanın size karşı duygusal zorbalık yapması, ya da hayatınızın bir çok yerinde sizi manipüle etmeye çalışan insanlar. İşte bu kitap hayatımız boyunca karşılaştığımız ya da karşılaşabileceğimiz zor kişiliklerle, kendimizi kaygılandırmadan, anksiyete ve diğer ruhsal bozukluklara kapılmadan nasıl baş edebileceğimizi anlatmaktadır. Her insan zor dönemlerden geçebilir ve çevremizdeki insanların davranışları bu zorlukları bazen hafifletir düzeyde bazen ise ağırlaştırır düzeyde olabilir. Fakat şunun farkına varmalıyız ki bu zorluk düzeylerini aslında kendimiz belirlemekteyiz. Çevremizdeki insanları kendi hayatımıza istediğimiz derecede dahil etmeliyiz. Biz tekiz, bizden sadece bir tane var. Peki siz bu biricik yaşamınızda sayın evet mi olmayı tercih edersiniz yoksa