Öcü Radley

Öcü Radley
Ben hâlâ öğütülen anılarıma değil, değirmene inanırım.
10/10
·340 syf.·
2018 67. kitabı
Bu dünya soğuk. Rüzgâr genelde ters yöne eser. Limon ağaçları kurur. Bahaneler hep hazırdır. Güzel günler çabuk geçer. İçimiz hep bir hoşçakal ülkesi. ACZ Bu şiiri ne zaman okusam içimi korku kaplar. İnsanın hayatı bir günde değişebilir ve böyle bir durumda istemsiz olarak yapacağımız ilk şey herhalde alışmak olur. Yazar distopik öyküsünde biraz da bunu anlatmak istiyor. Bunu yaparken de işe ilk önce bizi farklı yazım tarzına alıştırmakla başlıyor. Noktalar eksik, kesme işareti yok, konuşmalar birbiriyle iç içe geçmiş. İlk sayfayı okurken kafanız karman çorman oluyor ama ikinci sayfada tamamen alışmış oluyorsunuz. Yazarın yazım tarzını gereksiz bulanlar da var ama ben saygı duyulmasından yanayım. (: ɯnpɹnʞo ɐszɐʎ ǝp sɹǝʇ Kitap içerik olarak bana Sineklerin Tanrısı kitabını hatırlattı. İki kitabın yazarının da Nobel ödüllü olması da benzer özellikleri. Ancak William Golding ülkesinde "Sir" ünvanına layık görülürken, José Saramago kilise tarafından aforoz edilmiş ve ülkesini terketmek zorunda kalmıştır. Bir diğer farklılık ise analiz edilen yaş grubu. Sineklerin Tanrısı' nda karakterlerin hepsinin çocuklardan oluşmasına karşın Körlük'te sadece bir tane çocuk var ve ön planda değil. Gelelim José Saramago'nun distopik dünyasına. Adı bilinmeyen bir ülkede mevcut düzen ve yasalara alışmış farklı sosyal statüden kimseler, insanlığın ilk varolduğu mağara yaşantısına döndürülmek isteniyor. Bunun için toplumun tüm kutuplarını etkileyip karantinada bir araya gelmelerini sağlayacak bir bulaşıcı hastalık kurgulanıyor. Bu hastalığa yakalananlar karantina altına alınıyor. Öyle bir hastalık ki öldürmeyecek ama süründürecek; işte bu hastalık beyaz ve bulaşıcı körlük oluyor. Karantinaya alınan körlerin kapısında askerler nöbet tutuyor, olur da kaçmaya çalışan olursa ölümle
KörlükJosé Saramago · Can Yayınları · 2015131,8bin okunma
Reklam
10/10
·96 syf.·
Beğendi
·
2018 59. kitabı
Motorlu kuşu henüz bir çocukken, en sevdiğim arkadaşım doğum günümde hediye etmişti. Aradan 15 yıl geçti kitabı tekrar okudum. Eskiden eğlenceli ve farklı bir kurgudan ibaret olan hikayeyi şimdi okuduğumda günümüz dünyasının içinde bulunduğu tehlikeye karşı uyarıldığını gördüm. Bu sefer ben aynı arkadaşıma doğum gününde aynı hikayeyi gönderdim. Teknoloji bağımlılığının son raddeye ulaştığı günümüzde biz 'büyüklerin' de kitaptan çıkaracağı dersler olacağını düşünüyorum. Kitaptan bahsedecek olursak içinde 5 tane hikaye barındırıyor. Tabi ki en derini Motorlu Kuş. Bu kitabın fazla bilinmemesi beni çok üzüyor belki Anderson yazsaydı daha meşhur olabilirdi. Çocuk kitaplarına ilgili bir okur olarak benim en güzel ve faydalı bulduğum kitaptır. Gelelim Motorlu Kuş'a. Hikayenin başında iki çocuk çıkıyor karşımıza. Renk renk, çeşitli binlerce kuşun toplanmış olduğunu görüp avcılık duyguları depreşiyor. Ancak bilmedikleri bir şey var bu kuşlar çok önemli bir konu için bir araya gelmişler ve kaçmaya hiç niyetleri yok. Çocukları kovalayıp konseye kaldıkları yerden devam ediyorlar. Toplanma nedenleri yavru bir kırlangıç. Bu genç ve tecrübesiz kırlangıcımız annesinin sözünü dinlemeyip otokuşların yanına gidiyor. Otokuşlar kanatları gelişmemiş olduğu için vücutlarına sarılı motorla uçabilen kuş türü olarak kurgulanmış. Kahramanımız bu otokuşları yemek için yaklaşan yaratığı onlara haber veriyor. Bu yaptığı iyilik karşısında otokuşlar kırlangıcımıza ihsanda(!) bulunup motor takıyorlar. Artık kırlangıcın uçmak için yapması gereken tek şey motorun üzerindeki kuvvet levhasına gagasıyla peş peşe vurması. Yeni bir isim de veriyorlar ona: Motorlu Kuş. Yuvasına gidip annesine gösterdiğinde annesi çok üzülüyor. Motorlu kuş ise artık daha hızlı uçup zamandan tasarruf edebileceklerini hatta
Teknoloji
Motorlu KuşCahit Zarifoğlu · Beyan Yayınları · 20151,345 okunma
Bana göre
Puan vermedi·276 syf.·
2018 56. kitabı
Deneme türüyle tanışıklığım ilk okulda olmuştu. Ahmet Haşim'in "Bize Göre" kitabını okumuştum. Malesef ki o yaşta bu kitabı anlayacak kapasitede değildim. Kitabı bitirdiğimde aklımda kalan tek şey kargaların üçe kadar saymayı bildiğiydi (utanan maymun emojisi). O kadar zor okumuştum ki deneme türünün "bana göre" olmadığına karar kılmıştım. Uzun yıllar sonra bir arkadaşımın zorlamasıyla Ali Ural'ın kitabını okudum ve ne kadar yanlış düşündüğümü farkettim. Sonrasında Cemil Meriç geldi ve tamam dedim deneme türü tam da bana göre. Ali Ural'ın kitaplarında ortak bir konu etrafında toplanan düzenli bölümleri vardır. Bu sayede birbirinden farklı birçok başlık aynı amaca hizmet edecek şekilde birleşir. Hatta aynı kişiyi farklı kitaplarında ayrı yönleriyle anlattığını görebilirsiniz. Yazarın şiir kitapları da var hiç okumak nasip olmadı ama denemelerini okurken de ne kadar şair ruhlu bir insan olduğunu hissediyorsunuz. Gerek devrik cümleleri gerek sözüklerdeki ahenk gerekse kullandığı imgeler anlatımı daha akıcı hale getiriyor. Kitapta tarihi kişiliklerin yaşama dair görüşlerinden bahsediliyor. Genel kültür açısından kesinlikle okunmaya değer bir kitap. Belki anlatılan kişilerin hepsi aklınızda kalamaz ama eminim ki hayatınıza dokunacak birşeyler bulabileceksiniz.
Güneşimin Önünden ÇekilA. Ali Ural · Şule Yayınları · 20221,157 okunma
Puan vermedi·244 syf.·
2018 10. kitabı
Jack London'ın çoğu kitabında olduğu gibi yaşantısından izler taşıyan bir eser. Kitabı bir köpeğin ağzından anlatması çok hoş. Konu itibariyle yazarın bir diğer kitabı Vahşetin Çağrısı ile benzerlikler taşıyor. Ancak Vahşetin Çağrısı'na göre daha kalın bir kitap. "iyinin" kötüleşebilmesi her zaman daha kolaydır. Bazen tek bir yanlış bile yeter. "Kötünün" iyileşmesi için ise tamamen kötülüklerden arınması gerekir ve bunu sadece sevgi başarabilir. Yazar bu yüzden Beyaz Diş'te daha fazla şey anlatmış olabilir. Sevgi ile kalın...
Beyaz DişJack London · Kabalcı Yayınevi · 201595,5bin okunma