Adı:
Motorlu Kuş
Baskı tarihi:
Ekim 2015
Sayfa sayısı:
96
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754730083
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Beyan Yayınları
Baskılar:
Motorlu Kuş
Motorlu Kuş (Resimli)
Bir kırlangıca bazı yaratıklar tarafından bir küçük motor takılır. Kırlangıç çok sevinir buna. Zamanla kırlangıçlığını unutur. Kanatları güdükleşir, bedeni motoru etiyle kavrar. Motorun kuvvet levhasını gagalamaktan dolayı gagası özelliğini kaybeder. Günün birinde kırlangıç ölmesin diye son çare olarak motorun çıkarılmasına karar verilir. Kırlangıça motoru takanlar kimlerdi. Amaçları ne idi? Kırlangıç sonunda kurtulabildi mi? "Motorlu Kuş" bu serüveni anlatan ilginç bir kitap.
96 syf.
·10/10
Bazen direkt nasihat verilmez, "Şöyle böyle olur yapma!" denmez.. Ufak hikâyelerle anlatılır.. Özellikle de aç gözlülük, hırs.. Güzel bir kitap.. Okunmalı..
96 syf.
·1 günde·8/10
Zarifoğlu'nun ''Gülücük Çocuk'' kitap serisinin beş kitabını okudum. Hepsi ayrı ayrı güzeldi. Yazarın esprili ve sıkmayan kalemi çok hoşuma gidiyor. Kitabın içinde beş tane çok güzel hikaye var. Çocuk kitabı olsa da herkese hitap eden, ders çıkartan hikayeler de vardı.
96 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Motorlu kuş, birbirinden güzel beş tane öykünün bulunduğu çok güzel bir kitap. Çocuklar için temel değerlerin anlatıldığı, öğretildiği içten ve samimi öyküler bulunuyor içinde. Okumak için her yaş grubuna da uygun bir kitap bence. Ben okurken çok keyif aldım sizlere de tavsiye ederim.
96 syf.
·Beğendi·8/10
Yazar Cahit Zarifoğlu " Motorlu Kuş " adlı bu kitabı ile küçük büyük her yaştan insanları kahramanlarının çoğunlukla hayvan olduğu hikayelerle buluşturuyor.Bir solukta okuyabileceğiniz bu kitabı tavsiye eder, iyi okumalar dilerim.
96 syf.
·Puan vermedi
Motorlu Kuş hızlı uçmak için motor takan bir kuşun hikayesi..
Yazımı akıcılığı itibariyle en güzel çocuk kitaplarından olsa da verdiği mesaj itibariyle kesinlikle biz yetişkinlere yönelik kitaplardan. Hızlı uçmak belki cazip olabiliyor, elimizdekilerden fazlasını kolay yoldan elde etmenin peşine düşüp kendimize ve hayatımıza zarar verebiliyoruz. Hayırlının fazlasında olmadığını yetinmeyi bilip şükretmek gerekliliğini en güzel üslupla anlatan kitap.
96 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Kitapta 5 farklı masal yer alıyor. Diğer masallar gibi olduğunu düşünmeyin. M.Ruhi Şirin bu kitabı romana yakın fantastik masal olarak değerlendiriyor, çok da haklı.
Cahit Zarifoğlu bu eserleri ne kadar çocuklar için yazmış olsa da ilk okuyucuları büyükler olduğu gibi, masal olarak ifade ettiği türü de tam olarak masal çerçevesinde kalmış değildir. Ama yine de genel olarak eserleri masal olarak kabul görülüyor. Ben de öyle ifade edeceğim.
Kitap adını içerisinde yer alan ilk masaldan alıyor. Sonrasında Dünyanın En Vahşi Hayvanı, Tilki ve Aslan, Kırmızı Gözlü Kara Yılan, Çın Çın Yılancıklar adlı masallar yer alıyor.
En beğendiklerim Motorlukuş ve Dünyanın En Vahşi Hayvanı oldu. Fakat diğerlerin de bunların çok altında kaldığu söylenemez.

Motorlukuş’ta teknolojiye olan bağımlılık, doymak bilmeyen, az ile yetinmeyen çağımıza bir eleştiri var. Kitap her ne kadar bundan bir 30 yıl öncesinde yazılmış olsa da Zarifoğlu’nun kitapları/anlatıları asla eskimiyor, kolaylıkla günümüze uyarlayabiliyoruz.

Dünyanın En Vahşi Hayvanı sizce kimdir? diye sorsam sanırım hayvanlara ve insanlara şu dönemde yaptıkları ile birçok kişi direk insanoğlu der. Nitekim de kitapta da öyle. Tabi insanın verdiği bir zararı anlatmıyor, sadece kendisiyle yüzleştiriyor.
Çocuklarıyla hayvanat bahçesine giden ve orada bir kafesin içinde üzerinde “Dünyanın En Vahşi Hayvanı” yazan ayna ile karşılaşan ve kendilerini/insanlığı sorgulayan bir aile anlatılıyor.

Tilki ve Aslan...
Yöneticiliği esnasında yiyip içip oturan ve zamanla da yağ bağlayan Aslan’ın kendine gelmesi adına çıktığı bir seyahat ve burada karşılaştığı insan anne/oğul. Ve Aslan’ın onlardan aldığı “ öğütü: Denetle sürekli yüreğini, eğer bir gün kibir görürsen bırak her şeyi ve çöle bırak kendini.

Çın Çın Yılancıklar.. Annesini dinlemeyip insanoğlunı görmek isteyen, görünce de onun iyi bir varlık olduğunu düşünüp kendini gösteren ve sonrasında annesinin ne kadar haklı olduğunu başına yediği taşla anlayan bir yılancığın hikayesi. Bu masalı okurken biraz bocaladım. Masaldaki çocuğun yılan ona zarar vermemişken taşla karşılık vermesine bozulurken, ben de olsam refleks olarak elbette aynısını yapardım dedim... Yazar burada elbette insanoğlunun sadece yılana değil, bütün hayvanlara, tabiata verdiği zararı üstelik kötülük görmeden zarar vermeye endeksli olduğunu anlatıyor ama somut düşünmeden de edemedim.

Lafın kısası okuyun, okutun... Çocukların alt mesajı alması elbette beklenemez ama yüzeysel okurken bile eğlenecekleri, mutlaka bir şeyler kapacakları bu eserleri ne kadar erken tanırlarsa o kadar iyi olacaktır. Biz büyükler bile muhakkak her okuyuşumuzda farklı bir nokta yakalayacağızdır.
96 syf.
·Beğendi·10/10
Motorlu kuşu henüz bir çocukken, en sevdiğim arkadaşım doğum günümde hediye etmişti. Aradan 15 yıl geçti kitabı tekrar okudum. Eskiden eğlenceli ve farklı bir kurgudan ibaret olan hikayeyi şimdi okuduğumda günümüz dünyasının içinde bulunduğu tehlikeye karşı uyarıldığını gördüm. Bu sefer ben aynı arkadaşıma doğum gününde aynı hikayeyi gönderdim. Teknoloji bağımlılığının son raddeye ulaştığı günümüzde biz 'büyüklerin' de kitaptan çıkaracağı dersler olacağını düşünüyorum.

Kitaptan bahsedecek olursak içinde 5 tane hikaye barındırıyor. Tabi ki en derini Motorlu Kuş. Bu kitabın fazla bilinmemesi beni çok üzüyor belki Anderson yazsaydı daha meşhur olabilirdi. Çocuk kitaplarına ilgili bir okur olarak benim en güzel ve faydalı bulduğum kitaptır.

Gelelim Motorlu Kuş'a. Hikayenin başında iki çocuk çıkıyor karşımıza. Renk renk, çeşitli binlerce kuşun toplanmış olduğunu görüp avcılık duyguları depreşiyor. Ancak bilmedikleri bir şey var bu kuşlar çok önemli bir konu için bir araya gelmişler ve kaçmaya hiç niyetleri yok. Çocukları kovalayıp konseye kaldıkları yerden devam ediyorlar. Toplanma nedenleri yavru bir kırlangıç.
Bu genç ve tecrübesiz kırlangıcımız annesinin sözünü dinlemeyip otokuşların yanına gidiyor. Otokuşlar kanatları gelişmemiş olduğu için vücutlarına sarılı motorla uçabilen kuş türü olarak kurgulanmış. Kahramanımız bu otokuşları yemek için yaklaşan yaratığı onlara haber veriyor. Bu yaptığı iyilik karşısında otokuşlar kırlangıcımıza ihsanda(!) bulunup motor takıyorlar. Artık kırlangıcın uçmak için yapması gereken tek şey motorun üzerindeki kuvvet levhasına gagasıyla peş peşe vurması. Yeni bir isim de veriyorlar ona: Motorlu Kuş. Yuvasına gidip annesine gösterdiğinde annesi çok üzülüyor. Motorlu kuş ise artık daha hızlı uçup zamandan tasarruf edebileceklerini hatta tüm kuşların bu motorlardan takması için kuş konseyine gideceğini söylüyor. Annesinin sorduğu soruya verecek cevabı ise bulamıyor: peki biz boş zamanlarımızda ne yapacağız?

İşte teknoloji bu vaatle girmişti hayatımıza. Elbette çok faydalıydı, kısa sürede elimiz ayağımız oluverdi. Mesela bir çamaşır makinesi ne kadar hızlı yıkıyordu çamaşırları hem de hiç yorulmuyorduk. Ama yıkanan çamaşırları alıp asmaya bile üşenir olmuştuk neyse ki yetkililer sesimizi duyup çamaşır kurutma makinası da icat ettiler. Sonra akıllı telefonlar hayatımızı kolaylaştıracaktı, bir sürü faydalı uygulama vardı. Üzülerek söylüyorum ki 1k da bile bazen kitap okumaktan fazla zaman geçiriyorum. Nur içinde yatsın tasarruf ettiğimiz bereketsiz zaman.

Hikayemize geri dönelim neyse ki kuş beyinli kuşlarımız bizden daha akıllıymış. Motorlu kuşun "ımı bı şıkıldı zımındın tısırrıf yıpıcız" sözüne güvenip diğer kuşlara da motor takmamışlar. Motorlu kuşun 6 ay boyunca motoru kullanmasına ve 6 ay sonra tekrar toplanıp faydalı olup olmadığına bakmaya karar vermişler.
Şimdi 6 ay sonrasına gidiyoruz. Görünürlerde motorlu kuş yok. Biraz bekliyoruz. Uzaktan yokuş çıkan kamyon gibi tıngır mıngır gelen bir şey görüyoruz. İlk bakışta tanıyamıyoruz motorlu kuşu çünkü çok değişmiş. Kanatları kullanmamaktan güdükleşmiş, bedeni motoru et ile kavramış artık motor olmadan uçmasının imkanı yok. Kuvvet levhasını gagalamaktan gagası özelliğini kaybetmiş artık ne solucan tutabilir ne başka bir şey. Boynundaki bazı kaslar gelişmiş ve kalınlaşmış başını sağa sola çeviremez olmuş. 6 ayda 15 aylık yaşlanmış.
Hikayenin son kısmını okuduğumda akıllı telefon kullanmaktan parmak yapısı değişen arkadaşım gelmişti aklıma. Uzmanlar da aynı şekilde gelişme çağındaki çocukların akıllı telefon ve tabletler yüzünden omurga yapısının geri dönüşümsüz zararına karşı uyarıyorlar.

Hikayeden uzun bir inceleme yapmış olabilirim. Zamanınızı çaldıysam kusuruma bakmayın. Son olarak hikaye konsey başkanının şu sözüyle bitiyor:
-Bu olayı tüm kırlangıçlara duyurun, düşmesinler tuzağa.
96 syf.
·Puan vermedi
Doğruyu söylemek gerekirse yazardan beklediğim o harika öyküyü bulamadım. Konu her ne kadar güzel olsa da anlatım hiç hoşuma gitmedi. Cahit Zarifoğlu'ndan daha iyi bi kitap beklerdim.
96 syf.
·2 günde·8/10
Bu çocuk kitabını çok önceden okumama rağmen yorumunu şimdi giriyorum, neyse bence güzel bir çocuk kitabıydı. Kardeşinize, çocuğunuzu, yeğeninize yani tanıdığınız her hangi bir çocuk varsa ona gönül rahatlığıyla okutabileceğiniz bir kitap. Hele ki ilkokul öğretmeniyseniz sınıfınıza okutabilirisiniz. Neyse kitabın konusundan bahsedeyim : Bir Kırlangıça başka kuşlar motor takar ve kırlangıç motor yüzünden iyice çattan düşer, motor derisine yapışır, kanadını kullanamaz vb. Şeyler ayrıca kitabın içinden Motorlukuş dışında başka 4 hikâye de var, o hikâyeler : Dünyanın En Vahşi Hayvanı, Aslan ile Tilki, Kırmızı Gözlü Kara Yılan ve Çın Çın Yılancıklar'dı. Neyse hepinize keyifli okumalar dilerim, Allah'a emanet olun
96 syf.
·9/10
bir çocuğa hikâyelerle, zamanını ve insanın doğasını anlatan Zarifoğlu... insan, elinde olanın gerçekten sahibi midir? yahut kibir, bir dünyayı ne kadar yaşanılmaz kılabilir? her şeyin farkına varmak için hep geç mi kalmak zorundayız zorbalar diyarında.

bu dünya, kötülerin cenneti Muhsin Bey.
96 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Çağımızda çoğu şeyin mekanikleşmeye başladığını ve her şeye yetişme çabamızı düşünürsek Motorlukuş günümüz büyüklerine de çok güzel dersler çıkarma imkanı sunuyor .Çocukların bu mesajı net olarak almasını beklemesek de bazı şeyleri sezmelerini olanak sağlayacağını düşünüyorum.Beni en çok etkileyen ise anne kırlagıcın çocuğuna yaptığı konuşma oldu.Konuşma şöyle geçiyordu:
-Dinle yavrum dedi anne kırlangıç ,bu anlattıkların ,yani sürat insanlar için önemli olabilir ama bizim için değil.Biz zaten hiç zaman öldürmeyiz.Her şey binlerce binlerce yıldır hepimiz için aynı hızla aynı zamanla yapılır çatılır.Geriye bir şey kalmaz ki fazla zamana ihtiyacımız olsun.
16 syf.
Cahit Zarifoğlu hayatın dinamiklerinin nasıl olması gerektiğinden bahsederken bizlere önemli mesajlar vermektedir. Düzendeki bir değişikliğin nelere sebep olabileceğini ve neticelerinin hemen değilde ilerleyen zamanlarda ortaya çıkacağını düşünmemiz gerekmektedir. Böylece değişiklik yaparken iyice düşünmemiz gerekir. Atlarımızın dediği gibi "Kumaşı kırk kere ölç, bir kere biç (kes)"
Meğer bu kafes de, diğer kafesler gibi demirden bir kafesmiş. Ancak kafesin demir parmaklıklarından iki metre ileriye, kafesin büyüklüğünde ayna koymuşlar.
Yani?
Yani önüne gelen herkes, içine bakar bakmaz kendini görüyormuş. Bu kadarla kalsa iyi. Yaa? Bir de aynanın üstüne yazı koymuşlar iri . Insan aynada, demir parmaklıkların arasında kendini görür görmez, gözleri bu yazıya ilişiyor ve hemen okuyormuş:
IŞTE ŞIMDI DE DÜNYANIN EN YIRTICI HAYVANINI İZLİYORSUNUZ.
-Babacığım ne demek bu?
-Şu demek ki evlatlarım dünya üzerinde, insandan daha zalim, daha öldürücü, daha vahşi başka bir mahluk yoktur.
Hiç kimse Karayılan'ın neden böyle birden can havliyle yükseldiğini anlamamıştı. Rüyasında bir homurtu, bir ses duymuştu da ondan.
O uyanışla da etrafına bakındı.
Bakınmasıyla da beş on metre yakınında düşmanını görmesi bir oldu. Uyku sarhoşluğuyla, başını kaldırmış kendisine saldırmak üzere sandığı bu hayvanın, aslında kendi kuyruğundan başka bir şey olmadığını nice sonra anladı.
....
Hic kimse daha bu sabah Karayılan'dan "Dünya benden sorulur." sözünü işitse itoraz edemezdi. Oysa şimdi, krallığın iki yüzüncü kuruluş yılında şaşaa ile kutlamaya çağrılanlar, hiç akıllarında olmadığı halde onun etiyle doydular, onu yediler yediler, bitirmek üzerelee..

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Motorlu Kuş
Baskı tarihi:
Ekim 2015
Sayfa sayısı:
96
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754730083
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Beyan Yayınları
Baskılar:
Motorlu Kuş
Motorlu Kuş (Resimli)
Bir kırlangıca bazı yaratıklar tarafından bir küçük motor takılır. Kırlangıç çok sevinir buna. Zamanla kırlangıçlığını unutur. Kanatları güdükleşir, bedeni motoru etiyle kavrar. Motorun kuvvet levhasını gagalamaktan dolayı gagası özelliğini kaybeder. Günün birinde kırlangıç ölmesin diye son çare olarak motorun çıkarılmasına karar verilir. Kırlangıça motoru takanlar kimlerdi. Amaçları ne idi? Kırlangıç sonunda kurtulabildi mi? "Motorlu Kuş" bu serüveni anlatan ilginç bir kitap.

Kitabı okuyanlar 204 okur

  • Ayşegül Çelik
  • Cahit Küçük
  • Betül Görgülü
  • Emine Merve Kılıç
  • Bedia
  • Rabia Işık
  • Mehmet Seçkiner
  • Dilagah Banu Sarıaltın
  • Asım yaman
  • Nesibe Menekşe

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%9.4
14-17 Yaş
%11.3
18-24 Yaş
%32.1
25-34 Yaş
%32.1
35-44 Yaş
%11.3
45-54 Yaş
%1.9
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%1.9

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%68.7
Erkek
%31.3

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%37.8 (17)
9
%24.4 (11)
8
%15.6 (7)
7
%0
6
%11.1 (5)
5
%6.7 (3)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%2.2 (1)