Hayattan çok az şey istedim - ama o, o kadarını bile esirgedi benden. Azıcık güneş, kırlar, bir lokma ekmek bir lokma huzur, canımı fazla yakmayacak bir yaşama bilincim olsun ve bir de ne kimseye muhtaç olayım ne el âlem bana muhtaç olsun. Bu kadarı bile esirgendi benden, hani yüreğimizin katılığından değil de, paltomuzun düğmelerini açmaya üşendiğimiz için dilenciyi başımızdan savarız ya, işte o şekilde.
evlendiğinde gigo
düşündü
-odada ne kadar varsa sivrisinek!
yarısı kendine gelse eğer
yarısı da karısına gider - bölünür
hayat müşterek!
gel gör ki güzdü - sivrisinekler çoğaldı
gigo’yu aldı bir dert!
boşa çıktı çabası-
şimdi yine
bir o kadar sivrisinek
bir kadın da cabası!