Kola, gazlı içeceğimsiler vb fullsıtak kimyasalları şişeleyip, yavaş yavaş öldüren mucize terkip deyip ki yalan olmaz, ötenazi memleketinde satsak gideri olur.
Kanser yapar, basen yapar, kalp-damar yıkar, rafineri yağlar, atıştırmalıklar ve diğer bir dünya gıdamsı. Bunları yemeyin, içmeyin.
İstanbul, Bursa gibi yerlerdeki hava partikül oranları/kirlilik tehlike ötesi. Ötenazi gazı gibi bir havanın kapladığı bu gibi ortamlardan göç edin!
Kendi kendinizi öldürmeyin ...Bakara 195, Nisa 29 ayetleri bu örneklerle gayet uyumlu değil mi?
Bu kıyas mantığının tehlikesine aşağıdaki ayetlerle dikkat çekelim.
'Ey iman edenler! Size açıklandığı takdirde, sizi üzecek olan şeylere dair soru sormayın. Eğer Kur’an indirilirken bunlara dair soru sorarsanız size açıklanır. (Hâlbuki) Allah onları bağışlamıştır. Allah, çok bağışlayandır, halîmdir (hemen cezalandırmaz, mühlet verir.)' Maide 101
'Dillerinizin uydurduğu yalana dayanarak «Bu helâldir, şu da haramdır» demeyin, çünkü Allah'a karşı yalan uydurmuş oluyorsunuz. Kuşkusuz Allah'a karşı yalan uyduranlar kurtuluşa eremezler.' Nahl 116
Sigara içmem, içenlerin bırakması için dua, nasihat de ederim ama Şari'nin sınırlarına da dikkat ederim.
Demem o ki helal, haram konularında bu kadar cüretkar olmayalım.
Ülkeyi yönetenler şöyle kallavi tiryaki olsalar, S.Nursi tütünün yaprağını kıvırı kıvırıvermiş olsaydı Diyanetçiler, şakirtler bu fetvalarda bu kadar cesur olurlar mıydı diye sorup lincin startını verebiliriz.