Vücudunun her yanı ellerinin ve dudaklarının hafızasında saklı duruyor ama yazgınızda hep uzaklık var kovuldunuz bir sürgünlük girdi aranıza. Kokusu üzerindeyken bile uzakta olmanın lanetine mahkum oldun.
Birlikte olduğunuz her anı nakış gibi işliyorsun hafızana. İhtiyacın olacak. Uykusuz gecelerine teselli olacak hatıralar bunlar. Kanaman dursun diye yaralarına saracaksın. Ağlama nöbetlerine tutulmamak için bir muska gibi boynunda taşıyacaksın. Şifa niyetine.
Vehimlerimi ve yakınmalarımı ve bütün küstah, mahsurlu sorularımı kalbime gömdüm. Mazeretim kalmadı, yolun eşiğinde bekliyorum, bana Hızırı göster. Cüretimi bağışla, bana Hızırı göster. Yılgınlığımı, dalgınlığımı, yakınmalarımı ve yanılsamalarımı bağışla.
Kötü şeyler oldu. Hafızamda yaralar açan kötü şeyler. İnsanın "mutlaka unutmam gerekir" diye hafızasını zorlarken her an yeniden hatırlamak zorunda kaldığı kederli hatıralar.
Bir süredir sıkıntılı anlarımızda aynısını yapıyoruz birbirimize sarılarak sevginin şifa veren sıcaklığına kendimizi bırakmak yerine, aynı rahimde duran iki ayrı cenin gibi kıvrılıp ötekine sırtımızı dönüyoruz. Çift kişilik bir yatakta, aynı yorganın iki uzak ucuna tutunarak yalnızlığın kalbimizi iyileştirmesini bekliyoruz