Rahime Ontaş

Rahime Ontaş
@rafya_
"Ama beni en çok üzen, bir kez daha kamplara ayrılıyor olmamız. Bunu hep yaptık. Hiç ders almadık. Küçücük bir kızdım, evimde Halk Partisi'nden nefret edilirdi, çünkü babam koyu bir Demokrat Patili, annem ise keskin bir kominist düşmanıydı. 1958 yılına geldiğimizde, ülke ikiye ayrılmıştı, CHP'liler ve DP'liler olarak. Köylerde kahveleri, camileri bile ayırmışlardı. Ne saçmaymış! Koyu DP'li babayla, anti-kominist annenin kızı, büyüyünce sola eğdi gönlünü, sosyal demokrat oldu, emperyalistlerden, aşırı zenginlerden, güçlülerden uzak durdu hayatı boyunca. Bir işe yaradı mı, iki parti arasındaki bunca nefret? On değerli yılını yedi Türkiye'nin, sonra unutuldu gitti, olan o yıllarda araya sıkışan kuşaklara oldu. Sonuç :27 Mayıs Darbesi! İpin ucunda asla hesabını veremeyeceğimiz üç ölü! 70'li yıllara geldiğimizde bu kez, devrimci, ülkücü diye bölündük. Ne kadar çok genç insan öldü bu manasız çatışmada. Yine darbe! Sonsuz acılar! Ateşler içinde bir vatan! Alevi-Sünni diye ayrıldık. Türk-Kürt diye ayrıldık. Gencecik çocuklarımıza kıydık, en değerli sanat insanlarımızı yaktık, kül ettik, yerlerini asla dolduramayacağımız. Şimdi yine aynı şeyi yapıyoruz. Bu kez din üzerinden bölünüyoruz. Türbanlı - türbansız, inançlı-inançsız, dinci - laik! Sürekli intikam peşindeyiz. Ne saçma bir gidiş bu! Ne tehlikeli, ne yaman! "
Sayfa 319·Kitabı okudu
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?

Rahime Ontaş

, bir kitap okudu
Puan vermedi·405 syf.·
Beğendi
·
8 günde okudu
·
2020 2. kitabı
Ayşe Kulin
9.1/10 · 6bin okunma
Her şey bir yana, şu anda burada olmalıydın ve güneşin harikulade batışını birlikte seyretmeliydik. Uçuk mavi semadaki uçsuz bucaksız bulutlar, güneşin son ışıklarıyla öyle bir aydınlanmışlar ki, gölgeler öyle harika ki, sanki koca bir Acem halısını gökyüzüne tersine tutturmuşlar. Olmuyor, şu kalem aciz bu güzelliği tasvirden, ne yazık!
Sayfa 53·Kitabı okudu
"Yaşamın zenginliğine dair ilk izlenimlerini edinmişti, ilk kez insanın doğasını, düşman gördüklerinde bile birbirlerine ihtiyaçları olduğunu anlıyor, insanlar tarafından sevilmenin güzelliğini fark ediyordu. Herhangi bir şeyi veya herhangi birini nefretle düşünmek elinden gelmiyordu, hiçbir şeyden pişmanlık duymuyordu, bu yeni duyguların dünyasına geçen kapıyı açtığı için en büyük düşmanına bile şükran duyuyordu."
Sayfa 87
" Gözünle gördüklerine sakın inanma. Görünenlerin hepsi sınırlıdır. Anlayarak bakmaya, bildiklerinin ötesine geçmeye çalış. O zaman uçmanın anlamını da daha iyi öğreneceksin."
Sayfa 92·Kitabı okudu