Güzel ahlâklar birbirine zıt değildir. Fakat güzel ahlaklar en üst düzeyde bir şahısta toplandığında, biri diğerinin alanını daraltır; hatta biri üstün geldiğinde öteki zayıflar. Mesela, bir zatın son derece cömert olup israfa düşmemesi, aynı şahsın son derece cömert olmakla beraber son derece tutumlu olup cimriliğe düşmemesi çok güç bir iştir. Yine bir zatın son derece vakur olup kibre düşmemesi, aynı şahsın son derece vakur olmakla beraber son derece mütevazı olup zillet düşmemesi çok güç iştir. Netice itibariyle Hz. Peygamber (a.s), bütün güzel ahlâkları en üst düzeyde, söz konusu güzel ahlâkların zıddına düşmeden kendi şahsiyetinde toplamıştır.