Gazapizm

Puan vermedi·304 syf.··
2020 1. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 19 Mayıs 2020 06:14
·
Kürk mantollu madonna, kuyucaklı yusuf, sırça köşk ve içimizdeki şeytan kitabıyla birlikte sabahattin ali'den okuduğum 4. kitap diyebilirim. Az önce bitirdim, ve içimde anlam veremedigim bir boşluk oluştu, sabahattin alinin bütün eserleri bu etkiyi yaratıyor, gerçekten okunması gereken bir yazar. Kitapta çoğu yerde akıcı ve insanı düşündüren cümleler sarf edilirken, bazı yerlerde gereksiz ayrıntılar ve uzun betimlemelere yer verilmiş.  Romanın kahramanları Ömer, Macide ve Bedri. Üç insan. Kendi dünyalarında kendilerini aramaya çıkmış ve mütemadiyen kaybolmuş, düşmüş ve bulamamış üç içi dolu şeytan. Belki en masumu Bedri. Belki en hayatın kenarına itilmişi asla ortasında bulunmayanı Macide. Ve en kaybolmuşu Ömer. Ömer; küçük bir şey onu müthiş heyecanlara götürebilir. İçinde bir kainatı taşır. Ve bir yaprağın ardında bir dünya görür ve koca dünyayı görmeden yaşar.. Ömer’in Macide’ye olan aşkı. Ömer’in o kocaman karanlığın arasında yalnız içinde bulunan bir ışıkla dolaştığı yerde ilk gördüğü ışıktı Macide.  “Hayatın daha ne demek olduğunu bilmeyen bir insana yaşamak isteme arzusunu hissettiren şeydi aşk.” diyordu. Yaşamaktan değil daha çok yaşayamamaktan dolayı hayattan çekilmişliğin ve aniden ortasına atılmışlığın şokuyla; “Bazen bütün insanları boyunlarına sarılıp öpecek kadar seviyorum bazen de hiçbirinin yüzünü görmek istemiyorum.” diyordu.  “İçimde öyle bir şeytan varki bana hep istediğimden başka şeyler yaptırıyor” İnsan denilen yaratılmış varlığa baktığımızda birçok cepheye hitap ettiğini pekala biliriz. İnsan tek bir benlikten meydana gelmiyor. Çoğumuz kendimizi anlatırken birçok yönümüzden bahsederiz hatta hiç bize ait olmayacak şeylerin başrolü olarak anlatırız kendimizi, yaşadıklarımızı. Ve hiçbir zaman onca benliğin arasında hangi ben kendimizdir asla
İçimizdeki ŞeytanSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2019208,9bin okunma
Reklam
Puan vermedi·232 syf.··
2019 16. kitabı
·
35 saatte okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2019 00:26
Alphonse Daudet, Paris'ten ve kendinden kaçarak, kırsal bir yöredeki eski ve terkedilmiş bir değirmene yerleşir. Değirmendeki hayatı boyunca duyduğu ve gördükleri hikayeleri yazmaya başlar. Öykülerini mektup olarak Paris'e gönderir. Kitabın başlarında değirmenin, doğanın güzelliğinden bahsedip parise gönderme yapar; "Görüyorsunuz ya, sizin o karanlık ve gürültülü Paris'inize nasıl özlem duyayım? Kitabın sonlarında ise, Paris'i özlediğini itiraf ederek bitiriyor kitabı. *Kitap 18 öyküden oluşmaktadır.*
Değirmenimden MektuplarAlphonse Daudet · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20173,658 okunma
Puan vermedi·197 syf.··
2019 15. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2019 23:54
Kurtuluş Savaşı sırasında Cide’li halime kaptanın o dönem insanlarının askere ve askerliğe bakış açısı ile mücadeleci bir kadının yaşadıklarını ve azgın fırtınalar ile korsanlarla boğuşarak İnebolu’ya cepha­ne taşımasını anlatan bir kitap. Kitabın sonu geldiğinde devamı nerede diye düşlediğim bu kitabın öyküsü mutlu sonla biter. Ülkemizin ne şartlarda kurulduğunu, Türk kadınının isterse neler yapabileceğinin büyük bir örneği olan Halime Kaptan’ı okumanızı öneririm.
Halime KaptanRıfat Ilgaz · Türkiye İş Bankası Yayınları · 20164,677 okunma
Puan vermedi·224 syf.··
2019 14. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 01 Haziran 2019 23:51
Yazar Ahmet Batman'dan okuduğum 4. Kitabı sabah uykum; Diğer kitaplar arasında değerlendirme yapacak olursam "bana ikimizi anlat ve korkma kalbim" kitapları hikaye türüdür. "Soğuk kahve ile sabah uykum" kitapları ise daha çok şiir, aşk, sevgi, hayal kırıklığı, ayrılık, kafiyeli cümleler, kısacası insanın söylemek isteyipte söyleyemediği sözlerden oluşan kitaplardır. Soğuk kahve kitabını beğenerek okumuştum ardından sabah uykum kitabını okumaya heveslendim, hevesim kursağımda kaldı diyebilirim. Kitap çok kötü değil, çokta güzel değil Okuyup kendiniz değerlendirin derim.
Sabah UykumAhmet Batman · Destek Yayınları · 201312,1bin okunma
Puan vermedi·265 syf.··
2019 13. kitabı
·
18 saatte okudu
·
Okunma: 26 Mayıs 2019 20:23
Öncelikle söylemek istiyorum; Kimsenin sözlerine kanıpta bu güzel eserden mahrum kalmayın. Bir taraftan yazar kitabında oldukça açıksözlü. İnsanların söylemeye çekindiği şeyleri açıkyüreklilikle söylemekten çekinmiyor. Bu bir taraftan sizi şaşırtırken diğer taraftan da gerçekler ile yüzleşmenizi sağlıyor. Ve belkide açıksözlü olduğu için kötü yorumları üzerine topladı. Alıntı* Sevişene kadar aşka inanıyorum. Ondan sonrası hep bir sıradanlık, hep bir yavşaklık. Bazen insanın dokunmaya kıyamaması gerekiyor. Sadece bakarak sevmeyi öğrenmek lazım, bazen saatlerce bakmak... "Kahven bitti, bırak fincanı elinden." demeli sevgilin. Öyle bakmalısın işte; boş fincanı elinde saatlerce tutacak kadar... Alıntı* Birine "G*tün tekisin" diyorsam, Oradaki "yıldız" sansür değil, o kişinin yıldızlı bir göt olduğunun belirtisidir. Yıldızlı pek iyi gibi. Saat öğlen 3 te başlayıp akşam 8 de bitirdim. Soluksuz okuduğum tek kitap diyebilirim. Soğuk kahve kitabı günlük hayatımızda yaşadıklarımızı anlatıyor. Bu anlatım içinde herkesin anlayamayacağı ince ironiler ile kitaba mizha katıyor. Kâh güleceğiniz kâh duygulanacağınız bir eser.. Sözümü yineleyip tekrar söylüyorum insanların yorumlarına kulak asmayıp okuyunuz efenim..
Soğuk KahveAhmet Batman · Destek Yayınları · 201315,7bin okunma
Reklam